Ana Sayfa Ana Sayfa Türkiye’de henüz tanı almamış 4 milyon 250 bin hepatit B ve C...

Türkiye’de henüz tanı almamış 4 milyon 250 bin hepatit B ve C hastası var

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği, Viral Hepatit Çalışma Grubu (VHÇG) Başkanı Prof. Dr. Neşe Demirtürk,  kronik karaciğer hastalığına yol açan hepatit B ve C viruslarının dünyada yaklaşık 354 milyon insanı infekte ettiğini söyledi. Bunların yaklaşık 300 milyonuysa infekte olduğunun farkında bile değil. Türkiye’de de çoğu henüz tanı almamış 3.5 milyon hepatit B, 750 bin hepatit C hastası olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye’de henüz tanı almamış 4 milyon 250 bin hepatit B ve C hastası var / Diken

28 Temmuz Dünya Hepatit Günü nedeniyle bir yazılı açıklama yayımlayan Demirtürk, viral hepatitlere dikkat çekti. Her yıl yaklaşık bir milyon insan viral hepatitlere bağlı siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle ölüyor. Viral hepatitlere, hepatit A, B, C, D ve E virusları yol açıyor.

‘Hepatitler beklemez!

Bu yıl ki Dünya Hepatit Günü’nün belirlenen ana teması “Hepatitler beklemez!” Yani tanı konulmamış hastalar test için, tanı almış hastalar tedavi için, anne adayları hepatit taraması için, yeni doğan bebekler ilk doz hepatit B aşısı için, sağlık otoriteleri hepatit eliminasyon programlarının etkin şekilde yaşama geçirilmesi için ‘hepatitler bekleyemez!’

Demirtürk, “Risk gruplarından başlayarak toplumun her kesimine testlerin yapılması, infekte bireylerin bulunması ve takip altına alınması için çok önemli”diye uyardı.

Türkiye’de kronik hepatit B ve C infeksiyonlarının karaciğer nakillerinin en sık nedeni olduğunu söyleyen uzman isim, şunları dedi: “Hepatit B için etkin bir aşının bulunması, kronik hepatit C infeksiyonu içinse tam kür sağlayan etkin bir tedavinin varlığı bu hastalıkların kontrol altına alınabilmesi konusunda elimizi güçlendiren iki önemli faktör. Yine de her gün hepatit B veya hepatit C ile infekte yaklaşık 3 bin kişi infeksiyon veya komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybediyor. Viral hepatitli hastaların tespiti ve tedavisi viral hepatitlerle mücadelede kilit noktayı oluşturuyor.”

Tanı ve tedavi hem bulaştırmayı önlüyor hem kanser ve sirozu

Viral hepatite neden olan etkenler tanı testleriyle kolaylıkla saptanabiliyor. Ancak kronik viral hepatitler, hastaları hekime getirecek kadar ağır belirtilere yol açmadıkları için genellikle tesadüfen saptanıyor.

Bu nedenle de aşılama çok önemli. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, 2030 yılına kadar düşük ve orta gelirli ülkelerde aşılama, teşhis testleri, ilaçlar ve eğitim kampanyaları yoluyla tahmini 4,5 milyon erken ölümün önlenebilir.

Demirtürk, Türkiye’de de 2016’da geri ödeme kapsamına alınan hepatit C’ye yönelik antiviral ilaçların yüzlerce hastada tam kür sağlandığını anlattı: “Böylece hem hastalar hastalığın olumsuz sonuçlarından kurtuldu hem de bulaştırıcılıkları ortadan kalktı. Kronik hepatit C hastalarının saptanabilmesi bu nedenle çok önemli. Risk gruplarındaki taramalarla hastalar bulunup tedavi edilebilirlerse kanser ve siroz olmaktan kolayca kurtulabiliyorlar.”

28 TEMMUZ 2022 DÜNYA HEPATİT GÜNÜ

KRONİK VİRAL HEPATİTLER ÖNLENEBİLİR VE TEDAVİ EDİLEBİLİR HASTALIKLARDIR

Hepatit, çeşitli bulaşıcı viruslar ve/veya bazı ajanların neden olduğu bir karaciğer iltihabıdır. Viral hepatite yol açan beş ana virusun (Hepatit A, B, C, D ve E) hepsi karaciğer hastalığına neden olurken, bulaşma yolları, hastalığın şiddeti, coğrafi dağılım ve korunma yolları farklılık göstermektedir. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyondan fazla kişi viral hepatitlere bağlı siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Bunlar içinde hepatit B ve C, kronik hastalığa yol açan ve dünya çapında tahminen 354 milyon insanı infekte etmiş olan en önemli iki etkendir.

Ülkemizde de kronik hepatit B ve C infeksiyonları karaciğer transplantasyonlarının en sık nedenini oluşturmaktadır. Günümüz koşullarında, hepatit B için etkin bir aşının varlığı, kronik hepatit C infeksiyonu için ise tam kür sağlayan etkin bir tedavinin varlığı bu hastalıkların kontrol altına alınabilmesi konusunda elimizi güçlendiren iki önemli silahtır. Ancak ne yazık ki Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre tüm dünyada viral hepatiti olan 354 milyon insandan neredeyse 300 milyonu hepatit B veya hepatit C ile infekte olduğunun farkında değildir. Yine her gün hepatit B veya hepatit C ile infekte yaklaşık 3000 kişi infeksiyon veya komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde de çoğu henüz tanı almamış 3.5 milyon hepatit B hastası, 750 bin hepatit C hastası olduğu tahmin edilmektedir.  Bu nedenle viral hepatitli hastaların tespiti ve tedavisi viral hepatitlerle savaşta kilit noktayı oluşturmaktadır.

Viral hepatite neden olan etkenler, ayrıntılı olarak tanımlanmış olan tanı testleriyle kolaylıkla saptanabilmektedir. Böylece viral hepatit olgularına kolayca ve güvenilir bir şekilde tanı konulabilmektedir. Ancak kronik viral hepatitler, hastaları hekime getirecek kadar ağır semptomlara yol açmadıkları için hastalar genellikle tesadüfen saptanmaktadır. Bu durum da birçok hastanın hastalığının farkında olmadan yaşamını sürdürmesine neden olmaktadır.

Bazı viral hepatit türleri aşılama yoluyla önlenebilir. DSÖ’nün bir araştırmasına göre, 2030 yılına kadar düşük ve orta gelirli ülkelerde aşılama, teşhis testleri, ilaçlar ve eğitim kampanyaları yoluyla tahmini 4.5 milyon erken ölümün önlenebileceğini vurgulanmaktadır.

28 TEMMUZ DÜNYA HEPATİT GÜNÜNDE RİSKLİ GRUPLAR TEST YAPTIRIN!

Viral hepatitlere dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla her yıl 28 Temmuz, Dünya Hepatit Günü olarak anılmaktadır. Böylece, 28 Temmuz gününde,  viral hepatitler konusunda toplumun eğitimine daha fazla yer verilmesi, ulusal taramaların artırılması ve toplumun bu taramalara katılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Her yıl 28 Temmuz’da dünya tek bir tema altında farklı etkinliklerle bir araya gelmektedir. Bu yılın teması “HEPATİT BEKLEMEZ; tanı konulmamış hastalar test için, tanı almış hastalar tedavi için, anne adayları hepatit taraması için, yenidoğan bebekler ilk doz hepatit B aşısı için, sağlık otoriteleri hepatit eliminasyon programlarının etkin şekilde yaşama geçirilmesi için bekleyemez!!!” olarak belirlenmiştir. Risk gruplarından başlayarak toplumun her kesimine testlerin yapılması infekte bireylerin bulunması ve takip altına alınması için çok önemlidir.

DSÖ viral hepatitlerin azaltılması için, 2016 yılında 194 ülkenin katılımıyla 2016-2021 yılları arasında uygulanacak olan bir eliminasyon programı başlattı. Bu programın hedefi 2030 yılına kadar viral hepatitlere bağlı ölümlerin ve yeni olguların azaltılması olarak belirlendi. Bunun için DSÖ, ülkeleri belirli hedeflere ulaşmaya çağırıyor:

  1. Yeni hepatit B ve C infeksiyonlarını %90 azaltın
  2. Karaciğer sirozu ve kanserden kaynaklanan hepatit kaynaklı ölümlerini %65 azaltın
  3. Hepatit B ve C virusu olan kişilerin en az %90’ının teşhis edildiğinden emin olun
  4. Uygun olanların en az %80’i uygun tedaviyi almasını sağlayın.

Belirlenen hedeflere ulaşmak için öncelikle hem sağlık çalışanları hem de toplumda viral hepatitlerle ilgili farkındalığın arttırılması ve risk gruplarının belirlenerek bu kişilerde tarama çalışmalarının yapılması özellikle önem taşımaktadır. Bu amaçla HBV taşıyıcısı annelerden bebeklere geçişin engellenmesi, yenidoğan bebeklerin aşılaması, güvenli kan transfüzyonları, güvenli enjeksiyonlar, damar içi ilaç kullanıcılarında enjektör paylaşımının engellenmesi, kronik HBV ve HCV hastalarının tanı ve tedaviye ulaşımının sağlanması gerekmektedir.

Viral hepatit eliminasyon hedeflerine ulaşabilmek için ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yıl, 2018-2023 yılları arasını hedefleyen Türkiye Viral Hepatit Önleme ve Kontrol Programı” yayımlanmıştır. Bu program çerçevesinde; toplumun viral hepatitlerin bulaş yolları ve korunma konularında bilgilendirilmesi, yüksek riskli grupların tanımlanması ve bu kişilerde viral hepatit taramalarının gerçekleştirilmesi, ülkemizdeki gerçek hasta sayısının belirlenmesi için sürveyansın etkin şekilde yapılması, hastaların tespiti sonrası tedavi için doğru yönlendirilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır. Tüm bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için konu ile ilgili tüm sağlık birimlerinin koordine çalışması büyük önem taşımaktadır.

PANDEMİDE VİRAL HEPATİTLERİ UNUTMAYALIM!

DSÖ tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi olarak ilan edilen koronavirus ilişkili hastalık-19 (COVID-19) tüm dünyayı etkilemeye devam etmektedir. Bu süreçte diğer kronik hastalıklar gibi kronik viral hepatitler de varlığını sürdürmektedir. Sadece pandemi odaklı yaşamaya başladığımızda tedaviye ihtiyacı olan diğer hastaların ihmal edilme olasılığı doğuyor. Unutmayalım, ilerleyen kronik viral hepatitler karaciğer kanserine yol açarak önemli bir mortalite nedeni olabilir. Bu nedenle bu yıl Dünya Hepatit Günü’nde amacımız hekimlerin ve toplumun viral hepatitler konusundaki farkındalığını yeniden ortaya çıkarmak oldu. Hasta kişilere yüksek oranlarda ulaşılabilmesi, hepatit eliminasyonunun anahtar noktasıdır. DSÖ, eğer dünya genelinde tanı oranlarında kitlesel bir artışa gidilemez ise tedavi oranlarının düşeceği, infeksiyon oranlarının yükseleceği ve 2030 yılına dek dünya genelinde hepatitleri yok etme fırsatının kaybedileceğini bildirmektedir. Bu fırsatı pandeminin bizlere kaybettirmesine izin vermeden, SARS-CoV-2’den korunmak için alınması gereken önlemlere uyarak kronik viral hepatitli hastalarımızın tanı ve tedaviye ulaşmalarına yardımcı olmamız gerekiyor.

KLİMİK Derneği Viral Hepatit Çalışma Grubu olarak 28 Temmuz 2022 Dünya hepatit gününde, bireysel ve toplumsal düzeyde tanı testlerinin yapılması ve hastaların tedaviye yönlendirilmesi konusunun önemini tekrar hatırlatmak istedik. Hastaları saptamak için riskli gruplarda hepatit taramaları yapmalıyız. Riskli gruplar aşağıda özetlenmiştir;

Hepatit C için;

  • HCV’nin taranmaya başlanmasından önce (1996) kan ve kan ürünleri almış ya da organ nakli yapılmış kişiler
  • Halen ya da eskiden damar içi madde ve intranazal kokain bağımlısı olanlar
  • HCV-pozitif kanla temas eden sağlık çalışanları
  • HIV-pozitif olanlar
  • Karaciğer testlerinde açıklanamayan anormallikleri (ya da karaciğer hastalığı) olanlar
  • HCV-pozitif anneden doğan çocuklar
  • Uzun süredir hemodiyalize girenler
  • HCV-pozitif kişilerin şu andaki cinsel partnerleri

Hepatit B için;

  • HBsAg-pozitif kişilerle aynı evde yaşayanlar ve cinsel partnerleri
  • Yüksek veya orta düzey HBV prevalansı olan bölgede doğanlar
  • Anne ve babası yüksek HBV endemisi olan bölgede doğmuş olan ve bebeklikte aşılanmamış kişiler
  • HBsAg-pozitif kişilerle aynı evde yaşayanlar ve cinsel partnerleri
  • Damar içi ilaç kullananlar
  • Birden fazla cinsel partneri olan veya cinsel yolla bulaşan bir hastalık öyküsü olanlar
  • Cezaevinde kalan tutuklular
  • Karaciğer enzim (ALT ve AST) düzeyleri kronik olarak yüksek kişiler
  • HCV ya da HIV ile infekte kişiler
  • Hemodiyaliz hastaları

KLİMİK Derneği Viral Hepatit Çalışma Grubu (VHÇG), dört yüze yakın hekim üyesiyle kurulduğu 2011 yılından bu yana yeni olgu sayısının azaltılması, özellikle hepatit B ve C infeksiyonu olan hastaların tanı almasının sağlanması, bu hastaların tedaviye ulaşabilmesi konularında aktif çalışmalarını sürdürmektedir. DSÖ hepatit eliminasyon hedeflerine ulaşılması için KLİMİK çatısı altında çalışmalarını giderek artan bir ivme yürüten VHÇG olarak, 2022 Dünya Hepatit Günü’nde de bireysel çabanın önemini vurgulamak, hastaların bulunması, riskli grupların aşılanması ve toplumun farkındalığının arttırılması konusunda COVID-19 pandemi koşullarında hep birlikte azami düzeyde çalışmanın gerekliliğini hatırlatmak isteriz.

Bir kez daha yineleyelim “Hepatit beklemez! Siz de test yaptırmak için, tedavi olmak için, aşılanmak için ve SAĞLIKLI YAŞAM için beklemeyin!”

TÜRK KLİNİK MİKROBİYOLOJİ VE İNFEKSİYON HASTALIKLARI (KLİMİK) DERNEĞİ

VİRAL HEPATİT ÇALIŞMA GRUBU