Ana Sayfa Ana Sayfa Pandemi Anıları

Pandemi Anıları

W- Sayın Kemal Özkan profesyonel hayatınızdan biraz bahsedebilir misiniz?

K.Ö.-Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olduktan sonra 2005 yılında Ali Raif İlaç’ta mümessilik ve ürün müdürü olarak çalıştım. Sonrasında İlko İlaç’ta ürün müdürlüğü ve bölge müdürlüğü yaptım. 2017 yılı Aralık ayından itibaren Nobel İlaç’ta Akut ve Kardiyoloji alanlarında kıdemli ürün müdürlüğü yaptıktan sonra Temmuz ayından itibaren Merkezi Sinir Sistemi Tanıtım Müdürü olarak görev yapmaktayım.

W- Pandemi Anıları nasıl doğdu?

K.Ö.- 2020 yılı her zamanki gibi bir başlangıç yaptı aslında. Ta ki Mart ayında işler biraz daha ciddileşmeye başlayıncaya kadar. Önce korku sonra kabullenme ve en sonunda adaptasyon. Korku dönemini hatırlıyorum, sağlık sektöründe olduğumuz için yayınları, webinarları takip etmeye başladık. Hekimlere yönelik çok fazla bilgi akışı olmaya başladı. Covid-19 nedir? Nasıl korunmalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz? Hastalarımızı nasıl koruyacağız? Ve sonunda çarpışma dönemi geldi. Artık Nisan Mayıs aylarının ön gösterim olduğunu sonra anlayacaktık. Benim dikkatimi ise bir konu çekti. Görsel ve yazılı basında hala bilgi akışı vardı. Her gün yeni haberler çıkıyor, yeni bilgiler akıyordu. Hatırlayın filyasyon nedir, entübe etmek ekstübe etmek bunları yeni yeni duyuyorduk. Yoğun bakımda yatak kalmadı haberleri akıyordu.  Ama akış tek taraflı ilerliyordu. Doktorları, eczacıları, hemşireleri, teknisyenleri, sağlık emekçilerini dinleyen yoktu. Onların korkularını, sevinçlerini, umutlarını dile getirebilecekleri bir ortak alan olmadığını fark ettik. İşte Pandemi Anıları bu düşünce ile doğdu. Tüm sağlık çalışanlarını dinlemek, geleceğe bir not bırakmak ve bir sosyal arşiv yaratmak istedik. Pandemi ile birlikte gözlerin en fazla üzerlerine çevrildiği branşlardan biri olan Yoğun Bakım Uzmanları ile yollarımız kesişti. Türk Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Başkanı olan Doç. Dr. Melda Türkoğlu’na fikrimizi açtığımızda onların da dernek olarak böyle bir düşünceleri olduğunu öğrendik ve güçlü bir birliktelik doğdu.

Pandemiyi anlatan farklı branşlardan hekimler, hemşireler ve tıp teknisyenleriyle birlikte belgesel tadında bir film çektik. Bu filmi  www.pandemianilari.org sitesini hayata geçirerek oraya yükledik. Radyocu Nihat Sırdar, Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Doç. Dr. Melda Türkoğlu ve Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin ile basın lansmanını gerçekleştirdik. Nobel İlaç tarihinin en çok etkileşim alan ve yer verilen basın lansmanı oldu. Proje için yaptığımız belgesel ulusal kanallarda, web sitelerinde gösterildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yol, durak ve metro içi duyurularında projeye yer verildi.

Projenin sosyal medya hesaplarından duyurmaya başladık. Önceleri sadece duyuru şeklinde ilerlerken daha fazla kişiyi dinlemek için instagramda canlı yayınlara başladık. Başlarda sadece sağlık çalışanları olarak başladığımız yayınlar sonradan herkesin katıldığı, yaşadıklarını anlattıkları bir alana dönüştü. Geveze, Akan Abdula, Özer Atik, Yol Project gibi birçok ünlü katılımcı sağlık çalışanlarına destek olmak için canlı yayınlara katıldılar. Saha çalışanlarımız da Pandemi Anıları’nı hekimlerine anlattıklarında konuk olarak katılmak isteyen farklı branşlardan ve gruplardan hekimleri ağırladık.

23 Nisan’da sağlık çalışanlarının çocuklarını ağırladık ve onların gözünden anne babalarının mesleklerini, endişelerini dinleme fırsatı bulduk.

O kadar çok anı girişi ve paylaşımı oldu ki bunların bazıları hüzünlü olsa da bazıları umut verici ve içimizi ısıtan anılardı.

İnsanoğlu adaptasyonu en yüksek varlık. 2 yıl önce pandeminin ne demek olduğunu bilmiyorduk. Poşetleri yıkadık, maskeli yaşama alıştık, aşılarımızı olduk, korunduk, zaman zaman boş verdik.  1 yıl sonra da muhtemelen bu yaşananları unutacağız. Pandemi Anıları yaşayan bir proje olarak devam edecek, anıları biriktireceğiz. İnanıyorum ki daha sağlıklı günlerde daha güzel günler yaşayacağız. Bize düşen sağlık çalışanlarının üzerlerindeki yükü almak olacaktır.

W- Kemal Bey güzel ve anlamlı çalışmalarınız devamını dileriz.