Meme Kanseri Farkındalık Ayı, kadın sağlığını yalnızca tek bir organ üzerinden değil, yaşamın farklı dönemleri ve değişen riskler üzerinden değerlendirmek gerektiğini yeniden hatırlatıyor. Jinekolojik kontroller sırasında konuşulan aile öyküsü, kullanılan hormonal tedaviler, gebelik ve emzirme geçmişi ile menopoz süreci, meme sağlığı açısından da dikkate alınması gereken bilgiler arasında yer alıyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülsün Soypaçacı, kadın sağlığının farklı başlıklarının birbirinden tamamen bağımsız düşünülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Jinekoloji Muayenesinde Meme Sağlığı da Konuşulmalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum muayenelerinde adet düzeninden gebelik geçmişine, kullanılan ilaçlardan menopoz sürecine kadar pek çok konu değerlendiriliyor. Bu görüşmeler, kişinin meme sağlığına ilişkin öyküsünün ve olası risk faktörlerinin de gündeme gelmesi için önemli bir fırsat oluşturabiliyor.
Op. Dr. Gülsün Soypaçacı, “Kadın sağlığını değerlendirirken yalnızca mevcut jinekolojik yakınmaya odaklanmak yerine kişinin yaşı, aile öyküsü, gebelik ve emzirme geçmişi, kullandığı hormonal tedaviler ve menopoz durumu gibi birçok bilgiyi birlikte ele alıyoruz. Meme sağlığına ilişkin kontrollerin sürdürülüp sürdürülmediğinin konuşulması da bu bütüncül değerlendirmenin bir parçası olabilir” diyor.
Hormonal Süreçler Kişiye Özel Değerlendirilmeli
Kadınların yaşamı boyunca hormon düzeyleri önemli değişimler gösteriyor. Üreme çağından gebelik ve emzirme dönemine, menopozdan menopoz sonrasına kadar yaşanan hormonal değişimler hem jinekolojik dokuları hem de meme dokusunu etkileyebiliyor.
Doğum kontrol yöntemleri veya menopoz döneminde uygulanan hormonal tedaviler söz konusu olduğunda ise “hormon kullanmak meme kanserine yol açar” gibi genelleyici ifadeler doğru bir yaklaşım sunmuyor. Kullanılacak tedavinin türü, süresi, kişinin yaşı, tıbbi ve ailesel öyküsü gibi faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Op. Dr. Soypaçacı, hormonal tedavilere ilişkin kararların kişisel riskler göz önünde bulundurularak verilmesi gerektiğini belirterek, “Bir tedavinin uygunluğu yalnızca yaşa veya tek bir risk faktörüne bakılarak belirlenemez. Kadının mevcut sağlık durumu ve öyküsü bütün olarak değerlendirilmelidir” ifadelerini kullanıyor.
Gebelik ve Emzirme Dönemindeki Her Değişiklik “Normal” Kabul Edilmemeli
Gebelik ve emzirme döneminde meme dokusunda büyüme, hassasiyet ve dolgunluk gibi fizyolojik değişiklikler görülebilir. Bu nedenle kadınların bu dönemlerde fark ettikleri bazı değişiklikleri gebeliğin veya emzirmenin doğal sonucu olarak değerlendirmesi mümkün.
Memede yeni ortaya çıkan ve devam eden kitle, meme başında veya derisinde belirgin değişiklik, tek taraflı olağan dışı akıntı ya da daha önce bulunmayan farklı bir bulgu fark edildiğinde bunun yalnızca gebelik veya emzirmeye bağlanmaması gerekiyor.
“Gebelik ve emzirme, meme dokusunun yoğun biçimde değiştiği dönemlerdir. Çoğu değişiklik fizyolojik nedenlerle ortaya çıkabilse de yeni gelişen veya devam eden bir bulgunun gerektiğinde değerlendirilmesi önemlidir” diyen Op. Dr. Soypaçacı, kadınların bu dönemlerde de meme farkındalığını sürdürmesi gerektiğini vurguluyor.
40 Yaş Sonrasında Meme ve Jinekolojik Sağlık Birlikte Gündemde
Kadın sağlığının takip gereksinimleri yaşla birlikte değişiyor. Özellikle 40’lı yaşlarla beraber menopoz geçişine ilişkin değişiklikler gündeme gelirken meme sağlığına yönelik ulusal tarama programları da önem kazanıyor.
Türkiye’de uygulanan ulusal tarama programında 40–69 yaş arasındaki kadınlar için iki yılda bir mamografi öneriliyor. Tarama programları herhangi bir yakınması bulunmayan kişiler için planlanırken, memede yeni veya olağan dışı bir değişiklik fark edilmesi durumunda rutin tarama zamanını beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Op. Dr. Gülsün Soypaçacı, Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nın yalnızca meme kanserini hatırlatan bir dönem olarak değil, kadınların kendi sağlık geçmişlerine bütüncül biçimde bakmaları için de bir farkındalık fırsatı olduğunu belirtiyor:
“Kadın sağlığının farklı dönemlerinde farklı kontroller ön plana çıkıyor. Önemli olan bunları birbirinden tamamen bağımsız başlıklar olarak görmemek. Jinekolojik sağlık, hormonal süreçler ve meme sağlığı konusunda kişinin kendi öyküsüne uygun takiplerin sürdürülmesi, sağlık farkındalığının önemli bir parçasıdır.”



















