Ana Sayfa Tıp&Sağlık Kamu Sağlığına Antibiyotik Tehditi

Kamu Sağlığına Antibiyotik Tehditi

ABD merkezli saygın haber dergisi Newsweek, bundan 3 yıl önce yayınladığı haberde tıp dünyasında büyük bir antibiyotik paniği yaşandığını, bakterilerin giderek artan bir şekilde bu ilaçlara karşı dirençli hale gelmesinden endişe edildiğini yazmıştı.

Aradan geçen 3 yılın ardından aynı dergi, dünkü sayısında bu korkunun gerçek olduğunu ilan etti. Dergiye konuşan George Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr Lance Prince, ‘Kamu sağlığına yönelik tarihte karşı karşıya olunan en büyük tehditlerden biri’ diyerek ‘Daha önce antibiyotikle rahatlıkla tedavi edebildiğimiz küçük enfeksiyonları tedavi edemeyecek hale geldik’ ifadesini kullandı.

Stanford Üniversitesi’nden David Relman da, ‘Pratisyen doktorlara, ‘içinizde son dönemde antibiyotikle tedavi edemediğiniz enfeksiyonla karşılaşan var mı?’ diye sorduğumda çoğu el kaldırdı’ diye konuştu. Antibiyotiklere karşı dayanıklı bakterilerin ortaya çıkışında en önemli sorumlu bilinçsiz anitbiyotik kullanımı olarak gösteriliyor.

Hem doktorların bu ilacı çok küçük rahatsızlıklar için bile vermesi hem de hastaların çok sık antibiyotik kullanması bakterilerin de mutasyona uğrayarak kendilerini bu ilaçlara karşı dayanıklı hale getirmesine sebep oldu. ABD’deki salgın hastalıklarla mücadele eden CDC uzmanı Tom Frieden, ‘Antibiyotik sonrası döneme girmek üzereyiz’ diyerek bel soğukluğu, ishal gibi antibiyotik tedavisiyle kolayca geöen hastalıkların ölümcül hale geldiğini ve ilaçlara yanıt vermediğini söyledi.

CDC verilerine göre sadece ABD’de her yıl 2 milyon kişi antibiyotik dirençli bakterilerden enfeksiyon kapıyor, bunların 23 bini ölüyor. Anitbiyotiklerin kullanım dışı kalması tıp için kâbus anlamına gelecek. Çünkü bu ilaçlar sadece enfeksiyon tedavisinde değil, kemoterapi alan hastalar ve organ nakilleri için de kritik öneme sahip.

Doktorlar şu anki yöntemlerle antibiyotiksiz bir kalp nakli yapmanın imkânsız olduğunu belirtiyor. Bu ilaçların etkisiz kalmasının gerisinde insanlara tarafından bilinçsiz kullanılmalarının yanısıra hayvancılık sektörü tarafından da tavuk vs gibi hayvanları çabuk yetiştirmek için kullanılan antibiyotikli hormonların büyük rolünün olduğu belirtiliyor.

Sabah

Editör not: Dünyada Ruhsat Alan Yeni Sınıf Antibiyotik Yok….

‘GELİŞME HIZINI AZALTABİLİRİZ’
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk:

“İnsanlık tarihinin en önemli buluşlarından olan antibiyotikler, başta uygunsuz ve gereksiz kullanımları sonucu gelişen direnç nedeniyle etkilerini önemli oranda kaybettiler. Antibiyotikler kullanımı en fazla suiistimal edilen ilaçlar. Antibiyotikleri ne kadar daha fazla kullanırsanız direnç o kadar gelişir. Tüm dünyada gereğinden fazla, gereğinden uzun süre kullanılması direnci tetikliyor. Akılcı kullanımdediğimiz önlemlerin alınması ve bulaşıcı olan hastalıklara karşı önlemler almamız gerekiyor. Aşılanacağız ki önce hasta olmayalım, hasta olmayalımki antibiyotik kullanmayalım. Antibiyotiklere karşı direnç kazanıldığı için artık üretici firmalar antibiyotik üretmek istemiyor. Bir ilacın piyasaya çıkması için en az 10 yıllık bir süreç gerekiyor ve korkunç paralar harcanıyor. Antibiyotik tamamen etkisini yitirmez ancak bakteriyel enfeksiyon dediğimiz bazı hastalıklarda ölüm olur. Kalp kapağı gibi ameliyatlar ve kendiliğinden iyileşmeyen hastalıklar ölümle sonuçlanır. Asıl ‘antibiyotiklere nasıl daha iyi direnç kazandırılır’ diye bakmak lazım. Toplumolarak rastgele antibiyotik kullanmamamız lazım. Tehlikeyi tamamen sıfırlayamayız ama gelişme hızını ve yayılımını azaltabiliriz. Birmekanizma yerine 4-5 mekanizmaya karşı yeni teknolojiyle antibiyotik geliştirmek için çalışmalar da yapılıyor.”


‘TÜRKİYE’DE TÜKETİMDE BİLİNÇ ARTTI’
Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Altun:
“Antibiyotiklere karşı oluşan direnç konusunda Hacettepe’de yapılan araştırma, penisiline karşı direncin yükseldiği gerçeğini ortaya çıkarmıştı. Ancak bizimgünlük pratikte kullandığımız antibiyotik sayısı eski yıllara oranla giderek azaldı. Eskiden hasta antibiyotik yazılması için doktoru zorlardı ama şimdi ‘Mümkünse antibiyotik yazmayın’ diyor. Hekimler de artık tedavi rehberlerine uygun antibiyotik yazdığı için Türkiye açısından çok sorun yok ama maalesef gribal enfeksiyon gibi virüslerin yapmış olduğu enfeksiyonlarda çok sık antibiyotik kullanıldığını görüyoruz. Doktorlar kültürlere göre antibiyotik veriyor.
Türkiye’de son yıllarda antibiyotik kullanma sayısında azalma var. Türkiye’de bazı antibiyotikleri yalnızca enfeksiyon uzmanları yazabiliyor. Antibiyotiği hekim kontrolünde, uygun dozda ve sürede kullanmak önemli.”