Ana Sayfa Görüşler Tam Gün’e Çözüm!

Tam Gün’e Çözüm!

Saðlýk Bakaný Recep Akdað, tam gün düzenlemesiyle ilgili YÖK ile yürüttükleri çalýþma çerçevesinde bir metin üzerinde mutabakata vardýklarýný belirterek, ”Üzerinde prensipte anlaþtýðýmýz husus, öðretim üyesi tamamen iliþkisini koparacak üniversiteden, ayrýlmak, dýþarýda çalýþmak isteyen dýþarýda çalýþacak, ancak kendi fakültesinde sözleþmeli olarak teorik ve uygulamalý eðitim yaptýrabilecek” dedi.

Saðlýk Bakanlýðýnýn teþkilat yapýsýyla ilgili yeni düzenleme çalýþmasý sýrasýnda üzerinde durulan sözleþmeli yöneticiliðin uygulamaya geçirilmeyeceðini de bildiren Akdað, ”O bir baþka bahara kalmýþ görünüyor” diye konuþtu.

Akdað, saðlýk alanýnda tartýþýlan güncel konularla ilgili deðerlendirmelerde bulundu.

Tam Gün Yasasý ile ilgili tartýþmalar, bazý iddialar var kamuoyuna yansýyan. Üniversitelerdeki öðretim üyelerinin hangi esaslarda ameliyat, muayene yapacaðýna iliþkin YÖK ile bir metin üzerinde çalýþýlmýþtý, bu çalýþmalar ne durumda? Basýna yansýyan yeni metin iddialarý doðru mu?

Doðru. YÖK ile teknik bir heyetle çalýþma yaptýk. Bir YÖK Baþkanvekili arkadaþýmýz ve YÖK’ün hekim ve hukukçu öðretim üyeleri ile çalýþma grubu oluþturduk. Ben onlarý bakanlýða davet ettim, talepleri de oldu. Uzun uzadýya bu konularý konuþtuk. Aslýnda belirli bir metin üzerinde de mutabýk kaldýk. Þimdi bu bizim hazýrladýðýmýz, yine YÖK’te de görüþmüþtük, ama böyle bir teknik çalýþma bu kadar geniþ yapýlmamýþtý doðrusu. Þu anda geçerli olan hüküm bildiðiniz gibi mesaiden sonra dýþarýda, özelde çalýþmak isteyenlere üniversitenin içinde paralý bir hizmet verme imkaný vermiyor. Yani bir hizmet üretecek, onun karþýlýðýnda da hastanesi, sosyal güvenlikten ya da vatandaþtan para alacak. Bu imkaný kaldýrýyor. Þu andaki hüküm bu. Neden? Çünkü bu imkaný olduðu zaman dýþarýdaki muayenehane ile içeride bir iliþki kurma ortamý oluþabiliyor. Fakat bunun da mahsurlarýnýn olabileceði konuþuldu. Bunun yerine þunu yapabiliriz; yani üzerinde prensipte anlaþtýðýmýz husus, öðretim üyesi tamamen iliþkisini koparacak üniversiteden, ayrýlmak isteyen, dýþarýda çalýþmak isteyen dýþarýda çalýþacak, ancak kendi fakültesinde, o fakültenin hastanesinde sözleþmeli olarak teorik ve uygulamalý eðitim yaptýrabilecek.

Uygulamalý eðitim bizde hasta muayenesi, hastanýn yatýrýlarak takibi, ameliyatý ya da birtakým týbbi iþlemler þeklinde algýlanabilir týp fakülteleri açýsýndan, diðer fakültelerde daha farklý olabilir. Böyle bir hususta YÖK muhtemelen bize bir talepte bulunacak, biz de böyle bir talebi deðerlendireceðiz.

Ama sonuçta þu anda yazdýðýmýz hükmün de, üzerinde konuþup YÖK’ün talebi üzerine ‘evet sizin bu talebinizi de deðerlendirebiliriz’ dediðimiz hükmün de amacý ayný. Bu amaç, üniversitede çalýþan bir deðerli öðretim üyesinin dýþarýda çalýþmasý sebebiyle vatandaþý dýþarýya mahkum olmaktan, mecbur olmaktan kurtarmak ve iþletmenin de gerilemesine mani olmak. Çünkü üniversite iþletmelerinin müthiþ biçimde gerilemesine yol açýyordu eski sistem. Bir öðretim üyesi, bir hekim eðer ana kazancýný dýþarýda bir muayenehanede ya da özel hastanede yaptýðý bir iþ olarak görürse, eski sistem böyleydi, o zaman o iþletme ayakta kalmaz ki. O iþletmede iþ yapýlmýþ, yapýlmamýþ verimli olmuþ, o zaman bu dikkatten kaçmýþ olur. Þuna dikkatinizi çekmek isterim. Hiç bir özel hastane kendinde çalýþan bir hekimin baþka bir hastanede ameliyat yapmasýna, hastayý oraya götürmesine razý olmaz. Dýþarýda ayrýca muayenehane açsýn da gelsin kendi hastanesinde çalýþsýn buna da razý olmaz. Peki özel sektörün ya da vakýf üniversitelerinin hastanelerinin razý olmadýðý bir þeye devletin üniversitesinde neden razý oluyoruz? Bu kötü, köhnemiþ bir alýþkanlýktý, sistemdi, bu anormalliði þimdi normalleþtirmeye çalýþýyoruz.

Üniversitelerde öðretim üyeleri halen sözleþme imzalayarak kýsmi zamanlý çalýþabiliyor, yeni uygulamanýn bundan farký ne olacak?

Kýsmi zamanlýda kadronuz üniversite kadrosu, kýsmi zamanlý olarak orada kadrolusunuz ve zamanla kayýtlý bir iþ o. Yapacaðýnýz iþ tanýmlanmýþ deðil. Size diyorlar ki ‘sabah gel, öðlen git.’ Dolayýsýyla iþiniz tanýmlanmamýþ olduðu için bu sabah gel öðle git meselesi bahsettiðimiz dýþarý iliþki, içeri iliþkisini tam da en iyi þekilde oluþturacak bir iliþki haline dönüþtü geçmiþte. Þimdi buradaysa üniversite eðer ihtiyaç duyarsa, belli bir alanda eðitim açýsýndan özellikle ihtiyaç duyarsa o zaman hocayla haftada belli saat anlaþma yapacak, hoca gelecek dersini anlatacak, ameliyata girmesi gerekiyorsa özel bir þey öðretmek için o ameliyata girecek, onu öðretecek, ondan sonra iþine geri dönecek. Kadrosu üniversitede olmayacak. Yöneticilik de yapamayacak, oy kullanamayacak.

Geçmiþte oy da kullanýyordu part time çalýþanlar. Yani bu da iþin baþka bir boyutu. Çok açýk konuþmak lazým, seçmenleri kendisinden verimli biçimde iþ beklemesi gereken kiþiler olan bir yöneticilik yürümez. Üniversitelerde böyle bir yöneticilik modeli var. Yani ben rektör olacaðým, sizler öðretim üyeleri olacaksýnýz bir daha ki seçimde sizden oy bekliyor olacaðým, ben ancak siz bana oy verirseniz rektör oluyorum. Böyle bir þey olmaz, yani sistemin kendisinde de arýzalar var da dolayýsýyla part time çalýþan bir öðretim üyesi varsayalým ki dýþarý içeri iliþkini sürdürmeye devam ediyor. Bir taraftan da seçmen olunca iþ iyice içinden çýkýlmaz hale geliyordu. Geçmiþte öyle oldu, þimdi bu yaptýðýmýz modelde iþletmeyi korumak açýsýndan ondan da önemlisi vatandaþý korumak açýsýndan yine çok önemli bir tedbir almýþ oluyoruz. Bana göre en doðrusu bu iliþkiyi tamamen koparmaktýr. Ama zaten ilk kanunu böyle yapmýþtýk bu düzenlemeleri. Neden þimdi bu þekilde yapýyoruz? Anayasa Mahkemesi’nin gerekçelerine bakarak yapýyoruz. Anayasa Mahkemesi gerekçesinde þöyle dedi; ‘Evet meclisin iradesinin bu þekilde kanun yapmaya hakký vardýr. Biz bunu anayasaya aykýrý görmüyoruz, ancak üniversite öðretim üyesinin özel durumu sebebiyle onun bilgi ve becerisinden dýþarýda da faydalanýlmasý gerekebilir, dolayýsýyla daha farklý þekilde yapýlmalýdýr bu kanun’ anlamýna gelecek bir gerekçe yazdý. Þimdi biz bunu dikkate alarak kanun yazýyoruz.

Tam gün tartýþmalarýndan yola çýkarak, AK Parti hükümetlerinin en kýdemli 4 bakanýndan birisiniz, saðlýkta çok önemli reformlara, dönüþümlere imza attýnýz, halk memnuniyeti son derece yüksek, buna raðmen ne zaman yeni bir uygulamaya geçseniz belli çevrelerin tepkisiyle karþýlaþýyorsunuz. Bu çeliþkiyi neye baðlýyorsunuz?

Akdað: Yakýn bir zamanda CHP’nin sayýn Genel Baþkaný Kýlýçdaroðlu ile Ýstanbul’dan Erzurum’a bir seyahatimiz oldu. Uçakta yan yana oturduk. Yine bu tam günü falan da konuþtuk. Dedim ki, ‘Sayýn Genel Baþkan benim size küçük bir tavsiyem var. Lütfen bunu da Anayasa Mahkemesine götürmeyin.’ Çünkü bu tamamen halkýn yanýnda ve de üniversitenin bilimin yanýnda, araþtýrmanýn yanýnda bir teklif. Bir üniversite hocasý, kadrosu üniversitede olmasýna raðmen, dýþarýda kazanmak üzerine olan bir sistemde çalýþýyorsa, yani sistem buna mecbur ediyorsa neyin araþtýrmasýný eðitimini yapacak? Sabah geldim, öðle üzeri gittim, geldiðim vakitte de yapacak iþlerim var. Dýþarýdan getirip yatýrdýðým hastalar var. Onlarýn vizitini yapmam ilgilenmem lazým, benden bunu bekliyorlar, onun için geliyorlar muayenehaneme baþka neden gelsinler? Devletin üniversitesine gelir hizmeti orada alýrlar. Bu tamamen söylediðim gibi, yani herkesin yararýna olan bir þey sonuçta. O tek baþýna dýþarýda ben çok kazanýrým diyen kiþinin yararýna olmayabilir. Zaten sesi onlar çýkarýyorlar, ama adýnda halk olan bir parti bu yanlýþa düþmemeli. Þimdi iþitiyorum yine Anayasa Mahkemesine götürüyorlarmýþ, bu son KHK’yi. Yanlýþ yapýyorlar, tam da söylediðimiz gibi hatta þunu da söyledim, ‘Sizin bunu yapýþýnýz siyaseten bizim çok iþimize yarýyor’ dedim.

Sayýn Kýlýçdaroðlu’nun tepkisi ne oldu?

 ‘Arkadaþlar bu konuyu inceliyorlar’ dedi. ‘Siyaseten iþimize çok yarýyor’ dedim ama enerjimize yazýk, durmadan bunlarý konuþuyoruz. Halbuki 2 sene önce bu kararý verip bu kanunu yaptýðýmýz zaman ana muhalefet partisi bunu Anayasa Mahkemesine götürmemiþ olsaydý, Anayasa Mahkemesi de gerekçesini aylarca açýklamadan bazý maddelerini iptal etmemiþ olsaydý, daha sonra Danýþtayýn her bir dairesi her gün farklý bir karar veriyor olmasaydý iþimiz çok daha kolay olurdu. Bunun halkýn yararýna bir kanun olduðu açýk ve yürütmeyi durdurma ya da iptal edilen maddelerle ilgili gerekçeleri okuduðunuzda da açýkça ‘yaptýðýnýz anayasaya aykýrýdýr’ denmiyor. Bir sürü dolambaçlý cümleler var. ‘Þuradan giderse öyle olurdu, biz bunu iptal ediyoruz’ deniyor. Nitekim Danýþtay Dava Daireleri Genel Kurulu bir karar verdi, ‘hayýr’ dedi, burada anayasaya falan bir aykýrýlýk yok. Yani hukuk da kendi içinde çeliþkili kararlar vermeye baþlýyor. Açýk söyleyeyim bunda bazý lobi güçlerinin etkisinin çok yüksek olduðunu biliyorum, yakýndan biliyorum hem de. Þimdi eski düzenin devam etmesini isteyen kiþilerin içinde meþhur birtakým hocalar var ve bunlarla da çoðu zaman Ankara’da oturan insanlarýn bir þekilde münasebeti oluyor. Gidiyorsunuz orada sizin ihtiyacýnýzý karþýlýyorlar. Anadolu Ajansýnýn Genel Müdürü ya da Saðlýk Bakaný ya da bir milletvekili ya da ana muhalefet partisinin genel baþkaný gittiðinde kapýda karþýlýyorlar, gayet iþini güzel yapýyorlar hiçbir sorun yaþamýyoruz da oraya bir de Çorum’dan gelmiþ Ayþe nine olarak gidin de bir göreyim sizi bakýn neler geliyor baþýnýza? Yani hocaya ulaþmak için ben para vermek zorunda olursam böyle sosyal devlet olur mu? Bu ülkede yaþlýlar var, ihtiyacý olan kronik hastalar var ve bunlar çiftçi, küçük esnaf, memur, emekli, iþçi, yeþil kartlý… Bu insanlara hocaya ulaþmak için para vermek gerekir dediðinde büyük bir haksýzlýk yapmýþ oluyorsun. Çünkü hocalarýn çalýþtýðý bu mekanlar milletin mekanlarý. Devletin hastanesi, devletin üniversitesi diyoruz da aslýnda milletin, halkýn, bireyin kendisinin yeri burasý. Üniversiteler de böyle, devletin hastaneleri de böyle. Onun için Baþbakan þehir hastaneleri adýný koyalým dedi. Bunlarýn adý eskiden, cumhuriyetin kurulduðu dönemde millet hastanesiydi biliyor musunuz? Karþý çýkmalar, bir menfaat kaynaklý, doðrudan bireyin menfaatini ilgilendiriyor, iki CHP’nin karþý çýkmasýnda olduðu gibi küçük menfaat gruplarýnýn ya da entelektüel gruplarýn ya da meslek örgütlerinin CHP üzerindeki benim hiç anlamadýðým etkisi. Bir siyasi parti, bir ana muhalefet partisi bu etkilerle hareket eder mi?

Anadolu Ajansý olarak çýkýn sokaða Türkiye’nin 81 vilayetinde 10’ar kiþiye sorun, 810 kiþi eder, bu saðlýk bakaný, AK parti hükümeti, baþbakan devlet hastanelerinde devlet üniversitelerinde çalýþan doktorlarýn muayenehanesi olmasýn diye bir kanun yapýyor, ne derseniz, yanýnda mýsýnýz? Herhalde 810 kiþinin 800’ü ‘tabii kardeþim’ diyecektir. Bu kadar milletin ihtiyacý olan bir kanuna ana muhalefet partisi karþý çýkar mý? Çýkýyorlar, siyaseten de çok iþimize yarýyor.

BAKANLIÐIN TEÞKÝLAT YAPISINI DEÐÝÞTÝRECEK DÜZENLEME

Saðlýk Bakanlýðýnýn teþkilat yapýsýný deðiþtiren KHK çalýþmalarý gündemde. Bu hangi aþamadadýr ne tür yenilikler getiriyor? Teþkilatta birtakým yenilikler olacaðý belirtiliyor, daha somut ve net bilgiler verir misiniz?

9 senedir Türkiye’de saðlýkta dönüþüm programý büyük deðiþiklikler saðlamýþ oldu. Baþbakanýmýzýn talimatlarýyla gerçekten çok reformist bir program hazýrladýk. Reform adýný da çok kullanmadýk biz, çünkü reform biraz Türkiye’de konuþula konuþula yalama olmuþ bir kelimeydi. Onun için dönüþüm dedik, ama yapýlan iþ sonuçta adýna dönüþüm de deseniz, reform da deseniz çok önemli bir yapýsal deðiþiklik, yenilenme. Mesela biz hastanelerin hep devralýnmasýný konuþuyoruz. Ayný çatý altýnda toplandý, iþler iyi gitti diyoruz. Aslýnda SSK Hastanelerini Saðlýk Bakanlýðýnýn çatýsý altýna aldýktan sonra, eski yapý, yönetim yapýsý devam etseydi, belki de daha kötü olurdu. Ýki kötüden bir iyi çýkmaz. Ama çýktý, çünkü yapýsal dönüþüm gerçekleþtirdik. Yeni ödeme biçimleri getirdik, yeni çalýþma biçimleri oluþturduk. Yeni kurallar koyduk, çalýþanlarý motive edecek yeni usuller getirdik. Vatandaþýn, bireyin hakkýný öne aldýk. Böylece iþler düzeldi. Bunun aslýnda tamamlayýcý bir cüzü olarak da bu teþkilat yapýsýnýn deðiþtirilmesi var. Aslýnda yasayý deðiþtirmeden de teþkilat yapýsýnda çok deðiþiklikler yaptýk. Mesela bizim hastanelerimiz oldukça otonom çalýþýrlar. Biz atýyoruz yöneticilerini ama satýn almalarý, karar vermeleri, hizmet biçimlerini belirlemeleri genelde kendilerine ait. Teþkilat yasasýnda doðrusu Saðlýk Bakanlýðý olarak biz sözleþmeli yöneticilik modelini getirecek bir model üzerinde çalýþtýk. Fakat özellikle son iki hafta içerisinde ekonomi yönetimi ile Baþbakanlýkta çalýþmalarýmýz þöyle bir sonucu getirdi, böyle bir þey yapýlacaksa da kamuda belli ki tek baþýna Saðlýk Bakanlýðýnda yapýlamayacak. Kamuda bütünüyle yapýlýrsa ancak böyle bir deðiþiklik yapýlabilecek gibi görünüyor. Dolayýsýyla o bir baþka bahara kalmýþ görünüyor doðrusu. Ama bu bir model sonuçta, biz böyle bir modeli çalýþtýk ortaya koyduk.

Bunun dýþýnda köklü bir deðiþiklik aslýnda biz bakanlýkta karar verici bir kurul oluþturuyoruz. Adeta bir beyin takýmý diyebileceðimiz kural koyucu, politika geliþtirici. Politik karar vermek her zaman bakana, hükümete aittir, en önemli iþler için baþbakana aittir, ama politikalarý geliþtirirken de mutlaka teknisyenlerden çok yararlanýyoruz. Böyle bir kurul. Bu bir yenilik, inþallah yapacaðýz. Sonra bazý eski genel müdürlükleri muhtemelen yeni kurumlar haline getireceðiz. Mesela Türkiye Ýlaç ve Týbbi Malzeme Kurumu ya da Türkiye Halk Saðlýðý Kurumu gibi bazý kurumlar oluþturacaðýz. Belli baþlý deðiþiklikler bunlar. Bunun dýþýnda, Hastane Birliði Kanunumuz vardý bizim Meclis Genel Kurulu’na kadar gelmiþ onu da bir miktar deðiþtirilmiþ haliyle yine bu yasanýn içine getiriyoruz. Orada da yerel yönetim kurullarý oluþturuyorduk, onlardan vazgeçiyoruz, çünkü artýk bakanlýðýn oturmuþ iyi bir yönetim þekli var, ama o aþamada sözleþmeli yöneticilik getirebilecek, performansa baðlý olarak da bu yöneticiliði deðerlendirecek bir yönetim modelini hastanelerimize getirmiþ oluyoruz. Belli baþlý deðiþiklikler bunlar.

kaynak:Habertürk