Ana Sayfa İlaç Orta Doğu’nun ilk İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları Zirvesi

Orta Doğu’nun ilk İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları Zirvesi

Orta Doğu’nun ilk İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları (İBH) Zirvesi, geçtiğimiz günlerde Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) gerçekleşti. İki gün süren toplantıda bir araya gelen konunun uzmanları erken tanı ile sevkin önemini vurgularken İBH formları olan Crohn hastalığı ve ülseratif kolit hastalıklarında en iyi tedaviyi sağlamak için doğru tanı ve değerlendirilme yapılmasının kritik önem taşıdığının altını çizdi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) düzenlenen “1. Orta Doğu İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları (İBH) Zirvesi’de” 125’in üzerinde gastroenterolog, hepatolog ve dahiliye uzmanı bir araya geldi.

Dünya’nın öncü biyofarmasötik şirketlerinden Takeda İlaç tarafından düzenlenen ve iki gün süren etkinlikte, gecikmiş tanının İBH üzerindeki olumsuz etkisine, erken tanı ve sevk araçlarına, hasta derneklerinin farkındalık sağlamadaki önemli rolüne ve bunlarla birlikte teşhis ve tedavi gibi faktörlere odaklanıldı. Toplantıya katılan uzmanlar, inflamatuvar bağırsak hastalıklarının ciddiyeti konusundaki farkındalığı arttırmak ve hastaların yaşamlarını iyileştirmede izledikleri yolları kolaylaştırmak için hükümetler, dernekler, hastaneler ve tüm sağlık sektörü içinde ortak bir çaba harcanmasının gerekli olduğunu vurguladı.

Toplantıya katılan uzmanlar, İBH ve hastalar üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılabilmesi için farkındalığın artmasının gerekli olduğunu belirtti. Uzmanlar, farkındalığı arttırmanın hastalık insidansını yükseltebileceğini belirtirken, Crohn hastalığının Ülseratif kolitten ayırt edilebilmesinin ise iki İBH formu arasında insidans kaymalarına neden olabileceğine dikkat çektiler.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji Profesörü ve İBH Kliniği Başkanı Dr. Aykut Ferhat Çelik konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Her yaş grubunda İBH görülebilir, ancak genellikle 15 ile 40 yaşları arasında tanı konur.Türkiye’de İBH’nin tam prevalans oranı ile ilgili spesifik veri bulunmuyor. Bununla birlikte, bizim tahminlerimize göre populasyonun %1-3’ünde bu hastalık mevcut. Hastalara uygun tedavi planını önerebilmek için İBH hakkında daha fazla bilgi edinmek önem taşıyor. İBH hastalarının, semptomları yönetmek için zaman ve duygusal enerji harcarken hastalıklarının uzun vadeli yönetimini göz önünde bulunduramadıklarını görüyoruz. Bu hastalıklar, kişisel ve mesleki seçimleri etkiliyor. İBH ile yaşayan kişilerin, semptomlarının ve hastalığın, yaşamları üzerindeki etkisinin baskısı altında olduklarını anlıyoruz. Bazıları, hastalıklarının nasıl tedavi edileceğine dair fikir birliği olmamasından dolayı umutsuz durumdalar. Multidisipliner yaklaşımla erken tanı ve ileri hastalık yönetimi için eğitim ihtiyacı bulunmakta.” dedi.

Takeda Yakın Doğu, Orta Doğu ve Afrika Medikal, Ruhsatlandırma ve Kalite Birimleri Direktörü Maged Kamel ise İBH hastalarının semptomlarının öngörülemez olabileceğini belirterek, “İşimiz, hem İBH ile yaşayan bireylerin hem de bu bireyleri tedavi eden hekimlerin ihtiyaçlarını etkileyen ortak zorlukların anlaşılması üzerinedir. Devam eden ortaklıklar ve araştırmalarla, hasta deneyimine çeşitli açılardan daha yakından bakıyor ve daha iyi hastalık yönetimi için tedavi sağlamak amacıyla çalışıyoruz.” dedi.

İBH Hakkında: İBH, sindirim sistemini etkileyen bir hastalık grubudur. İBH tipleri; kalın bağırsak ve rektumun iç katmanında uzun süreli iltihaplanmalara ve yaralara neden olan Ülseratif kolit ile genellikle etkilediği dokulara derinlemesine yayılan sindirim sistemi iltihaplanmasıyla karakterize Crohn hastalığıdır. Hem Ülseratif kolit hem de Crohn hastalığında genellikle şiddetli kanlı ishal, karın ağrısı, yorgunluk ve kilo kaybı görülür.