Ana Sayfa Ana Sayfa Uzmanlık Derneklerinden Kınama

Uzmanlık Derneklerinden Kınama

BİLİM İNSANLARINA YAPILAN ORGANİZE SALDIRILAR İÇİN SAĞLIK BAKANLIĞINI VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ!

Aşılar insanoğlunun bulaşıcı hastalıklara karşı geliştirdiği en önemli korunma yöntemi olarak her yıl milyonlarca kişinin hayatını kurtarmaya, sakatlıkları önlemeye devam ederken ne yazık ki aşı karşıtları da gerçekleri çarpıtarak aşıları karalamaya ve aşı savunucularını taciz, tehdit ve baskı ile sindirmeye çalışmaktadırlar. COVID-19 pandemisinin başından beri halkın sağlığı için çabalayan bilim insanları da özellikle sosyal medya üzerinden örgütlü bir şekilde yürütülmekte olan baskı, tehdit ve tacizlere maruz kalmaktadır. Aşı karşıtı kişiler bu baskı ve tacizlerini ölüm tehdidine, hatta öldürme girişimine kadar getirmişlerdir.  Aşılar konusunda bilimsel önerilerle halkımızı aydınlatmaya çalışan dernek başkanımız Prof. Dr. Serap Şimşek-Yavuz ve derneğimiz Erişkin Bağışıklaması Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Esin Şenol başta olmak üzere bilim insanlarını aylardır tehdit eden, hedef gösteren örgütlü grubun üyesi olan bir şahıs tehditlerini eyleme geçirmeye kalkmıştır. Kendini sosyal medya hesabında “avcı” diye tanımlayan ve silahlı pozlar veren bu kişi yaptığı teknik takibin ardından Prof. Dr. Esin Şenol’un ofisinin olduğu binaya kadar gelerek kendisini “avlamak için beklediğini” yine sosyal medya hesabından paylaşabilme cesareti gösterebilmiştir. Prof. Dr. Esin Şenol’un o saatlerde orada bulunmaması büyük bir felaketi önlemiştir. Emniyet görevlilerinin bu kişiyle ilgili gerekli incelemeleri başlatmış ve tedbirleri almış olması biraz olsun rahatlatıcı olmakla birlikte benzeri olayların yaşanmaması adına daha fazlasına ihtiyaç olduğu kesindir.

Aşı karşıtı kişilerin sosyal medya üzerinden organize bir şekilde yürüttükleri hakaret ve tehditler ne yazık ki karşılıksız kalmakta, herhangi bir yasal takip yapılmamaktadır. Kendilerine karşı yetkili makamların gösterdiği toleranstan cesaret alarak saldırgan tavırlarına devam etmektedirler. Bu yaklaşımları halkın sağlığını tehdit etmenin ötesine geçerek doğrudan bilim insanlarının canına kastedilmesi noktasına gelmiştir. Ülkemizde aşı karşıtı kişilerin bilim insanlarını öldürmeye yeltenmiş olmaları yetkili makamlar tarafından ciddiye alınmalıdır. Nefret diliyle, bilim insanlarını hedef göstererek örgütlü bir faaliyet yürüten aşı karşıtı çevrelere karşı İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gerekli takibatı bir an önce başlatmalı, halka ve halkın sağlığı için çalışan bilim insanlarına güven vermek üzere aşı karşıtlığına ve aşı karşıtlarına yönelik politikaları hayata geçirmelidir. Ülkemizin bilim ve insanlık karşıtı bu çevrelerin yalanlar ve yanlış bilgilerle topluma vereceği zararlara tahammülü olmamalıdır.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği olarak, aklın ve bilimin ışığında halkın sağlığını savunmak için var gücüyle çalışan bilim insanlarının yalnız olmadığını, bizlerin halkımızın sağlığı için çalışmakta kararlı olduğumuzu bildiriyor; bütün kötülükleri akıl, bilim, cesaret ve dayanışma ile aşacak güçte olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Yetkili makamları üzerlerine düşeni yapmak üzere göreve çağırıyoruz.

Kınama

Şiddetin hiçbir şekli kabul edilemez iken ne yazık ki sağlıkta şiddet her geçen gün artmaktadır. Son olarak değerli bir akademisyene yönelik tehditler ve planlanan korkunç girişimler ortaya çıkmıştır. Akademisyenin önemli sorumluluklarından birisi bilimin ışığı altında doğru bilgileri savunmaktır. Aşı ile günümüzde pek çok hastalığa karşı korunma sağlanmakta ve bazı hastalıkların eradike edilmesi mümkün olabilmektedir. Günümüzde artan aşı karşıtları kendi teorilerini savunurken, tehdit vari söylemlere de girebilmektedirler. COVID-19 pandemisinin başından beri COVID-19 konusunda araştırma yapan, aşılamanın önemini vurgulayan ve halkımızın bilgilenmesine katkıları olan değerli meslektaşımız Prof. Dr. Esin Davutoğlu ŞENOL’a yönelik aşı karşıtı grupların kabul edilemez tehditlerini Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği olarak şiddetle kınıyoruz.