Ana Sayfa Ana Sayfa Tıp için sosyal medya kullanımında “etik” sınırlar ve “dijital profesyonellik”

Tıp için sosyal medya kullanımında “etik” sınırlar ve “dijital profesyonellik”

W- Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı AD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadriye Avcı ile “Hekim ve Sosyal Medya” üzerine söyleşi yapacağız.

Tıp alanında iletişimin bir öğesi olarak sosyal medya kullanımı mevcuttur diyebilir miyiz?

K.A.-Günümüzdeki bilgi ve iletişim sektöründeki gelişmelere paralel olarak tıptaki bilgi arayışı ve bilgi paylaşımı da yeni bir boyut kazanmıştır. Bu yeni iletişim araçları içinde sosyal medya hem kulanım sıklığı hem de kullanılma özellikleri bakımından özellikle dikkat çekmektedir. Yayıncılık sektöründe, Gutenberg’in matbaasından bu yana en büyük devrim olarak nitelendirilen sosyal medya tıpta da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Günümüzde sosyal medya, hekimler, tıp öğrencileri ve sağlık kurumları tarafından yaygın olarak kullanmakta, aynı zamanda hastaların sağlık alanında öncelikli başvuru kaynağı olabilmektedir.

W- Sosyal medya kullanan tıp sahasını; kamu sağlık kurumları, özel sağlık işletmeleri, hekimler (özel-kamu) ve tıp öğrencileri olarak sınıflarsak ve de grupların hedef kitlelerinin farklı olduğu gerçeğini de göz önüne alırsak bu grupların kullanım amaçları da farklı mıdır?

K.A.-Bu grupların hepsi sosyal medyayı kullanmaktadır. Farklı amaçlar için sosyal medya kullansalar da büyük bir kesiminin kullanım önceliği hastalara ulaşmaktır.

Bu nedenle öncelikle hastaların kullanım amaçlarına bakmak gerekir.  Hastalar, sağlık bilgisi edinme, benzer hastalığı olanların deneyimlerine başvurma, hekimlerle iletişim kurup hastalıkları ile ilgili detaylı bilgi edinme ve hekim ve hastane seçmek için sosyal medyayı kullanmaktadır.

Özellikle bu hekim ve hastane seçme amacıyla kullanım, daha çok hastaya ulaşmak isteyen hekimler ve kamu/özel sağlık kurumlarını bu mecraya çekmektedir. Aktif sosyal medya kullanımı aynı zamanda hekimlere ve sağlık kurumlarına popülerlik kazandırmaktadır. Çoğu hekim hastalarının sosyal medya ortamında bulundukları için kendilerinin de bu ortamda bulunmalarının kaçınılmaz olduğunu sıkça ifade etmektedirler

 W- Hekimlerin sosyal medya kullanım amaçları nelerdir?

K.A.- Hekimler, biraz önce belirttiğimiz gibi öncelikle daha fazla hastaya ulaşmak ve daha popüler olmak için sosyal medyayı kullanmaktadır. Bunun yanında hekimler sosyal medyayı, tıbbi bilgileri taramak veya keşfetmek, meslektaşları arasında bilgi alışverişi, mesleki sorunlar ve klinik deneyimlerin paylaşımı için kullanmaktadır. Tıp öğrencileri de bunlara ilaveten eğitim süreçlerinde sosyal medyadan faydalanmaktadır. 

W- Sosyal medyanın hastaları ve diğer tarafı olan hekimi-sağlık işletmesini geliştirebilir veya pozitif yanları  şunlardır…….. diyebileceğimiz başlıklar var mıdır?

K.A.- Hastalar sosyal medyada sağlık bilgisi edinir, benzer sağlık sorunlarına sahip olanların deneyimlerine başvurur, hatta bazıları da buralardaki içeriğe katkıda bulunur. Hastalık deneyimleri ve tedavi seçenekleri hasta topluluklarına ait çok sayıda sitede paylaşabilmektedir. Bunun yanında daha iyi yaşam tarzı (beslenme, fiziksel egzersiz vs) ile ilgili bilgiler de çok aranmakta ve paylaşılmaktadır. Direkt sağlık çalışanlarına ve sağlık kurumlara da bu yolla ulaşarak iletişim kurabilmektedirler.

Hekimler ve sağlık kurumları da bu yolla kendini tanıtabilir, alanıyla ilgili genel tıbbi bilgiler yayabilir, meslektaşları arasında mesleki sorunlar ve klinik deneyimleri paylaşabilir. Hekimler, etik ve profesyonel olarak mesleklerinde sosyal medyayı kullandıkları sürece hem hastalara hem meslektaşlarına faydalı olabilir, aynı zamanda kendi itibarlarını ve popülerliklerini artırabilirler. Popülerlik de daha çok hastaya ulaşımı sağlayacaktır. Bunun yanında sosyal medyada hastaların önerileri, olumlu ve olumsuz görüşleri hastaları ve çalıştığı kurumun gelişmesi adına fırsat da yaratabilir.

W- Tıpta sosyal medyayı kullanımı sayesinde, hastanın ücreti daha kolay tolere etmesi hatta işlem sonrası memnuniyetini arttırması gibi bir durum söz konusu mudur?

K.A.- Hasta hekimi ya da sağlık kurumunu araştırarak geliyorsa hem ücret hem de yapılan işlemler hakkında bilgi edinmiş olarak geliyor. Bunun yanında benzer hastalığı olanlarla da çevrimiçi topluluklar yoluyla paylaşılan deneyimlere ulaşabilmekte, olası olumlu ya da olumsuz sonuçlar hakkında bilgilenmektedir. Aynı zamanda edindiği bilgilerle kişinin kendi sağlığı ile ilgili farkındalığını artmaktadır. Hatta yapılan çalışmalarda son dönem hastalarının sosyal medyadan edindiği bilgilerle bu durumu bile diğerlerinden daha iyi tolere ettiği gösterilmiştir.

W- Hekimlerin sosyal medya kullanımındaki etik sorunlar nelerdir?

K.A.- Sosyal medyaya genel olarak baktığımızda, kamu ve özel hayat arasındaki sınırlardaki bulanıklık nedeniyle, iletişimin erdemi çok sorgulanan bir alandır.Öncelikle şunu belirmek gerekirse hekimlerin mesleki hayatlarında uyması gereken etik kuralların hepsi sosyal medya için de geçerlidir.

Bunun yanında sosyal medyaya özgü etik sorunlar da vardır. Tıpta sosyal medya kullanımında etik yerine daha sık olarak profesyonellik kullanılmaktadır. Profesyonellik, aslında etikle iç içe bir kavramdır, tıbbi uygulamalarda hastanın çıkarını korumaya odaklanmıştır ve genel olarak tıp mesleğine kamunun güvenini sürdürmeyi hedef alır.  Dijital profesyonellikte ise, profesyonel değerler büyük ölçüde aynı kalmakla birlikte, dijital medya kullanımının özelliklerine göre yeniden şekillenmektedir. ‘Dijital profesyonellik’ kavramı, profesyonel dijital medyayı kullanımı sırasında, dijital medyanın fırsatları ve zorluklarında, geleneksel tıbbi profesyonellik kurallarına çerçevesinde hareket etmek anlamında kullanılmaktadır. Hekimlerin sosyal medya kullanımında, en önemli dijital profesyonellik sorunları gizlilik ve mahremiyettir.

Gizlilik kişiye odaklıdır, ne zaman ve nasıl bir paylaşımda bulunacağı kişinin kendisine aittir. Hasta çevrimiçi iletişimde kendi gizliliğini kontrol edebilir.

Mahremiyet ise bir güven ilişkisi içinde başka biriyle paylaşılan bilgilere odaklanmıştır.

Bu paylaşımların kontrolü hekime aittir. Hekim hastanın rızası olmadan onun bilgilerini başka biriyle paylaşırsa mahremiyet ihlali yapmış olur.

Hekimlerin sosyal medya kullanırken dikkat etmeleri gereken önemli bir diğer nokta ise bireye saygıdır. Bu platformlarda geç gelen hastayı eleştirmek, hastanın kilosu gibi fiziksel özellikleri nedeniyle hastayı aşağılamak, bireye saygının ihlal edildiği durumlara örnektir.

Sosyal medya kullanımında en önemli risklerden biri de uygunsuz içeriklerin paylaşımıdır.

Bir diğer etik sorun hastalar tarafından çevrimiçi iletişim başlatılması ya da arkadaşlık isteğidir. 

Hekimlerin dikkat etmesi gereken önemli bir nokta da sosyal medyada paylaştığı bilgilerin doğruluğudur.

W- Tıp alanında sosyal medya kullanımının yasal ve etik sınırları nedir?

K.A.- Biraz önce bahsettiğim gibi tıpta sosyal medya kullanımında yasal sınırlardan daha önemlisi hekimin profesyonellik kurallarına uyması, yani o konuda bir mevzuat yoksa bile hastanın çıkarlarını en önde tutmayı hedeflemesi gerekir. Bunun yanında etikle ilgili mevzuatlar sosyal medya kullanımında da geçerlidir.

W- Hastalar gerekçesi ne olursa olsun bir “reklam aracı” olarak kullanabilir mi?

K.A.- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 24. maddesi gereğince; “İcrayı sanat eden tabipler hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini ve ihtisaslarını bildiren ilânlar tertibine mezun olup diğer suretlerle ilân, reklâm vesaire yapmaları memnudur (yasaktır)” ve Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 8. Maddesine göre; “Tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine, ticari bir veçhe verilemez.

Tabip ve diş tabibi, yapacağı yayınlarda tababet mesleğinin şerefini üstün tutmaya mecbur olup, ne suretle olursa olsun, yazıların da kendi reklâmını yapamaz.

Tabip ve diş tabibi, gazetelerde ve diğer neşri vasıtalarında, reklâm mahiyetinde teşekkür ilânları yazdıramaz.”

Özel hastaneler ile ilgili yürürlükteki mevzuatlara göre sadece sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikte bilgilendirme yapabilir. Birinci fıkra hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla açılışı, hizmet alanları ve sunduğu hizmetler ile ilgili konularda toplumu bilgilendirmek amacıyla tanıtım yapabilir ve ilan verebilir (Ayakta Teşhis Ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik Madde:29)

Sosyal medya üzerinde yapılan reklamlarda da aynı mevzuat geçerlidir. Sosyal medyada reklam yasaktır ve hastalar gerekçesi ne olursa olsun reklam aracı olarak kullanılamaz.

W- Örneklendirme üzerinden gidersek; Bazı hekim veya özel sağlık işletmeleri hastasına uyguladığı bir işleme dair görselleri (hastanın kimliği gizlenmiş, kısmi perdeleme yapılmış hatta hastanın rızası alınmış olabilir) herkese açık veya takipçilerine özel olarak sosyal medya hesaplarında paylaşılmakta.
Akademik ortam dışında kısmi-tamamen kamuya açık olarak sosyal medya üzerinden yapılan bu paylaşımların amaçları neler olabilir?
Size göre bu paylaşımların tıp etiği açısından kabul edilebilirliği var mıdır?

K.A.- Bu tür paylaşımlarda hastanın rızası alınmışsa ve reklam amaçlı değilse (mesleki bilgi paylaşımı, tıp eğitimi, olgu sunumu, v.s) sorun yoktur. Fakat paylaşımlar reklam amaçlı ise ilgili mevzuat (1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 24. Maddesi ve Tıbbi Deontoloji Tüzüğü 8. Maddesi) gereğince işlem yapılır.

Burada sizin belirttiğiniz gibi öncelikle hastanın rızası alınması gerekiyor. Eğer hasta rızası alınmadan hastayla ilgili resim ya da bilgi paylaşımı varsa, şikayet durumunda Türk Ceza Kanunu’nun özel hayatın gizliliğini ihlâl, kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme başlığı altındaki 134, 135 ve 136 ve 137. maddeleri gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir.

TTB ise hazırladığı kılavuzdaki kuralları çiğneyen hekimlere sırasıyla uyarı, para ve 15 gün ila 6 ay arasında meslekten süreli men etme cezası verileceğini duyurdu.

Bunun dışında her türlü etik sorunda ilgili mevzuata uygun işlem yapılır. Fakat en önemlisi daha öncede belirttiğim gibi mevzuat dışında kalan durumlarda da hekimin kendisinin dijital profesyonellik kurullarına uymasıdır.

W- “Hekimlerin sosyal medya kullanımı ve etik” isimli 2018 başında Türkiye Halk Sağlığı Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmanız var.
Bu konuyu seçme-irdeleme sebepleriniz nelerdi?

K.A.-Bu makaleyi yazmadan önce ülkemizde hekimler ve tıp öğrencilerini sosyal medya kullanımına yönelik çalışmalar yaptık. Bu çalışmalarda hekimlerin %92,1’inin sosyal medya kullandığı, %65,4’inin de sosyal medyayı profesyonel olarak kullandığı, tıp öğrencilerinin de %93,4’ünün sosyal medya kullandığı, %89,3’ünün de sosyal medyayı profesyonel olarak kullandığı bulduk. Görüldüğü gibi ülkemizde hekimler ve tıp öğrencileri sosyal medyayı çok yaygın olarak kullanmakta. Hekimlerde mesleki faydalar, bilgi edinme ve popülerliğin, hekimleri sosyal medyaya çeken özellikler olduğu, fakat hekimlerin etik konularla ilgili endişelerinin sosyal medya kullanımına negatif etki yaptığını gördük. Tıp öğrencilerinin ise etik konular hakkında pek farkındalıklarının olmadığını saptadık.

Hekimlerin sosyal medya kullanımında etik sorunlarla ilgili bir boşluk olduğunu ve aynı zamanda ülkemizde bu konuda yayınlaşmış kılavuzlar olmadığını gördüm.

Bu nedenle bu konudaki etik sorunları ve bu sorunlara çözüm önerilerini içeren, aynı zamanda da hekimlere yönelik bu alanda hazırlanması gereken kılavuzların nasıl bir içeriğe sahip olması gerektiğini anlatan bu makaleyi yazdım.

W- Sosyal medya kullanımı üzerine dünyada ve ülkemizde bir rehber-kılavuz var mıdır?

K.A.- Dünyada birçok eğitim kurumu ve meslek örgütü sosyal medya kılavuzları geliştirmiştir. Sosyal medya kılavuzları geliştiren başlıca kurumlar ve üniversiteler; Loyala Üniversitesi Chicago Stritch Tıp Fakültesi, Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi, Mayo Clinic, Amerikan ve İngiltere Tabipler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Tıp Eyalet Kurulları Federasyonu’dur.

Kılavuzlar özellikle yeni ya da değişen alanlar için faydalıdır. Bir bilgi ya da uygulama boşluğu tespit edilmesi halinde, bu boşluğu doldurmak için kılavuzlar aranır. Kılavuzlar hatalardan kaçınmak için ya da bir hatadan sonra iyileştirme için kullanılır. Etkili kılavuzlarda beyanlar yerine anahtar konularda tartışmalar yer alır. Kılavuzlarda tavsiyeler yerine bir dizi soru ve cevaplar üzerinden tartışılır.

Türk Tabipler Birliği “Hekimler ile Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Elektronik Ortamlardaki Paylaşımlarına İlişkin Kılavuz” yayınlamıştır. Bu kılavuz belirttiğimiz kılavuz özelliklerini taşımamaktadır, direkt beyanlardan oluşmaktadır. Bu konuda ilk olması nedeniyle önemlidir ama ülkemizin gerçek kılavuzlara ihtiyaçlara vardır. Doğru ve yanlışlar vakalar üzerinden tartışılarak ortak bir yol bulunmaya çalışılmalıdır. 

W- Sosyal medya da sınırı aşan durumların karşılığı var mıdır? Denetleyici ve uygulayıcı kurumlar hangileridir?

K.A.Bunun dünyadaki örneklerine baktığımızda bu konuda denetleyici kurum öncelikle kendi çalıştığı kurum ya da tıp öğrenciyse öğrenim gördüğü kurumdur. Örneğin; Kurumsal sosyal medya politikaları olan bir tıp fakültesinde bir tıp öğrencisi hastadan izinsiz bir hastanın yatağında hastayla birlikte çektiği resmini sosyal medyada yayınladığı için disiplin suçu alabiliyor.

Maalesef bizim özel/sağlık kurumlarımız ve tıp fakültelerimizin sosyal medya politikaları olmadığı ve sosyal medya kılavuzları bulunmadığı için bu kısımda bir boşluk var.

Ülkemizde TTB’nin bu konuda girişimleri var. Dünyada da tabipler birliklerinin bu konuda kılavuzlar hazırladığını belirtmiştik. TTB’nin bu konudaki beyanlarına uymayanlara yaptırımı olabilir. Bunların dışında diğer etik uygunsuzluklardaki mevzuattaki hükümler uygulanır.

W– Son olarak sosyal medya kullanımında hekimlere tavsiyeleriniz nelerdir?

K.A.- Hekimlerin sosyal medya kullanımında etik sorunlara değinirken hastalardan gelen arkadaşlık isteği, kendi özel yaşamının hastalar tarafından görülmesi gibi sorunlardan bahsetmiştik. Bunların çözümü için önerilen yol, kişisel ve profesyonel profilleri birbirinden ayırmaktır. Bunun yanında kullanacağı profesyonel profilde kimliğini doğru belirtmesi ve özellikle bir kurumu kuruluşu ya da organizasyonu temsil etmediğini ifade etmesi gerekir.

Bunun dışında paylaşımların herkes tarafından görülmesi istenmiyorsa en yüksek gizlilik ayarlarını kullanmaları gerekir. Bireylerin sağlıkla ilgili konularda bilgi edinmek için hekimlerin sosyal medya hesaplarından faydalandığını belirtmiştik. Bunun için sadece doğru bilgileri yaymaları çok önemli. Sadece güvendikleri kaynaklardan bilgi paylaşımı yapılmalı ve bir içerik paylaşıldığında orijinal yazıyı kaynak gösterilmeli. Hastalar hekimlere kendi tıbbi durumlarıyla ilgili sorular sorabilir. Özellikle kendi hastası değilse özel tıbbi danışmanlık vermekten kaçınmaları gerekir. Asla hastayla özel bilgi paylaşmamak, hastalar ile ilgili bilgi verirken onları kimliklerini gizlemek ve gerektiğinde hastadan izin almak da dikkat edilmesi gereken önemli konulardır. 

W-  Sevgili Hocam değerli görüşlerini paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.