Ana Sayfa Ana Sayfa Sürdürülebilir Ekonomi ve Kalkınma için Türkiye’de Üretmeliyiz

Sürdürülebilir Ekonomi ve Kalkınma için Türkiye’de Üretmeliyiz

Sürdürülebilir Ekonomi ve Kalkınma için Türkiye’de Üretmeliyiz


W-Yerli ilaç sanayinin yenilikçi ve vizyonel firması Koçak Farma’nın CEO’su Sn.Uzm.Dr.Hakan Koçak sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

H.K.- Orta öğrenimimi Kabataş Erkek Lisesi’nde tamamladım.1984 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi bölümünde 2 yıl mecburi hizmet yaptım. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde iç hastalıkları uzmanlığımı tamamladım. Çamlıca Askeri Hastanesi’nde askerlik görevimi yaptıktan sonra kamu hizmetinden ayrıldım ve aile şirketimiz olan Koçak Farma’ya katıldım. Halen Koçak Farma CEO-Genel Müdürü olarak görev yapmaktayım.

W- Ülkemiz ilaç sektörünün köklü kurumları arasında yer alan Koçak Farma’nın kuruluşundan bugüne uzanan başarı öyküsü hakkında bilgi alabilir miyiz?

H.K.-Koçak Farma 1971 yılında kurulmuştur. Beşeri İlaç üretimi ile faaliyetine başlamıştır. 1982 yılında birçok ilaç hammaddesini Türkiye’de ilk kez üretmiştir. Koçak Farma kuruluşundan bugüne kadar geçen 45 yıllık süreçte, 500’ü aşkın ilacı tıbbın hizmetine sunmuştur. Koçak Farma Ar-Ge merkezinde geliştirilen 80 çeşit kanser ilacını ve ilk yerli biyobenzer ilaç Enoksaparin Sodyum etken maddeli “Oksapar”ı ve İnsülin’i üreterek, sektörde yenilikçi gelişmelere öncülük etmiştir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onaylı Ar-Ge Merkezimizin kurulması da şirketimizin teknoloji, inovasyon ve rekabet gücüne önemli katkı sağlamıştır.
Ayrıca, geçtiğimiz aylarda Eczacıbaşı-Baxter serum grubu ürün ruhsatlarının, markalarının, makine ve teçhizatının satın alınarak Ayazağa/İstanbul tesislerinde intravenöz serum üretimine başlamamız da Koçak Farma’nın hedefleri açısından önemlidir. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde 140.000 m2 alanda kurulu ve 100.000 m2 kapalı alana sahip ileri teknoloji donanımlı tesisleri Türkiye’nin en büyük ilaç üretim tesisidir. ISO 2015 Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan firmamızda, yaklaşık 1200 kişi istihdam edilmektedir. Kısa sürede 300 kişi ek istihdam sağlanacaktır.

W-Koçak Farma, öncelikli olarak hangi tedavi alanlarında faaliyet gösteriyor? Biyoteknolojik ilaçla ilgili düşünceleriniz nedir?

H.K-Koçak Farma; Onkoloji, Üroloji, Kadın Doğum, Kardiyoloji, Cerrahi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Romatoloji, Çocuk Hastalıkları, Göz Hastalıkları, Endokronoloji, İnfeksiyon, Nöroloji, Psikiyatri, İç Hastalıkları, KBB, Dermatoloji başta olmak üzere tüm tedavi alanlarında ilaç üretmektedir. Gelecekte hücre ve gen tedavisine yönelik biyoteknolojik ilaçların sağladığı yeni olanaklar nedeniyle konvansiyonel ilaçların yerini alacağı kabul edilmektedir. Ayrıca koruyucu sağlık konseptinin vazgeçilmezi olan viral ve bakteriyel aşıların da çok daha fazla hayatımıza girmesi kaçınılmazdır.

Ancak, Biyoteknolojik ürünler dünyada yenidir; geliştirilmesi ve üretimi güçlü Ar-Ge desteği, ileri teknoloji, yetişmiş insan kaynağı, özel tesisi gerektiren çok bileşenli uzun bir süreçtir. İlaç sanayimizin 2023 hedeflerini gerçekleştirmesi için yerli biyoteknolojik ürün üretimi vazgeçilmezdir.

W- Yerli aktörlerin sahadan çekildiği bir dönemi yaşadık. Koçak Farma’nın böyle bir dönemde Eczacıbaşı-Baxter serum grubu ürünleri, ruhsatları, makine ve teçhizatı satın almasını değerlendirir misiniz?

H.K.- Bu satın alma Koçak’ın yatırım planı ve büyüme hedefleri kapsamında bir operasyondur. Bu satın alma ile küresel bir marka ve teknoloji Koçak Farma’nın portföyüne kazandırılmıştır. Reel sektörün misyonu; yatırım, üretim ülke ekonomisine ve kalkınmasına hizmet olmalıdır.

W-Eczacıbaşı-Baxter, Türkiye’de serum ürünleri pazarının yüzde 60’ına sahip global bir marka, bu satın almanın nedenini ve ülkemiz açısından önemi nedir?

H.K.- İntravenöz serumların tedavideki yeri ve önemi tartışmasızdır. Özellikle savaş ve ambargo gibi olağanüstü hallerde serumun yerli üretimi halk sağlığının güvencesidir. Genel olarak da yerli üretim ilacı kolaylıkla erişilebilir hale getirdiği gibi, ilacın kamu maliyesine yükünü de azaltır. Koçak Farma, halk sağlığı açısından stratejik önemi haiz serum üretimi konusunda yatırım yapmaktan mutluluk duymaktadır.

W–Her platformda Türkiye ilaç sanayi geleceğinin Ar&Ge ve inovasyonda olduğu ifade edilmektedir. Bu hedefin sektörde karşılık bulması konusundaki değerlendirmeniz nedir?

H.K.-Türkiye; Avrupa, Afrika ve Asya coğrafyasının ortasında gelişen ekonomisi, istikrarı ve alt yapısıyla güvenli bir lojistik ve ticari merkez konumunda olup, bölgesinde ilaç Ar-Ge ve üretim üssü olabilecek koşullara sahiptir.

Ancak Türkiye ilaç sektörü, sahip olduğu yetişmiş insan gücü ve teknoloji üretebilecek yetkinliğe ulaşmasına rağmen yüksek katma değerli, ileri teknoloji gerektiren onkoloji ve biyoteknoloji ürünlerinde ithalata bağımlıdır. Bu nedenle Türkiye İlaç Sanayi ihracatta ve global ilaç pazarında hak ettiği payı alamamıştır.

Türkiye ilaç sanayinin global standart ve kalitede katma değeri yüksek yenilikçi ürünler üretmesi ve Türkiye’nin ilaç üretiminde üs haline gelmesi, güçlü bir Ar-Ge yapılanması ve yeni yatırımlarla mümkündür.

W-Hızlı büyüyen dünya biyoteknolojik ilaç pazarında Türkiye’nin durumu nedir?
Koçak Farma olarak bu konudaki düşüncenizi açıklar mısınız?

H.K.- Hücre ve gen tedavisine yönelik, biyoteknoloji ürünü akıllı moleküller terapide yeni olanaklar yaratmaktadır. Başka bir anlatımla, biyoteknoloji ürünü ilaçlar yenilikçi yapıları ve tedavi üstünlükleri nedeniyle pazar payını gittikçe artırmaktadır. Dünya biyoteknolojik ilaç pazarı 2012 yılında 170 milyar USD değere ve toplam ilaç pazarının %18’ine ulaşmıştır. İlaç sektörünün geleceğini oluşturan katma değeri ve ihracat olanakları yüksek biyoteknolojik ilaca Türkiye’nin kayıtsız kalması düşünülemez.

Bu nedenle devletin biyoteknolojik ürünlerin yurt içinde geliştirilmesini ve üretimini teşvik eden politikaları ilaç sektörünün 2023 hedeflerinin realize edilmesi ve cari açığın giderilmesinde son derece önemlidir.

W- Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduğunuz bu konuda öncü nitelikteki biyoteknolojik ilaç üretim tesisleriniz, üretilecek biyoteknolojik ürünler ve Ar-Ge çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir miyiz?

H.K.- İlaç sektörünün geleceğini oluşturan biyoteknoloji dünyada yenidir. Ülkemizde ise, son yıllarda özellikle hükümetin yerli ilaç üretimi eylem planları ve yatırım teşvik politikaları ile gündeme gelmiştir.

Koçak Farma bu bağlamda, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde toplam 1.100.000.000 TL sabit yatırım kapsamında biyoteknolojik ürün üretim tesislerini kurmuştur. Sektörde öncü nitelikteki son teknoloji donanımlı tesislerde üretilecek ürünlerin Ar-Ge çalışmaları Bilim Teknoloji, Sanayi Bakanlığı’ndan onaylı Ar-Ge merkezinde yapılmaktadır. Ar-Ge merkezimizde 70 civarında uzman ve bilim insanı rekombinant DNA teknolojisi yöntemiyle Analog İnsülinler, Monoklonal Antikorlar (MAB), Bakteriyal ve Viral Aşılarla ilgili üretim çalışmalarını başarı ile yürütmektedir. 2017 yılı başında yerli İnsülin tıbbın hizmetine sunulacaktır.

W- Toplam cironuz içinde Ar-Ge ve yatırım yüzdenizi paylaşır mısınız?

H.K.-Ciromuzdaki Ar-Ge payı yaklaşık %4 civarındadır. Yatırımların realizasyonu yatırım planı çerçevesinde olmaktadır. Kuşkusuz yatırım öncesi titiz bir fizibilite çalışması yapılarak, yatırım koşulları ve finansman kaynakları değerlendirilmektedir.

W-Stratejik ürününüz İnsulin glarjin, diyabet hastalarının tedavisine ve ülke ekonomisine ne gibi katkı sağlayacaktır?

H.K.- Türkiye’de yaklaşık on milyon diyabet hastası bulunmaktadır. Bugüne kadar diyabet tedavisinde kullanılan İnsülin ilacının tümü ithalatla karşılanmaktaydı. Yerli İnsülin bu nedenle halk sağlığı açısından stratejiktir. Ayrıca yerli üretim ilaca erişimi kolaylaştırır. Ayrıca yaratacağı rekabet ortamı ile ilacın kamu maliyesine yükü de azalacaktır.

W-Ülkemizin farklı sanayi alanlarında olduğu gibi ilaç sanayinden de 2.kuşaklara geçişte sıkıntılar oldu. Başarılı bir örnek olarak bu önemli konuda size göre yapılması gerekenler neler?

H.K.- Şirketlerde “insan kaynağı” başka bir deyişle “beşeri sermaye” son derece önemlidir. Yetersiz kaptanın sevk ve idare ettiği geminin kayalıklara çarpması beklenen bir akıbettir. Bu nedenle kaptanın seçimi önemlidir. İkinci kuşakta yönetici seçiminde bir sıkıntı varsa, şirketin profesyonel kadrolarla yönetimi önemlidir. Bu yöntem şirket varlığının aile de kalmasının da  güvencesini oluşturur.

W- Bugüne kadar aldığınız önemli kurumsal ödüller hakkında bilgi verir misiniz?

H.K.- Koçak Farma 2013 ve 2016 yıllarında kanser hastalarının tedavisine yaptığı katkılardan dolayı T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından iki kez “Onkolojide Yerli Yatırım Teşvik Ödülü”ne layık görülmüştür.

Koçak Farma 2011 yılında “Onkoloji İlaçları ve Hammaddelerinin Üretimi” projesi ile, 2012 yılında “Kanda Pıhtılaşmayı Önleyen Enoksaparin Sodyum Etken Maddesi ve Bitmiş Ürün Üretimi” projesi ile, 2013 yılında “Diyabet Tedavisinde Kullanılan Biyobenzer Ürün İnsülin’in Etken Madde ve Bitmiş Ürün Olarak Üretimi” projesi ile Tübitak Teknoloji Ödülleri Büyük Ölçekli Firma kategorisinde finalist olmuştur.

Koçak Farma 2011 yılında “Onkoloji İlaçları ve Hammaddelerinin Üretimi” projesi ile 2012 yılında “Kanda Pıhtılaşmayı Önleyen Enoksaparin Sodyum Etken Maddesi ve Bitmiş Ürün Üretimi” projesi ile, 2013 yılında “Diyabet Tedavisinde Kullanılan Biyobenzer Ürün İnsülin’in Etken Madde ve Bitmiş Ürün Olarak Üretimi” projesi ile 2014 yılında “Akıllı Molekül Biyobenzer Ürün Rituximab’ın Etken Madde ve Bitmiş Ürün Olarak Üretimi” projesi ile üst üste 4 kez “Altın Havan Eczacılık Ödülü”nü almıştır.

Koçak Farma ve Yönetim Kurulu Başkanımız Ender Koçak 2016 yılı Ulusal Verem Haftasında “Tüberküloz ilaçlarının ülkemizde yerli üretimini gerçekleştirerek 45 yıldır halk sağlığına yaptığı katkılardan dolayı”, Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu tarafından ayrı ayrı ödüllendirilmişlerdir.

W-İlaç sanayi stratejik sektör ilan edildi ve ülkemizin ilaç sanayine dair “Vizyon 2023” hedefleri var. Koçak Farma olarak bu hedeflerin realizasyonu konusunda düşüncelerinizi alabilir miyiz?

H.K.- Koçak Farma kuruluşundan itibaren yenilikçi ürünlerle rekabet ve büyüme için yüksek katma değerli teknolojik yatırıma öncelik vermektedir. Hedefimiz; Türkiye ilaç sanayinin yapısal dönüşümüne öncülük ederek yüksek katma değerli inovatif ürünler üretmek, halk sağlığını ilgilendiren stratejik önemi haiz ilaçta ithalata bağımlığı ortadan kaldırmak, ihracatla sektörel dış ticaretin ekonomik büyümeye etkisini negatiften pozitife çevirmek ve ülkemizin Vizyon 2023 stratejik planı çerçevesinde bölgesel Ar-Ge ve teknolojik ilaç üretim merkezi olmasına katkıda bulunmaktır.

W- Paylaşımınız için şükranlarımızı sunar, başarılarınızın devamını dileriz