Ana Sayfa Biyoteknoloji & Genetik Amgen Biyoteknoloji Deneyimi Programı ile Türkiye’de Biyoteknoloji Eğitimi Güçleniyor: Sınıflar Laboratuvara Dönüşüyor

Amgen Biyoteknoloji Deneyimi Programı ile Türkiye’de Biyoteknoloji Eğitimi Güçleniyor: Sınıflar Laboratuvara Dönüşüyor

Amgen Vakfı tarafından dünya genelinde yürütülen Amgen Biotech Experience (ABE) Programının Türkiye uygulamasına katılan öğretmenlerle yapılan anket, biyoteknoloji temelli uygulamalı eğitimin Türkiye’de güçlü ve dönüştürücü bir etki yarattığını ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre öğretmenlerin %97’si ABE laboratuvar etkinliklerini öğrencileriyle aktif olarak uyguladığını belirtti. Öğretmenlerin tamamı programı meslektaşlarına tavsiye ettiklerini ve etmeyi sürdüreceklerini ifade etti. Katılımcıların neredeyse tamamı ise ABE’yi öğrenciler için “son derece değerli bir öğrenme fırsatı” olarak değerlendirdi.

Amgen Vakfı tarafından dünya genelinde 17 ülkede “Sınıfta Bilimsel Keşif” mottosuyla yürütülen Amgen Biotech Experience (ABE), Türkiye’de biyoteknoloji eğitimine güçlü bir dönüşüm kazandırıyor. Programın Türkiye uygulamasına katılan öğretmenlerle yapılan 2025 anketi, ABE’nin hem öğrenciler hem de öğretmenler üzerinde yüksek etki yarattığını ortaya koydu.

 

Anket sonuçlarına göre öğretmenlerin %97’si ABE laboratuvar etkinliklerini öğrencileriyle aktif olarak uyguladığını belirtirken, %98’i öğrencilerin laboratuvar ekipmanlarını kullanmaya yönelik yüksek motivasyon sergilediğini ifade etti. Öğretmenlerin %98’i ABE’yi “öğrenciler için değerli bir öğrenme fırsatı” olarak değerlendirirken, tüm katılımcı öğretmenler programı meslektaşlarına tavsiye ettiklerini ya da etmeyi planladığını bildirdi.

Bulgular, öğrencilerin biyoteknolojiyi yalnızca ders kitaplarından teorik düzeyde değil, gerçek laboratuvar deneyimleriyle öğrenme fırsatı bulduğunu ve bilimsel kavramları daha derinlikli kavradıklarını ortaya koyuyor.

Sınıfta Teoriden Deneye: Bilim Yaşayarak Öğreniliyor

Anket sonuçlarına göre ABE Türkiye öğrencilerinin:

●       %86’sı bilimin nasıl uygulandığını daha iyi anlıyor

●       %84’ü bilimin günlük yaşamlarındaki rolünü daha net kavrıyor

Bu veriler, öğrencilerin bilimi pasif bir bilgi alanı olarak değil, keşif ve deneyim temelli bir süreç olarak algıladığını ortaya koyuyor.

Öğretmenler İçin Dönüştürücü Bir Mesleki Gelişim Deneyimi

Programın etkisi yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmıyor. ABE, öğretmenlerin mesleki gelişimine de güçlü katkılar sunuyor.

Katılımcı öğretmenlerin:

●       %98’i ABE’yi öğretmeye yönelik ilgilerinin arttığını

●       %94’ü mesleki tatminlerinin yükseldiğini

●       %98’i ise süreç boyunca güçlü destek aldıklarını

belirtiyor.

Öğretmen görüşleri, programın sınıf içi öğretim yaklaşımını dönüştürdüğünü ve sorgulamaya dayalı öğrenme kültürünü güçlendirdiğini ortaya koyuyor.

Bilimsel Deneyime Erişim: Fırsat Eşitliği Sağlanıyor

Amgen Türkiye Genel Müdürü Oğuz Akandil, programın etkisini şu sözlerle değerlendirdi:

“Amgen Biyoteknoloji Deneyimi, öğrenciler için erişim ve maliyet engellerini ortadan kaldırarak bilimsel deneyime ulaşma imkanı sağlıyor. Okulları bilimin hayat bulduğu laboratuvarlara dönüştüren bu program, öğrencilerin biyoteknolojiyi deneyimleyerek öğrenmesini mümkün kılıyor. Amgen Vakfı’nın desteği ile sürdürülen program bugüne kadar dünya çapında 1 milyondan fazla öğrenciye; Türkiye’de ise 15000 öğrenciye ulaştı. Programın gördüğü ilgi, gelecek için bizlere umut veriyor!”

Öğretmenlerden Güçlü Geri Bildirim

2025 anketine katılan öğretmenlerin ifadeleri programın sınıf içindeki etkisini somut şekilde ortaya koyuyor:

●       “Öğrencileri hipotez kurmaya, sorgulamaya ve deneylerle sonuçları test etmeye teşvik ediyor.”

●       “Öğrencilerin bilimi daha derinlikli ve kalıcı bir şekilde öğrenmelerine katkı sağlıyor.”

●       “Teorik bilgilerin uygulamaya dönüşmesi öğrencilerin motivasyonunu ve bilime olan ilgisini ciddi şekilde artırıyor.”

●       “Öğrencilerin eleştirel düşünme ve bilimsel süreç becerilerini gözle görülür biçimde geliştirmelerine yardımcı oluyor.”

●       “Normal müfredatta erişilmesi zor olan laboratuvar deneyimlerini sınıfa taşıyor.”

Öğretmenler ayrıca programın kendi mesleki gelişimlerine sağladığı katkıyı da vurguluyor:

●       “ABE sayesinde biyoteknoloji alanındaki bilgim derinleşti ve öğrenci odaklı, sorgulamaya dayalı öğrenme yöntemlerini sınıfıma daha güvenle entegre edebiliyorum.”

●       “Programa katıldıktan sonra biyoteknoloji alanındaki bilgim tazelendi ve sınıf içinde daha yenilikçi öğretim yöntemleri kullanmaya başladım. Öğrencilerle birlikte keşfetmek motivasyonumu artırdı.”

●       “Benim için de sürekli öğrenmeye dayalı güçlü bir mesleki gelişim ortamı sunuyor.”

Geleceğin Bilim İnsanlarını Yetiştiren Küresel Bir Eğitim Hareketi

Education Development Center (Eğitim Geliştirme Merkezi) teknik desteğiyle yürütülen Amgen Biotech Experience (ABE) Programı, dünya genelinde 17 ülkede uygulanıyor ve bugüne kadar 1 milyondan fazla öğrenciye ulaştı. Türkiye’de 2020 yılında Kalkınma Atölyesi Kooperatifi yürütücülüğünde ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen program, 2024 itibarıyla Kafkas Üniversitesi katkısıyla daha da genişleyerek farklı illerdeki okullara ulaştı.

Amgen Vakfı tarafından öğrencilerde bilim tutkusu oluşturmak amacıyla geliştirilen ABE, gerçek laboratuvar deneyimini sınıf ortamına taşıyan uluslararası bir bilim eğitimi girişimi olarak öne çıkıyor. Program, öğretmenlere sunduğu ücretsiz kapsamlı kaynaklar ve laboratuvar ekipmanlarıyla fen eğitimini uygulamalı ve keşif temelli bir yapıya dönüştürüyor. Program kapsamında öğrenciler; DNA izolasyonu, mikropipet kullanımı, jel elektroforezi, PCR ve rekombinant DNA teknolojisi gibi ileri düzey biyoteknoloji uygulamalarını doğrudan deneyimleme fırsatı buluyor.

Bu yönüyle ABE, yalnızca bilgi aktarımını değil, bilimsel düşünme becerilerini geliştiren, öğrenmeyi deneyimle bütünleştiren ve bilimi öğrenciler için erişilebilir kılan yenilikçi bir model sunuyor.

Sınıfta Bilimi Canlandıran Güçlü Bir Model

ABE Türkiye, yalnızca bir eğitim programı olmanın ötesine geçerek:

●       bilimsel düşünme kültürünü güçlendiren

●       öğretmenlerin mesleki gelişimini destekleyen

●       öğrencileri aktif öğrenmeye teşvik eden

bütüncül bir yapı ortaya koyuyor. Bu yönüyle ABE, sınıfları gerçek birer laboratuvara dönüştüren ve öğrencilerin bilimle güçlü, kalıcı bir bağ kurmasını sağlayan sürdürülebilir bir eğitim dönüşümünün öncüsü olarak öne çıkıyor.

Please follow and like us: