Ana Sayfa Manşet Abdi İbrahim, III. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Abdi İbrahim, III. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

106 yıldır cesur, sorumlu ve tutku dolu iyileştirme yolculuğunu sürdüren Abdi İbrahim; ekonomik, kurumsal, sosyal ve çevresel alanlarda gerçekleştirdiği faaliyetlerini kapsayan Global Reporting Initiative (Küresel Raporlama Girişimi-GRI) onaylı Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı.

1912 yılından bu yana dokunduğu hayatları iyileştirmek için çalışan Abdi İbrahim, dünyanın gelecek nesillerden ödünç alındığı düşüncesiyle hareket ederek tüm faaliyetlerinde sürekli iyileştirmeye odaklanıyor. 106 yıllık geçmişi ve 16 yıldır devam eden sektör liderliği ile sürdürülebilirlik konusunda Türkiye için önemli bir başarı öyküsü olan Abdi İbrahim, yayınladığı Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nda hem Türkiye’deki hem de dünya genelindeki gelişimini ve kararlılıkla attığı adımları gözler önüne seriyor. Abdi İbrahim’in 2015-2016 dönemini kapsayan Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’na http://www.abdiibrahim.com.tr/sosyal-sorumluluk/kurumsal-raporlar adresinden ulaşılabilir.

İlk günden bu yana sürdürülebilir başarıya odaklanıyor

Kuruluşundan bu yana sürdürülebilir başarıya odaklanan Abdi İbrahim, hem kurum içinde hem de dış paydaşlarıyla gerçekleştirdiği ekonomik, kurumsal, sosyal ve çevresel alanlardaki çalışmalarını kamuoyunun dikkatine sunmaya büyük özen gösteriyor. Bu doğrultuda 2010 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC-United Nations Global Compact) katılımcısı olan Şirket, sürdürülebilirlik çalışmalarını 10 küresel ilke çerçevesinde yürütmeye odaklanarak her yıl İlerleme Bildirimi’ni paydaşlarına sunuyor.

Sürdürülebilirlik çalışmalarındaki kararlılığının bir diğer göstergesi olarak 2013’ten bu yana iki yıllık periyotlarda sürdürülebilirlik raporu hazırlayan Abdi İbrahim, 1 Ocak 2015 ile 31 Aralık 2016 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaşıyor. Küresel Raporlama Girişimi (GRI-Global Reporting Initiative) G4 Core (Temel) İlkeleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs-Women’s Empowerment Principles) gereklilikleri ile entegre bir yaklaşımla hazırlanan Rapor, Abdi İbrahim’in genel merkezi, üretim tesisleri ve saha birimlerinden derlenen kalitatif ve kantitatif verilerden oluşuyor.

“Sürdürülebilirlik, iş stratejimizin ayrılmaz bir parçası”

Abdi İbrahim’in sürdürülebilirlik stratejisini iş stratejilerinden ayrı düşünmeden, birbirini tamamlayan ve besleyen bir bütünün parçaları olarak gördüklerini söyleyen Abdi İbrahim Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, “İnsanı merkeze koyan, verimlilik ve büyüme odaklı bakış açımız, sürdürülebilirlik stratejimizin de temel dinamiklerini oluşturuyor. Sektörümüzde üstlendiğimiz liderliğin bir gereğinin de sürdürülebilirlik ile iş hedefleri arasındaki ilişkiyi doğru uygulamalar ve kararlarla ortaya koyacak proje ve yatırımlara imza atmak, bu alanda da ilham veren çalışmaları yürütmek olduğuna inanıyoruz. İş hedeflerimizi, birlikte çalıştığımız insanları, içinde yaşadığımız dünyayı ve toplumu aynı mercek içinde görüyor, sorumlu ve duyarlı yaklaşımları işimizin odağına koyuyoruz. Bu çerçevede operasyonlarımızın çevresel etkisini en aza indirmek; ürün, kalite güvenirliğinde yüksek standartlardan taviz vermemek, tüm paydaşlarımızla yürüttüğümüz ilişkilerde etik kurallara tam uyum göstermek, çalışanı daima odağımızda tutmak, topluma değer katan sosyal projelere zaman ve kaynak ayırmak suretiyle sürdürülebilirlik stratejimizin çok yönlü olarak işimize nüfuz etmesini sağlıyoruz” diyor.

Abdi İbrahim’in iç ve dış paydaşlarıyla birlikte gerçekleştirdikleri ekonomik, kurumsal, sosyal ve çevresel alanlardaki çalışmaları, daha sistemli yürütmek amacıyla dünya genelinde kabul gören girişimlere üye olduklarını dile getiren Nezih Barut, sürdürülebilirlik alanında uluslararası standartları ve trendleri yakından takip ettiklerini ve çıtayı hep yukarıda tutmaya özen gösterdiklerini vurguluyor.

Barut, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Türk ilaç sektöründeki köklü geçmişi, geleceği kucaklayan dinamik yapısı ve nitelikli insan kaynağı ile bölgesel ve uluslararası hedeflerine emin adımlarla ilerleyen Abdi İbrahim olarak, önümüzdeki dönemde de faaliyetlerimizi sürdürülebilirlik ekseninde şekillendirme kararlılığındayız. 2020 yılında dünyanın en büyük 100 ilaç şirketi arasında yer alma hedefimiz doğrultusunda dokunduğumuz hayatları iyileştirmek için bundan sonra da yine hep birlikte var gücümüzle çalışacağız. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da cesaret, tutku ve sorumlulukla ülkemizi ve sektörümüzü tüm dünyada gururla temsil edeceğiz.”

Uluslararası pazarlarda yükselen bir değer

Aralarında dünya ilaç sanayisinde önemli yere sahip firmaların da bulunduğu birçok ülkeye lisans veren uluslararası bir lisansör konumunda olan Abdi İbrahim, 50 ülkeye ihracat yaparak uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürüyor. 2015 yılında Kazakistan’da, 2017 yılında Cezayir’de açtığı fabrikalarla yurtdışındaki etkinliğini artıran Şirket, 2020’de dünyanın en büyük 100 ilaç firmasından biri olma hedefine emin adımlarla ilerliyor.

Ar-Ge’de de sektör lideri

30’dan fazla lisansörle çalışmasının yanı sıra kendi ürünlerini de geliştiren, 180’i aşkın markası ve 350’den fazla ürünüyle sektörün en geniş ürün portföyüne sahip olan Abdi İbrahim, 4.000 nitelikli çalışanıyla en yüksek istihdamı yaratan ilaç şirketi unvanını da koruyor. Hayatı ve geleceği iyileştirme yönünde Ar-Ge çalışmalarını aralıksız sürdüren Şirket, her yıl Ar-Ge faaliyetinde bulunulan ürünlerin cirosunun yüzde 6’sını Ar-Ge faaliyetlerine ayırıyor. Bu konuda da öncü duruşunun bir göstergesi olarak 2016 yılında Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin “Türkiye Ar-Ge 250 Araştırması”nda listede 21. sırada yer alan Abdi İbrahim, ilaç firmaları arasında ise 1. sıraya yerleşmeyi başardı.

Türkiye’nin en büyük biyoteknoloji merkezi: AbdiBio

Sektördeki öncü konumunu sürdürülebilir kılmak için inovatif yönetim yaklaşımına büyük önem veren Abdi İbrahim, dünyada yaşanan biyoteknolojik devrime ayak uydurarak Haziran 2015’te AbdiBio’nun temellerini attı. 100 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen AbdiBio, Türkiye’nin en büyük biyoteknoloji merkezi olarak yakın zamanda üretime başlayacak. AbdiBio’da üretilecek biyoteknolojik ilaçların Türkiye’de kullanıma sunulmasının yanı sıra ihraç edilmesi de hedefleniyor.

Yeşil Nokta Ödülü’nü kazanan ilk ve tek ilaç firması

Abdi İbrahim, yürüttüğü tüm faaliyetlerde çevrenin korunmasını, sürekli iyileştirmeyi, doğal kaynakların etkin kullanılmasını, yasalara tam uyumu ve kirliliğin önlenmesini, atıkların öncelikli olarak kaynağında azaltılmasını ve geri dönüşüme kazandırılmasını çevre politikasının ve geleceği iyileştirme hedefinin temeli olarak görüyor. Satın almadan piyasaya ürün sunulmasına kadar tüm iş süreçlerinde çevresel etkiyi gözeten Abdi İbrahim, yine bir ilke imza atarak ÇEVKO tarafından düzenlenen Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri Yarışması’nda (2016) “Yeşil Nokta Sanayi Ödülü”nü kazanan ilk ve tek ilaç firması olmayı başardı.

Toplumun entelektüel sermayesinin gelişimine katkı

Tıbba ve insan sağlığına hizmet misyonu kapsamında toplumun sağlık konusunda bilinçlendirilmesi ve sağlıklı bir neslin yetişmesini öncelikli görevi olarak gören Abdi İbrahim için, sürdürülebilir gelişme açısından kurumsal sosyal sorumluluk projeleri asli faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.

2015 ve 2016 yıllarında “Görmezden Gelmeyelim-Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni” Sergisi, Sarıldünyaya Kampanyası, Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Kampanyası, “Harekete Geç, Hayatını İyileştir”, Sedef Hastaları Yüzme Yarışması başta olmak üzere dikkat çeken pek çok projeye imza atan Abdi İbrahim’in, toplum sağlığına yönelik araştırmalarından ASKO da büyük ses getirdi. Astım ve KOAH hastalarına yönelik olarak 2012’de başlatılan ve 2016’da tamamlanan ASKO Projesi, Türkiye genelinde 60 ilde, 100’den fazla merkezde, 120’nin üzerinde doktor tarafından yürütüldü. 2 bine yakın hastanın incelendiği araştırma, dikkat çekici veriler içeriyor. Abdi İbrahim’in gurur duyduğu bir diğer proje olan Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası’nı iyileştirme çalışmaları da tamamlandı. 500 yıllık geçmişe sahip Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası, çağdaş müzecilik anlayışıyla yenilenerek 2015 yılında hizmete açıldı.