2025-2026 influenza sezonu, hem bilimsel hem de toplumsal açıdan kritik bir döneme işaret ediyor. Antijenik sapmaların etkisiyle aşıların etkinliği tartışılırken, toplumda aşı karşıtı yaklaşımlarda da belirgin bir değişim gözleniyor. Bu haber, yalnızca güvenilir kaynaklara dayalı olarak hazırlanmıştır; okuyuculara doğru, güncel ve bilimsel bilgi sunmayı amaçlamaktadır.
2025-2026 influenza sezonu, antijenik sapmaların belirginleştiği ve aşı stratejilerinin yeniden değerlendirildiği bir dönem olarak öne çıkıyor. New England Journal of Medicine (NEJM)’de yayımlanan makalede, influenza virüsünün sürekli evrim geçirmesi nedeniyle mevcut aşıların etkinliğinin sınırlanabileceği, bu nedenle yeni nesil aşıların geliştirilmesine yönelik çalışmaların hız kazandığı vurgulanıyor. Özellikle mRNA tabanlı ve geniş spektrumlu aşıların, gelecekte daha güçlü bir koruma sağlayabileceği ifade ediliyor.
Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Derneği’nin (Klimik) değerlendirmesinde ise, bu sezon yaşanan antijenik sapmaların toplumda aşıya yönelik algıyı değiştirdiği belirtiliyor. Önceki yıllarda güçlü bir şekilde hissedilen aşı karşıtlığının, artan vaka sayıları ve komplikasyonlar nedeniyle yerini daha temkinli bir yaklaşıma bıraktığı aktarılıyor. Klimik raporunda, sağlık otoritelerinin doğru bilgilendirme ve şeffaf iletişimle toplumda güveni artırmasının kritik olduğu vurgulanıyor.
Uzmanlar, influenza virüsünün değişken yapısı nedeniyle her sezon yeni stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini, aşı karşıtı söylemlerin ise bilimsel verilerle dengelenmesinin toplum sağlığı açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor. Bu sezon, hem bilimsel ilerlemeler hem de toplumsal tutumlar açısından influenza ile mücadelede dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.



















