Ana Sayfa Ana Sayfa Kolorektal kanserde multidisipliner yaklaşımlı merkez avantajı

Kolorektal kanserde multidisipliner yaklaşımlı merkez avantajı

W- Acıbadem MAA Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof Dr Özlem Er’den görüş alacağız;

Kolon kanseri farkındalık ayındayız, gerçekleşen ve planladığınız çalışmalar hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ö.E.-Yıl boyunca özellikle erken tanısı mümkün olan ve sık görülen kanserler için farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Mart ayında kolon kanseri için Maslak Acıbadem Hastanesi ve Sarıyer Belediyesi işbirliği ile Gastroenteroloji, Genel Cerrahi ve Onkoloji uzmanlarının katılımı ile halka yönelik söyleşi gerçekleştirdik. Basın ve yayın ortamında ise kolon kanserinin belirtilerini, erken tanı ve tarama programlarını paylaşmaya devam ediyoruz.

W- Kolon kanseri kadın ve erkeklerde en sık rastlanan 3. kanser türü fakat tarama çalışmaları ile erken teşhisi mümkün olmakta değil mi?

Ö.E.- Kadınlarda ve erkeklerde en çok rastlanan üçüncü kanser türü olan kolorektal kanserlerin erken tanısı mümkün. Erken tanı için 50 yaşında herhangi yakınma olmaksızın tarama amacıyla gaitada gizli kan ve kolonoskopi yapılmasını öneriyoruz. Ailede genç yaşta kolon kanseri görülme hikayesi varsa veya kolon kanseri riskini artıran genetik faktörler saptanmışsa riskli bireylerde daha genç yaşlarda tarama programının başlaması öngörülüyor.

W- En yaygın kolon kanseri türü hangisidir ve farklı türlerin tedavileri de farklı mıdır?

Ö.E.-Kolon kanserlerinin %95’i adenokarsinomlardır. Adenokarsinomların erken evrede tedavisi cerrahidir, ileri evrelerde ise kemoterapi, moleküler tedaviler ve immunoterapi uygulandır. Daha az sıklıkla görülen tipler ise lenfomalar, GIST adı verilen yumuşak doku tümörleri veya küçük hücreli karsinom olabilir. Lenfomalar ve küçük hücreli karsinomlarda ana tedavi yöntemi kemoterapidir. GIST ise cerrahi ve moleküler tedavi (akıllı ilaçlar) ile tedavi başarısının çok görüldüğü bir malignite türüdür.

W- Erken teşhis konusunda başarımız nasıldır ve bu konu da yol alma anlamında cerrahiye giden vaka sayımızda azalma olmuş mudur?

Ö.E.-Kolon kanserinin erken tanısında çok başarılıyız. Burada ana etken tarama programlarına insanların aktif olarak katılmasıdır. Sağlık Bakanlığı Kanser Erken Teşhis Merkezleri’nde (KETEM) gaitada gizli kan testi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Gaitada gizli kan pozitifliği saptanırsa kişiler kolonoskopiye yönlendirilmektedir. Ayrıca 45 yaşından sonra kişiler tarama amaçlı kolonoskopi yaptırması durumunda polipler kanserleşmeden saptanmakta ve kanser gelişimi ve cerrahiye giden hasta sayısında azalmak olmaktadır.

W- Tedavisi de aynı şekilde daha başarılı olmakta mıdır? Güncel tedavi algoritması ve tedavi de kullanılacak güncel ilaçlar hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Ö.E.- Kolonoskopi ve biyopsinin ardından kolorektal kanser tanısı konulan hastaya; cerrahi, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji, nükleer tıp ve radyolojinin bir arada çalıştığı, multidisipliner yaklaşımlı bir merkeze başvurmasını öneriyoruz. Çünkü tedavi başarısı, ortak kararla artmaktadır. Hastalığın evresine ve hastanın durumuna göre hangi yöntemin daha iyi olacağına karar veriliyor. Ana tedavi yöntemi cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve moleküler tedaviler oluyor. Bazı hastalarda tümü, bazılarında da bir ya da ikisinin uygulanması gerekiyor. Dolayısıyla tüm açılardan yaklaşarak hasta için en uygun tedavi kombinasyonunu oluşturmak önem taşıyor. Onkolojinin diğer alanlarında olduğu gibi kişiselleştirilmiş tedavi uygulanıyor. Bu  süreçte öncelikle kişinin böbrek, karaciğer ve kalp fonksiyonları değerlendiriliyor. Tümörün RAS ve BRAF genlerine bakılıp, özellikleri saptanarak kanserin tedavisi için en uygun sistem tercih ediliyor. Kemoterapi, moleküler tedavi ve immünoterapinin kombinasyonu kullanılabiliyor. Metastatik hastalıkta MSI,PDL1,TMB özellikleri saptanarak immunoterapi için tümörün uygunluğu belirleniyor.

W- İmmünoterapi nin yeri nedir ve yakın gelecekte tedaviye yeni seçenekler eklenecek mi?

Ö.E.-Kolon kanserinde özellikle MSI diye nitelendirdiğimiz bir alttip var. MSI saptanması durumunda immunoterapi etkinliği çok yüksek olan bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkıyor.

W– Genetik testlerin erken teşhis veya tedavi de yeri var mıdır?

Ö.E- Kolon kanserinin genetik sendromlara bağlı gelişen 20 li yaşların başında kansere yol açan tipleri mevcut. Ailesel poliposis koli (APC) olması durumunda genetik test yaparak riski belirleyebiliyor ve bu kişilere kanser gelişmeden barsak cerrahisi planlayarak kanserden korunma mümkün olmaktadır.

Özellikle ailede genç yaşta kolon kanseri ya da iltihaplı bağırsak hastalığı öyküsü varsa aile bireylerinin kolon kanseri taramalarına genç yaşlarda başlaması gerekmektedir.

W- Türk halkının beslenme alışkanlıklarının kolon kanseri ne etkisi nasıldır? Beslenme konusunda tavsiyelerinizi alabilir miyiz?

Ö.E.- Kırmızı etin fazla, sebze meyvenin az tüketilmesi kolon kanseri riskini artırmaktadır. Sebze meyveden yana zengin beslenilmesini ve fastfood tarzı beslenmeden uzak durularak lifli gıdaların çokça tüketilmesini öneriyoruz. Alkol, sigara ve obezitenin de kolon kanseri üzerinde olumsuz etkileri var.

W- Risk faktörlerimiz nelerdir ve nelerden kesinlikle uzak durmalıyız?

Ö.E.- Kolorektal Kanser Riskinizi Azaltmak için ;

– Sebze ve meyveden zengin beslenin.

– Haftada en az üç gün, 45 dakika tempolu yürüyüş ya da buna eşdeğer egzersiz yapın

– Sigara ve alkolden uzak durun.

– Obeziteden kaçının.

– İltihaplı bağırsak hastalıkları kansere yatkınlığı arttırdığı için eğer böyle bir tanınız varsa ve sekiz yılı geçtiyse kolonoskopi taraması yaptırın.

– Aile öykünüzü bilin ve doktorunuzla bu bilgiyi paylaşın, risk grubunda olup olmadığınızın belirlenmesi için çok önemli.

W- Sevgili Hocam değerli görüşlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.