Ana Sayfa Ana Sayfa En çok öldüren bulaşıcı hastalık

En çok öldüren bulaşıcı hastalık

Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Aylin Babalık, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle Dünyada ve Türkiye’de tüberküloz (verem) hastalığının durumu ile hastalığın tanı,tedavi, korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Verem hastalığının nedeni bilinmektedir. Tanısı kolaydır. İlaçları ucuzdur ve hastalığı kesin tedavi eder. Yine de dünyada hergün dört binden fazla insan bu hastalıktan ölmektedir.”

Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Aylin Babalık, “Dünya Tüberküloz Günü, Robert Koch’un 137 yıl önce verem hastalığının nedeni olan basili (Mycobacterium tuberculosis) keşfederek 24 Mart günü bu buluşunu bilim dünyası ile paylaşmasına ithaf edilmiştir. Vereme yol açan basil 1882’de, kesin tedavi eden ilaçları da 1950’li yıllarda bulundu. Dünyada tüberküloz olarak adlandırılan Verem, 2017 yılında 1,6 milyon insanın ölümüne neden olmuştur.Hastalığın nedeni bilinmektedir. Tanısı kolaydır. İlaçları ucuzdur ve hastalığı kesin tedavi eder. Yine de dünyada her gün dört binden fazla insan bu hastalıktan ölmektedir. Yoksulluk, sağlık alt yapısının olmayışı, sağlık personeli eksikliği ve diğer nedenlerle, kayıtlara geçmeyen tüberküloz hastasayısı 3,6 milyondur. Bir yılda kayıtlara geçen hasta sayısı 6,4 milyondur.Sonuçta, toplam 10 milyon insan her yıl tüberküloz hastalığına yakalanmaktadır.”şeklinde bilgi verdi.

VEREM, HASTA VE AİLELER İÇİN SOSYAL BİR SORUN  

Babalık ayrıca konunun sosyal etkilerine de değinerek,“Verem hastalığı, sağlık sorunlarına yol açmanın yanı sıra hastalar ve aileler için yıkıcı sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurmaktadır. Hastalar, tanı konulanakadar geçen sürede ciddi harcamalar yapmaktadır. Bunlar, sağlık için, yol ve konaklama içindir. Tanı konulduktan sonra uzun tedavi süresince de bu harcamalar sürebilmektedir. Bazı hastalar, çalışamayacak kadar hasta olduklarından,bazıları da dışlanma, damgalanma nedeniyle işlerinden olmaktadır. Hasta ve ilesini sıkıntıya sokan bu sosyal ve ekonomik sorunları önlememiz ya da en azından azaltmamız gereklidir.” diye belirtti.

Verem basilinin,insandan insana hava yoluyla bulaştığını belirten Babalık, öncelikle akciğerlerde olmak üzere tüm organlarda görülebileceğine vurgu yaptı. Veremt anısı hakkında bilgi veren Babalık, “Hastalıktan şüphelenmek için 2 haftadan uzun süren öksürük önemlidir. Ayrıca, halsizlik, iştahsızlık, gece terlemesi,kilo kaybı olur. Bazen de balgamda kan görülebilir. Veremi kuvvetle düşündüren akciğer röntgeni bulguları saptandığında bu hastalıktan kuşkulanılır. Bu durumda balgam incelemesi yapılır ve mikrop (basil) gösterildiğinde verem tanısı kesinleşmiş olur.” dedi.

Verem hastalığının tedavisi ve tedavi sonuçları hakkında açıklamalarda bulunan Babalık, “Tanı konulan verem hastası, altı ay düzenli tedavi ile iyileşir. Eğer düzenli tedavi yapılamazsa ya da kullanılan ilaçlar etkisiz ise (hastalığı oluşturan basilin ilaçlara karşı direnci varsa) daha farklı ilaçlarla, daha uzun tedaviler gerekir. İlaç direncinin nedeni, hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaması ve en yakınlarını, temasta oldukları başka kişileri direnç geliştirmiş bu basillerle hasta etmeleridir. İlaç direncinin verem tedavisinde önemli sorun olmasının nedeni, pahalı, 2 yıl süren, yan etkisi fazla ilaçlarla tedavi edilmesinin gerekmesidir. İlaçlara duyarlı basillerle oluşan verem hastalığının tedavisinde başarı çok yüksektir. Öte yandan dünyada yılda 560 bin dirençli tüberküloz hastası ortaya çıkmakta ve bu hastaların sadece 76 bini başarıyla tedavi edilmektedir.  Verem hastalarının erken tanısı ve etkili tedavisi veremden korunmanın en önemli yoludur. Hastalanma riski olanlara koruyucu ilaç verilir ve bu tedavi %90 oranında koruyucudur. BCG aşısı uygulanması ülkemizde halen sürmektedir. Tüberküloz ile mücadelede küresel çabalar 2000 yılından bu yana tahmini 54 milyon hayat kurtarmış ve tüberküloza bağlı ölümlerde %42 azalma sağlamıştır.” dedi.

HASTALARA EKONOMİK VE PSİKOLOJİK DESTEK DE SAĞLANMALI

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram da 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, “Türkiye, başarılı bir verem savaşı programı yürütmektedir. Her ilimizde en az bir verem savaşı dispanseri hastalara ücretsiz hizmet vermektedir. Veremin tedavisi ücretsizdir. Bu hizmetin aksamadan sürdürülmesi gereklidir. Hastaların işlerini ve görevlerini kaybetmeden,ekonomik sıkıntı yaşamadan, tedavilerini başarıyla tamamlamaları içinpsikolojik ve ekonomik destek de sağlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı ve Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ekonomik geliri düşükhastalara sağlanan maaş desteği, verem savaşına büyük katkı sağlamıştır. Bununyanında verem tedavisi için başka şehirlere gitmek zorunda kalan hastalara dabunun için ekonomik destek sağlanması yararlı olacaktır.” dedi.

Bayram, DünyaTüberküloz Gününün, verem hakkındaki farkındalığı artırmak ve gerekliönlemlerin alınması için konuyu gündeme getirmek amacına hizmet ettiğinibelirterek, “Dünyada tüberküloz kontrolü ile ilgili en son politika, Tüberkülozu Bitirme(END TB) Stratejisini içermektedir. 2035 yılına gelindiğinde veremin görülmesıklığında %90 azalma, hastaların ölüm oranlarında ise %95 azalma hedeflenmektedir. Bu hedeflereulaşmak için bütün hastaların tedavisinin yanında özellikle latent (gizli) tüberkülozenfeksiyonu kontrolü, riskli gruplar, yabancı uyruklu/göçmen hastalar, dirençlihasta ve temaslılarının yakından takibi ve politik kararlılık gereklidir.Ülkemizdehasta sayısı yıllar içinde giderek düşmektedir (2005 yılındaki hasta sayısı20.535 iken, 2017 yılında hasta sayısı 12.046’ya düşmüştür). 2016 yılında tanıkonulmuş hastaların %86’sının tedavisi başarı ile tamamlanmıştır.” dedi.

Bayram, TüberkülozKontrol ilkeleri arasında yer alan, küresel liderlerin yapması önerilenkonuları şu şekilde sıraladı:

Tüberküloza karşı adil, hakkaniyetli ve insan odaklı bir mücadeleyi desteklemek.

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof.Dr. Hasan Bayram ve Türk Toraks Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr.Aylin Babalık, Türk Toraks Derneği’nin kuruluş amaçlarına uygun olarak ülkemizdebaşarılı bir verem savaşının yürütülmesi için destek vermeyi sürdüreceklerini belirttiler.