Ana Sayfa Ana Sayfa “Nisan ayında ilk yerli aşımıza kavuşmayı ümit ediyorum”

“Nisan ayında ilk yerli aşımıza kavuşmayı ümit ediyorum”

Dünya ilk defa pandemiyle karşılaşmıyor. Ancak bunun öncekilerden farkı var. Grip, veba bilinen hastalıklardı. Kovid, pandemiye yol açan insanlığın ilk defa karşılaştığı virüs.

Tanıdıkça mücadele stratejimiz, tedavi algoritmalarımız da değişebiliyor.

Teşhis kriterlerimiz değişiyor, tedavi yöntemlerimiz olgunlaşıyor. Bu dünyada da bu şekilde seyrediyor. Geçmiş süreçler unutulabiliyor. Bir ülkenin yarar gördüğü ileri sürdüğü tedaviyi bir başka ülke etkisizliğini ilan edebiliyor.

Bilinmezliklerin yanında firmaların, tanıtımların, piyasa dinamiklerin de bu durumda rol aldığını görmezden gelemeyiz. Ülkeler mevcut imkanları ölçüsünde virüsle mücadele ediyor.

Birçok ülkenin aksine Türkiye sağlık sistemi pandemiyi sürpriz olarak karşılamadı. Daha önce uygulamaya koyduğumuz ulusal hazırlık planı çerçevesinde proaktif davranmaya gayret ettik. Yoğun bir mücadele dönemine girdik. Pandemi hastaneleri, acil hastanelerin devreye alınması, pozitif vakaların izolasyonu, temaslı takibi, yaşlı ve genç nüfusun sokağa çıkmasının kısıtlandırılması, okulların uzaktan eğitime geçmesi hayatın hemen her yönüne çok çeşitli tedbirler hayata geçirdik.

Türkiye yaygın filyasyon yapılması, ülke genelinde standart tedavi protokollerini uygulanması gibi hizmetler bakımından dünyada fark yarattı.

Temmuzdan sonra test yaptığımız grubun özelliği nedeniyle sadece semptomlu hastaları bildirdiğimizi ifade etmek için veri tablomuzda hasta kavramını kullanmayı tercih ettik. İleri sürülen iddiaların aksine verdiğimiz verinin doğru anlaşılmasını sağladık. Hayati risk taşıyan ağır vakalarımızın sayısını paylaşmayı tercih ettik.

Sağlık personelimizin insan üstü gayretle çalışmasına yol açan hastaneye yatma durumunda kalan hastalardır. Bu yüzden hasta ve ağır hasta sayılarımızı her gün kamuoyuyla paylaştık. Sağlık sistemimize esas yükü bunlar oluşturuyor. Ancak görüyorum ki vatandaşımız pozitif çıkan, evinde takip edilen, izolasyonda tutulan vakaların hepsinden haberdar olmak istiyor. Bu vakalarla ilgili her türlü bilgi sistemimizde kayıtlı.

Önümüzdeki günlerde kapasitemizi 200 binli rakamların üzerine çıkaracağız. Test kapasitemizin geldiği nokta ve test politikamızın revizyonu konusu Bilim Kurulu’nda gündem oldu. Artık açık test politikasına geçtiğimiz söylenebilir. Semptom göstermeyen pozitif vakaları da günlük tabloda vermeyi düşünüyoruz. 

Dünyaya paralel olarak ülkemizde de 16 ayrı aşı çalışması yapılmaktadır. Aşı adayları geliştirmeye çalışan ender ülkelerden biriyiz. Bir tanesi klinik öncesini başarıyla tamamlamış ve gönüllüler üzerinde uygulanmaya başlanmıştır. 44 gönüllüye uygulama yapıldı. İkinci doz 26 Kasım / 14 tarihleri arasında yapılacak. Nisan ayında ilk aşıya kavuşmamızı ümit ediyorum.

Aşı konusunda çalışma yapan ve aşı değerlendirme komisyonunun onayını alan bilim adamlarımızı ayrım yapmaksızın destekliyoruz. Çin ve Almanya kaynaklı aşıların ülkemizde faz çalışmalarıyla ilgili kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu yıl bitmeden aşıya kavuşmanın ümidi içindeyim.

Risk gruplarını kademeli olarak aşılamayı planlıyoruz. 

Türkiye’de bugün 168 kişinin hayatını kaybetmesiyle toplam 12 bin 840’a yükseldi. Yeni hasta sayısı da 6 bin 814 artarak 467 bin 730 oldu. İyileşen hasta sayısı da 3 bin 911 artarak 3852 bin 740 oldu.

TÜRKİYE’NİN TOPLAM CORONA VAKA SAYISI AÇIKLANDI

Sağlık Bakanı Koca, yeni hasta sayısının 6 bin 814 olduğunu belirtirken bugünkü vaka sayısı 28 bin 351 vaka tespit edildi.

Geçen hafta sonu başladı kısıtlamalar. Ortalama 2 hafta içerisinde sonucu değerlendirmek mümkün olur. Dolayısıyla şu an değerlendirmek için erken. Önümüzdeki hafta bu kısıtlamaların pandeminin seyrini nasıl etkilediğini görmüş olacağız. Ona göre de ilave tedbir alınıp alınmaması gerektiği öneri olarak sunulmuş olacak.

Bize gelen ağır hastaların çoğunluğunu erken dönemde ilaç almayan hatta hafif olarak atlatıyorum diyerek ilaç almayan hastalar oluşturmaktadır.

50 milyon doz aşı alacağız