Kardiyovasküler hastalıklar dünya çapında her yıl yaklaşık 20 milyon insanın yaşamını yitirmesine neden olan en temel sağlık sorunlarından biridir. Bu tabloya yol açan ana patolojik süreç olan ateroskleroz (damar sertliği), klinik belirtiler ortaya çıkmadan onlarca yıl önce sessizce ilerleyebilmektedir. European Society of Cardiology (ESC) Kongresi 2026’da “Hot Line” oturumunda sunulan ve eş zamanlı olarak The New England Journal of Medicine (NEJM) dergisinde yayımlanan REACT araştırmasının sonuçları, henüz semptom göstermeyen bireylerde damar plaklarının görülme sıklığını ve gelişimini adult yaşam boyunca inceleyen kapsamlı veriler sunmaktadır.
Danimarka’daki Rigshospitalet (Kopenhag Üniversitesi Hastanesi), İspanya’daki Ulusal Kardiyovasküler Araştırma Merkezi (CNIC) ve Danimarka’daki diğer hastanelerin uluslararası iş birliğiyle yürütülen REACT çalışması, bilinen bir kardiyovasküler hastalığı bulunmayan 18 ila 70 yaş arasındaki 16.808 yetişkini kapsayacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 45 olup, cinsiyet dağılımı %51,4 kadın ve %48,6 erkek şeklinde dengelenmiştir.
Sessiz Ateroskleroz Yaygınlığı ve Yaş Dağılımı
Çok modlu görüntüleme yöntemleriyle (karotis, femoral ve koroner arter değerlendirmeleri) yürütülen incelemelerde, herhangi bir semptomu veya önceden konulmuş kardiyovasküler hastalık tanısı olmayan katılımcıların %57,1’inde sessiz aterosklerotik plak varlığı tespit edilmiştir.
Çalışmada elde edilen temel bulgular şu şekildedir:
- Genç Yetişkinlik Dönemi (18–29 Yaş): Aterosklerotik plaklar genç yaş gruplarında da saptanmıştır. 18–29 yaş aralığındaki katılımcıların yaklaşık 13’te 1’inde (%8,7 erkeklerde, %6,7 kadınlarda) plak tespit edilmiştir.
- İleri Yaş Grubu (60–70 Yaş): Hastalık görülme sıklığı yaşla birlikte “S” şeklinde bir eğri izleyerek artmış ve 60–70 yaş grubundaki yetişkinlerin 10’da 9’una ulaşmıştır.
- Plak Hacmi ve Dağılımı: Genç yaş gruplarında ateroskleroz genellikle periferik damarlarla ve tek bir damar bölgesiyle sınırlıyken; yaş ilerledikçe plak hacmi eksponansiyel olarak artmış ve birden fazla damar bölgesinin etkilendiği çoklu arter tutulumu daha sık görülmüştür. Yalnızca koroner arterle sınırlı izole ateroskleroz ise tüm yaş gruplarında oldukça düşük oranlarda (erkeklerde ≤%9,3, kadınlarda ≤%5,0) seyretmiştir.
Cinsiyet Farklılıkları ve Yaş Trajektörüsü
Çalışma, aterosklerozun gelişme süreçlerinde cinsiyete dayalı belirgin farklılıklar ortaya koymuştur:
- Erkeklerde ateroskleroz sıklığı ve gelişimi kadınlara kıyasla yaklaşık 5 ila 10 yıl daha erken bir trajektör izlemektedir.
- Kadınlarda ise hastalık daha geç başlamakta; ancak 40 ila 60 yaşları arasında (tipik menopoz geçiş dönemiyle örtüşen süreçte) dik bir artış sergilemektedir.
Görüntüleme Yöntemleri ve Geleneksel Risk Değerlendirmesi
REACT çalışmasının liderlerinden Prof. Henning Bundgaard (Rigshospitalet) ve Prof. Borja Ibanez (CNIC), güncel birincil korunma stratejilerinin yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, kan basıncı ve kolesterol seviyeleri gibi geleneksel risk faktörlerine dayalı tahminlere odaklandığını; ancak bu yaklaşımın damarlardaki mevcut plak varlığını doğrudan göstermediğini vurgulamışlardır. Çalışmada kullanılan SCORE2 risk modelinin, sessiz aterosklerozu olan katılımcıların yalnızca küçük bir kısmını (özellikle genç grupta) yüksek riskli olarak sınıflandırabildiği görülmüştür.
Öte yandan araştırmacılar, görüntüleme ile plak tespit edilmesinin kişinin kesin olarak kalp krizi veya inme geçireceği anlamına gelmediğini; bu çalışmanın mevcut damar değişikliklerini haritalandırdığını ve erken evre tespiti üzerine kurulu hassas tıp (precision medicine) yaklaşımlarının klinik sonuçları iyileştirip iyileştirmediğini kanıtlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etmişlerdir.
“WinAlly.com; Tıp, Sağlık, Eczacılık ve İlaç Sektörü profesyonellerine yönelik kamu yararına sektörel bilgi, haber ve içerik sunmaktadır. Sitemizde yer alan içerikler kesinlikle tıbbi teşhis, tedavi veya doktor tavsiyesi yerine geçmez. Doğabilecek olası hukuki, klinik veya idari problemlerden WinAlly.com sorumlu tutulamaz. Tıbbi konularda lütfen bir hekime başvurunuz”



















