Ana Sayfa Ana Sayfa Sağlık Bakanlığı’nın 100 günlük icraat programı ve önemli iki madde

Sağlık Bakanlığı’nın 100 günlük icraat programı ve önemli iki madde

Prof Dr Temel YILMAZ

Yeni hükümet kurulduktan sonra alışılmadık bir olay oldu. Sağlık Bakanı Sn Fahrettin Koca, göreve başlar başlamaz hekimlerin ekonomik durumlarını iyileştirecek kararları açıkladı ve hekimler arasında büyük sempati topladı.

Son 20 yıldan bu yana genellikle sağlık bakanları (Tabii ki istisnaları var) göreve önce hekimleri hizaya sokmakla başlarken bu defa öyle olmadı.

Bu başlangıçtan sonra sağlık alanında bir şeylerin değişeceğine, hekimlerin üzerindeki ağır yük ve baskının bir nebze olsun azalacağına dair umutlarım arttı.

Bu nedenle birkaç gün önce açıklanan Sağlık Bakanlığı 100 günlük icraat programını dikkatle okudum. Programda hekimlerin özlük haklarını ele alan bir madde yoktu, ki umarım sonraki süreçte olur, Ama özellikle iki madde dikkatimi çekti.

İlk madde “Sağlık yaşam kültürünün desteklenmesi kapsamında kronik hastalıklarının ve risk faktörlerinin azaltılarak güçlü gelecek için sağlıklı nesiller oluşturulması” hedefiydi, ikincisi yine bununla bağlantılı olarak “Obezite ile mücadele kapsamında obezite mükemmeliyet merkezlerinin yaygınlaştırılması planlanması” programıydı.

Uzun yıllarını diyabet ve obezite ile mücadeleye ayırmış bir hekim olarak bu iki maddedeki bahsedilen konularda hedeflere ulaşılması için sağlık sisteminde köklü değişikliklere ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Sayın Koca bunu yapabilirse sorunun çözümü yolunda önemli adımlar atılmış olur.

ENDOKRİNOLOG SAYISI ÇOK YETERSİZ

Ancak bu mücadele programının ilk çıkış noktasının ne olacağı önemli. Çünkü hem diyabetle hem de obeziteyle mücadele için görev alacak uzmanlaşmış sağlık ekipleri yeterli değil.

Türkiye’de birçok ülkeden farklı olarak ayrı bir diyabet metabolizma ve beslenme uzmanlığı yok, bu uzmanlık alanları endokrinoloji bilim dalının içinde erimiş durumda.

ENDOKRİNOLOG SAYISI ÇOK YETERSİZ

Ancak bu mücadele programının ilk çıkış noktasının ne olacağı önemli. Çünkü hem diyabetle hem de obeziteyle mücadele için görev alacak uzmanlaşmış sağlık ekipleri yeterli değil.

Türkiye’de birçok ülkeden farklı olarak ayrı bir diyabet metabolizma ve beslenme uzmanlığı yok, bu uzmanlık alanları endokrinoloji bilim dalının içinde erimiş durumda.

OBEZİTE İLE MÜCADELEDE ORKESTRA ŞEFİ YOK

Obezite bir estetik sorun değil tıbbi medikal-bir hastalık. Obeziteye neden olan 100’ün üzerinde hastalık var ve obezitenin altında yatan asıl sağlık sorunu bulunmadan ve önlem alınmadan tedavi edilmesi mümkün değil.

Sağlık Bakanlığı’nın önümüzdeki 100 günlük icraat programında Obezite Mükemmeliyet Merkezlerinin açılması hedefleniyor. Bu merkezlerin açılması önemli bir olay ancak daha önemlisi bu merkezi yönetecek yeterli medikal kadroların bulunması.

TIPTA UZMANLIK YÖNETMELİĞİ ÇOK ESKİ

Mevcut tıpta uzmanlık yönetmeliği kökleri 1933 üniversite reformuna dayanıyor. O yıllardan bu yıllara da önemli hiçbir değişiklik olmadı. 1930’lu yıllarda genç Türkiye’nin hatta dünyanın sağlık gündeminde birinci sırada bulaşıcı hastalıklar vardı. Tüberküloz, sıtma, trahom, çiçek gibi hastalıklar o yıllarda en önemli sağlık problemiydi.

O dönemlerdeki tıp dahiliye kitaplarının üçte ikisi enfeksiyon hastalıkları ve tüberkülozla ilişkiliydi. Tıp müfredatının en önemli bölümü yine enfeksiyon hastalıkları ve bulaşıcı hastalıklarla ilgiliydi.

Doğal olarak tıpta uzmanlık alanları da gündemdeki ana sorunlarla ilgili olarak düzenlenmişti. Verem savaş merkezleri, sıtma savaş merkezleri o yıllarda kuruldu. Çok başarılı bir mücadele verildi. Ama son 40 yılda ülkenin sağlık gündemi çok değişti

21. yüzyılda artık tüberküloz, sıtma, diğer bulaşıcı hastalıklar tıp gündeminde yok.

Son 40 yıldan bu yana kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet, obezite, ülkenin en önemli sağlık problemi haline geldi.

Türkiye sağlık bütçesinin dörtte biri diyabet ve komplikasyonları için harcanıyor

Sonuçta eski tıpta uzmanlık yönetmeliğine göre uygulamada özellikle kronik hastalıklarda uzmanlaşmış sağlık kadrolarının sayısı çok yetersiz kalıyor.

Son on yıldan beri bakanlıkça yürütülen diyabetle ve obeziteyle mücadele programlarının etkili olamamasının, bu alanda önemli bir kazanımın elde edilememesinin altında yatan en önemli sebebi bence bu.

 

 

 

tamamı için kaynağa bakınız