Ana Sayfa Ana Sayfa Ecz. Ferhat Farşi, Sputnik-V’nin Üretimini “Hücreden Başlayarak” Ülkemizde Yapmaktayız

Ecz. Ferhat Farşi, Sputnik-V’nin Üretimini “Hücreden Başlayarak” Ülkemizde Yapmaktayız

Cinnagen İlaç CEO ‘su Sayın Ecz. Ferhat Farşi

W-Ülkemizde Sputnik aşısının üretimini yapacak olan Cinnagen İlaç CEO ‘su Sayın Ecz. Ferhat Farşi ’den bilgilendirmeler  alacağız. Ferhat  Bey  Öncelikle Cinnagen İlaç hakkında  bilgi verebilir misiniz ?

F.F.- CinnaGen İlaç’ı Kasım 2016 tarihinde kurduk, hemen ardından kendi öz kaynaklarımızı kullanarak Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde bir fabrika kurduk. Hedefimiz aynı zamanda ihracat yapmak olduğundan fabrikamızı Avrupa GMP standartlarına göre tasarladık ve  Haziran 2019’da güzel bir açılış töreniyle fabrikamızı açmış olduk. Şubat 2020 yılında ise başarılı bir şekilde GMP denetiminden geçerek GMP sertifikasını aldık. Fabrika yatırımımızı 30 milyon Avroya tamamladık, 70 Milyon Avro da Onkoloji, hematoloji, nadir hastalıkların tedavisinde kullanılan biyoteknolojik ilaçların teknoloji transferlerini gerçekleştirmek için Ar-Ge bütçesi planladık. 

W- Aşı için üretim onaylarınızı açabilir misiniz? Bunlar ne tür onaylardır.

F.F.- Bilindiği üzere İlaç sektörü doğrudan insan sağlığıyla ilgili olduğu için çok sıkı bir şekilde denetlenmektedir. Bu denetimler ülkemizde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından     İyi İmalat Uygulamaları (GMP) yönetmeliğine göre yapılmaktadır. Bizim GMP mevzuatımız Avrupa İlaç Ajansının (EMA) mevzuatlarıyla uyum içinde olup firmalar oldukça sıkı bir denetim geçirirler, ancak bu denetimlerin her zaman bir “kapsamı” vardır. Mesela bizim fabrikamız Şubat 2020 tarihinde biyoteknolojik ürünlerin üretimi için denetlendi ve bu kapsamda GMP sertifikasını aldı.  Fabrikamızın denetlendiği tarihte ülkemize henüz Covid virüsü ulaşmamış, dünyada da pandeminin boyutu tam  netlik kazamamış ve de en önemlisi o dönemde bizim iş planımızda Aşı üretimi mevzubahis değildi, bu sebeple de aldığımız GMP sertifikasının kapsamında Aşı üretimi yoktu. Ancak Covid pandemisinin boyutu umulmadık bir şekilde değişti ve bu virüsten kurtulmanın tek yolunun Aşılanma ile mümkün olacağı gerçeği gün yüzüne çıktı. Böylece, her ülkede olduğu gibi ülkemizde de “Aşı tedariki” için çalışmalar hızlıca başlatıldı, hem yerli Aşı geliştirme projelerini hem de dünyada geliştirilmiş Aşıların ülkemize teknoloji transferlerini  kapsayan bu çalışmalar çerçevesinde, ülkemizdeki fabrikalar kapsamlı bir şekilde değerlendirildi  ve sonuç olarak gerek ekipman gerekse uzmanlaşmış personel altyapımız ile  Aşı üretimini daha hızlı ve kolay yapacağımız ortaya çıktı. Ardından Aşı üretimi yapabilmek için GMP denetimine hazırlandık ve Aralık 2020 tarihinde tekrar denetlendik.  Mevcut GMP sertifikamız hem biyoteknolojik ilaçların üretimini hem de Adenoviral vektör bazlı Covid-19 Aşı üretimini kapsamaktadır.  

W- Farklı tekniklerde aşı üretimleri mevcut, CinnaGen hangi teknikte aşıyı üretecek?

F.F.- Halihazırda mevcut ve geliştirme çalışmaları devam eden Koronavirüs aşılarını 5 temel tekniğe ayırabilir. Bunlar DNA/RNA-bazlı aşılar, viral vektörler aşılar, inaktif aşılar, canlı-zayıflatılmış aşılar ve alt ünite aşılar olarak isimlendirilmektedirler. Biz bunlardan “viral vektör” tekniğindeki aşıların üretimi yapabiliyoruz.  Sebebi ise firmamızın alt yapısının yani ekipman ve fabrika tasarımızın viral vektör aşı üretime uygun olmasıdır.  Halihazırda onaylı Adenovirüs (viral vektör) bazlı 2 tane aşı mevcuttur bunlardan biri de Rus Gamelya Enstitüsü tarafından geliştirilmiş ve Kuzey ve Güney Amerika, Orta Doğu, Avrupa, Asya ve Afrika dahil olmak üzere 65’ten fazla ülkede halihazırda tescil olan Sputnik-V aşısıdır, biz Sputnik-V aşısının  üretimi yapıyoruz. 

W- Aşı üretimleri için özel şartlar mı gerekmektedir?

F.F.- Evet, belirttiğim her bir aşı tekniğinin üretim süreçleri de birbirlerinden farklıdır. Bu sebeple mesela aynı binada, aynı şartlar altında birden fazla aşı tekniğinde aşıyı üretemezsiniz.  Kritik üretim parametrelerinde önemsiz sayılabilecek küçük bir sapma dahi nihai ürün kalite ve tedavi özelliklerinde olumsuzluklara neden olabilir. Bu nedenle, üretim proseslerinin hassasiyetle kontrol edilmesi çok önemlidir.  Aşı üretimlerinde çalışan arkadaşlarımız oldukça zahmetli koşullarda çalışmaktalar, bir üretim alanından diğer bir alana geçmeleri için pek çok kez steril kıyafet değiştirip, kontaminasyon testlerinin yapılması gerekiyor.  Deneyimli, konusunda uzman personel ile çalışmak kritik bir rol oynamaktadır. Firma olarak çok şanlısı hissediyorum, çalıştığım arkadaşlarım deneyimli, konusunda uzman ve de en önemlisi çok özverili çalışmaktalar.

W- “Dolum” ve “hücreden başlayarak” üretim ne anlama gelmektedir? Siz Sputnik-V aşını nasıl üreteceksiniz? 

F.F.-“Dolum” ya da sanayide sıklıkla kullanılan İngilizce ifade ile “fill and finish” yarı mamulün başka bir fabrikada üretilip yalnızca dolum, kalite kontrol testlerinin başka bir firmada yapılmasıdır.

“Hücreden başlayarak üretim” ise ilacın ya da aşının ilk basamağı olan canlı hücre kültürünün başlayarak, dolum da dahil bitmiş ürüne kadar üretim sürecini kapsar. Yani A’dan Z’ye kadar bir ürünün bir yerde üretilmesidir.

“Dolum”, know-how yani üretim teknolojisinin paylaşılmaması nedeniyle dışa bağımlılığın önüne geçilemediği ancak acil ihtiyacı karşılanması için tercih edilebilen bir yaklaşımdır.

Biz Sputnik-V’nin üretimini “Hücreden başlayarak” Çerkezköy üretim tesisimizde yapmaktayız.

W- Özetle Adenovirüs  (viral vektör) aşısı nedir anlatırmısınız? Virüse karşı nasıl etki ediyor?  

F.F.- Kısaca tanımlarsak viral vektör, moleküler biyologlar tarafından hücre içine genetik malzeme ulaştırmak için kullanılan bir araçtır. Bu işlem canlı organizmanın içinde (in vivo) veya hücre kültüründe (in vitro) yapılabilir. Virüsler, enfekte ettikleri hücrelerin içine genomlarını verimli şekilde taşımak için özelleşmiş moleküler mekanizmalar evrimleştirmiştir. Adenovirus ise insan ve bazı primat türlerini enfekte edebilen küçük bir virüstür. Adenovirus’ün bir hastalığa neden olduğuna dair bir bilgi yoktur ve dolayısıyla çok mülayim bir immün tepkiye neden olur. Adenovirus hem bölünebilen hem de bölünmeyen hücreleri enfekte edebilir ve genomunu konak hücre içine entegre edebilir. Bu özellikler Adenovirusi gen terapisinde kullanılacak viral vektör üretimi için cazip bir aday haline getirmiştir.

Viral vektör aşıları ağırlıklı olarak virüslerin zayıflatılarak hastalığa yol açma kabiliyeti ortadan kaldırılarak bağışıklık kazanılmasını sağlıyor. Vücuda giren virüs hastalığa neden olmasa da bağışıklık sistemini tetikleyerek antikor üretilmesini sağlıyor.

Viral vektör aşılarının en büyük avantajı vücuda çok spesifik antijenler enjekte edilebildiği için vücudun verdiği tepkide hedefe çok yakın oluyor ve çoğu zaman tek doz aşı uzun süreli bağışıklık için yeterli olabiliyor.

Sputnik V aşısı, SARS-CoV-2 S glikoproteininin tam genini taşıyan Ad-26 adenovirüs vektörü ile Ad-5 adenovirüs vektörün kombinasyonundan oluşuyor.

W- Adenovirüs  (viral vektör) aşılar ne kadar süredir kullanılmaktadır? 

F.F.- Aşı geliştirmede insan adenovirüslerinin kullanım geçmişi 1953’te başlamıştır. İlk İnsan adenovirüs bazlı aşı Amerika Birleşik Devletleri ordusu tarafından 1971 yılında kullanılmaya başlandı, yani 50 yıldır yaygın olarak kullanılmaktadır.

COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’yi hedef alan aşılardan önce, Zika virüsü, influenza virüsleri, solunum sinsityal virüsü, HIV ve sıtma gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklara karşı viral vektör aşıları için insan klinik denemeleri yapılmıştır. Viral vektör teknolojisini kullanan iki Ebola aşısı, Batı Afrika’daki (2013–2016) ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki (2018–2020) Ebola salgınlarında kullanıldı. 

Aşılarda kullanılan en eski metotlardan biri olan bu teknik çiçek aşısında kullanıldı ve etkinliği hala en yüksek aşılardan biri olma özelliğini sürdürüyor.

W- Bir Adenovirus   aşısı olan Sputnik-V aşının güvenirliği hakkında bilgi verirmisiniz? 

F.F.- Adenoviral aşıların uzun vadede istenmeyen etkilerinin bulunmadığı, güvenilirliği yirmi yılda 250’den fazla klinik çalışma ile kanıtlanmıştır. Sputnik V aşısı, mükemmel güvenilirlik profili göstermiştir. Advers olayların çoğu (% 94) hafiftir ve grip benzeri sendromları, enjeksiyon bölgesi reaksiyonlarını, baş ağrısını ve asteni içermektedir. Bağımsız Veri İzleme Komitesi tarafından onaylandığı üzere, aşılama ile ilişkili hiçbir ciddi yan etki yoktur. Güçlü alerji yok, anafilaktik şok görülmemiştir.

W- Covid 19 virüsüne karşı ne kadar etkili?

F.F.- Sputnik-V aşısının Faz 3 çalışması tamamlanmış ve sonuçları saygın bir tıp dergisi olan Lancet’de  yayınlanmıştır. Bu çalışmaya, yaklaşık 20.000 gönüllü alınmış, dörtte üçüne etkin aşı uygulanmış, dörtte biri plasebo almıştır. Aşının etkinliği  %91.6 bulunmuştur. Önemli bir yan etki (advers olay) gözlenmemiştir.

Ayrıca, Faz III klinik araştırma sonuçlarına göre, 60 yaş ve üzeri insanların yani ileri yaş grubu da dahil olmak üzere, Sputnik V aşılarının yüksek güvenilirlik ve bağışıklık düzeylerini kanıtlanmıştır.

Aşı grubundaki gönüllülerin% 98’inden fazlası humoral bağışıklık cevabı ve % 100’ü hücresel bağışıklık cevabı geliştirmiştir. Sputnik V ile aşılanan gönüllülerin virüs nötralize edici antikorlarının seviyesi, COVID-19’dan kurtulan hastaların antikor seviyesinden 1.3 ile 1.5 kat daha yüksektir. Yaşlı grup için aşı etkinliği % 91.8 olarak gösterildi.

W- Covid 19  için aşı üretimi  sizce  stratejik bir  durum mudur? (yada stratejik bir konu mudur?)

F.F.- Evet, yalnızca Covid-19 aşısı değil, aşı üretimi stratejiktir.

Covid-19 pandemisi, tüm dünyada sosyoekonomik politikalar üzerinde çok olumsuz etkiler yarattı, 1.5 yıldır korkarak yaşamak zorunda kaldık. İnsanlık için çok zor bir sınav veriyoruz.  Bu sınavı başarılı şekilde atlatmanın tek yolu şimdilik aşılanmak. Aşılanarak hızlı bir şekilde bağışıklık kazanmamız ve eski günlerimize geri dönmemiz gerekiyor. Globalleşen dünyada yalnızca tek bir ülkenin aşılanmasının sorunu çözmede yeterli olmayacağını düşünüyorum. Bu bağlamda Sputnik V aşısını Türkiye’de üreterek hem ülkemiz hem de insanlık için önemli bir görevi yerine getiriyoruz.

W-Cinnagen’in aşı dışında  kullanıma  vereceği ürünler olacak mıdır?

F.F.- Bahsettiğim gibi bizim uzmanlık alanımız biyoteknolojik ilaç geliştirilmesi ve üretimi, hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde ülkemizde biyoteknolojik ürün üretiminde ve ihracatında lider bir firma olmak. 

Ürün portföyümüzde kanser, multiple skleroz, romatizma ve metabolik rahatsızlıkların, kan hastalıklarının ve nadir hastalıkların tedavisinde kullanılan yetim ilaçlar bulunmaktadır. Mevcut durumda üretilmeleri yüksek teknoloji gerektiren bu biyoteknolojik ürünlerin çoğu ithal edilmektedir. Halihazırda ruhsatlandırma süreçleri devam eden biyoteknolojik ürünlerimizin yanı sıra teknoloji transferi çalışmalarını da yürütmekteyiz.

W- Değerli Ferhat Bey başarılar  diler bilgiler için teşekkür ederiz.