Ana Sayfa Görüşler Saðlýk Sektörü Büyümeye Devam Edecek

Saðlýk Sektörü Büyümeye Devam Edecek

Saðlýk sektöründeki deðiþim ve dönüþüm baþ döndürdüðü kadar sorunlarýn ortaya çýkmasýn da neden oluyor. Saðlýk hizmet sunumunda mülkiyet ayrýmý, hizmet sunum omurgasý, kurumsal yapýlanma, karar alma ve uygulama süreçleri, insan kaynaklarý, planlama, ücretlendirme, sýnýflandýrma, ruhsatlandýrma ve denetim gibi konularda ciddi sorunlar gözlenmektedir. Saðlýk sektöründe yaþanan ciddi sorunlar, iyi yönetilebilirse sektörde kurumsallaþma, büyüme ve dünya ile rekabet edebilme fýrsatýný sunabilecektir.

Yaþanan sýkýntýlara raðmen saðlýk sektöründeki büyümenin devam edeceðini savunuyorum. Bu tezimi de destekleyen verileri sizlerle paylaþmak istiyorum.
Özel saðlýk sektörü Türkiye’nin en hýzlý büyüyen sektörlerinden biridir.Özel Saðlýk sektörü 2006’da %3,9, 2007’de %1,7, 2008’de %3,4, 2009 yýlýnda ise %2,4 oranýnda büyüme kaydetmiþtir. Saðlýk ve sosyal güvenlik politikalarýndaki olumsuz deðiþikliklere raðmen sektör büyümesini sürdürmüþtür. Sektörün olumlu politikalarla teþviki ve devlet politikasý ile desteklenmesi halinde önemli bir miktarda ihracatý da gerçekleþtirebilecek potansiyele sahip olduðu görülmektedir. Saðlýk Sektörünün 2008 yýlýnda 25 milyar dolar olan büyüklüðü 2010’da 50 milyar dolarý aþtý. 2011 yýlý hedefi ise 80 milyar dolar büyüklüðe ulaþmaktýr.

Saðlýk harcamalarýnda artýþ sürecek. Türkiye’de saðlýk harcamalarýndaki artýþa raðmen OECD ülkeleri saðlýk harcamalarý ile karþýlaþtýrýldýðýnda ortalamanýn altýnda olduðu (%6,08) bilinmektedir. Kiþi baþý kamu ve özel saðlýk harcamasý 2008 yýlýnda Türkiye’de sadece 812 TL iken, ABD’de bu akam 624 dolardýr. Bu veriler ýþýðýnda kiþi baþýna saðlýk harcamasýnýn OECD ortalamasýna yaklaþacaðý beklenmektedir. Buna baðlý olarak da saðlýk harcamalarýn 4-5 kat yükseleceðini ve on yýl içinde kiþi baþý saðlýk harcamasýnýn 2000 dolara ulaþacaðýný söylemek kehanet olmayacaktýr.

Türk özel saðlýk sektörünü küresel pazarda avantajlý kýlan birçok özelliði bulunmaktadýr. Bu avantajlar sektör açýsýndan çok önemli fýrsatlara dönüþtürülebilecek durumdadýr. Özel saðlýk sektörünün geliþiminin engellenmesi, ülkemiz açýsýndan küresel fýrsatlarýn da kaçýrýlmasý anlamý taþýyacaktýr. Fýrsatlarýn kaçýrýlmamasý için kamu ve özel saðlýk sektörü üst düzey bir iþbirliði içinde koordine edilmek zorundadýr. Saðlýk sektörünü küresel pazarda avantajlý kýlan bazý özellikleri þunlardýr:

· Fiyatlar diðer geliþmiþ ülkelere göre daha cazip
· Saðlýk pazarý hala bakir, saðlýk sektörü büyümeye eðiliminde
· Kiþi baþýna saðlýk harcamasý 4-5 kat yükselecek
· Orta yaþlý ve yaþlý nüfusun ihtiyaç duyacaðý týbbi hizmetlerin artmasý bekleniyor
· Özel hastane olmayan iller var
· Tedavi maliyetleri olmasý gerekenden daha aþaðýda
· Türkiye, Avrasya ülkelerine coðrafi olarak yakýn
· Türkiye’de saðlýk yatýrýmlarý uluslar arasý finansman kurumlarýnca desteklemekte
· DSÖ, AB vb. uluslar arasý örgütler Türkiye’deki saðlýk hizmetlerinin dönüþümünü model olarak göstermekte
· Bekleme Listeleri bulunmuyor
· Doktorlar iþ gücü olarak kaliteli
· Hastanelerin yatak kapasitesi yeterli
· Hastanelerin teknik donanýmlar üst düzeyde
· Hastaneler otel kadar konforlu
· Saðlýk Turizmi giderek geliþmekte

Orta yaþlý ve yaþlý nüfusun ihtiyaç duyacaðý týbbi hizmetler artacak. Küresel düzeyde nüfus artýþý, yaþlanma, kronik hastalýklarýn (obezite, diyabet vb) yaygýnlaþmasý, hasta ve hastalýk profilleri ile bunlara yönelik tedavi protokollerindeki geliþmelerin sektörün büyümesini hýzlandýracaðý tahmin ediliyor. Bu geliþmeler orta yaþlý ve yaþlý nüfusun ihtiyaç duyacaðý týbbi hizmetlerin artmasýna neden olacaktýr. Bunun sonucu olarak da gelecekte bu gruplar için özel dizayn edilmiþ týbbi hizmetlere ihtiyaç duyulacaðýný ve bu hizmetlere yönelik talebin artacaðýný göstermektedir. 2015 yýlýnda en çok týbbi bakým ihtiyacý duyacak nüfusun sayýsý 5,5 milyon artacaðý öngörülmektedir.
Saðlýk hizmeti sunan kuruluþlarýnýn yapýsý ve profili deðiþecektir. Hizmet üretme kapasitesi (bu fiziki mekan- personel – týbbi donaným kapasitesi eksikliði olan) yüksel olmayan orta büyüklükteki saðlýk kuruluþlarý kapanacak, büyük çaplý saðlýk yatýrýmlarý ayakta kalacaktýr. Bu durum rekabeti ortadan kaldýracaktýr. Rekabetin ortadan kalkmasý ile talep artacaktýr.

Artan talep nedeniyle maliyetler ön plana çýkacaktýr. Saðlýk kurumlarýnda kalite ve memnuniyet, finansman sorunlarýnýn gölgesinde kalarak geri plana itilecektir.
Saðlýk hizmeti fiyatlarý daha yükselecektir. Rekabetin ortadan kalkmasý, artan saðlýk hizmeti talebi nedeniyle saðlýk hizmeti fiyatlarý çok yükselecektir.Bu noktaya gelene kadarsözleþmesiz özel saðlýk kuruluþlarýnýn sayýsý azalacaðýndan var olan kuruluþlarýn fiyatlarý beklenmedik oranda artabilecektir. Saðlýk harcamalarýnýn cüzi bir kýsmýný ödeyerek özel hastanelerden faydalanmak isteyenlerin bu hakký elinden alýnacaktýr. Eðer özel hastaneye giderse ödeyeceði ücret bugünkü þartlara göre daha yüksek olacaktýr.

Artan saðlýk hizmeti talebi ile artan maliyetler nedeniyle koruyucu hizmetlere yönelim artacaktýr. Koruyucu hekimliðe ayrýlan kamu kaynaklarýnda bir miktar artýþ olmasý kaçýnýlmaz olacaktýr. Geçmiþ deneyimler incelendiðinde ekonomik kriz ve artan saðlýk harcamalarý nedeniyle kiþilerin özel sektöre yapmýþ olduklarý harcamalar azalma olduðu, hastalarýn hizmet alýmlarýný ertelediklerini ya da özel sektörden faydalanmayý býrakarak kamu saðlýk sektörüne yöneldiklerini göstermektedir. Saðlýk harcamalarýnýn daha verimli kullanýlmasý amacýyla Hükümet koruyucu hizmetlere daha fazla destek vermeye yönelebilecektir.

Saðlýk sektöründe özellikle hastanecilik anlamýnda kamunun aðýrlýðý devam edecektir. Saðlýk Bakanlýðý saðlýk sektörünü topluma mesaj iletmenin en önemli ve hýzlý yöntemi olarak görmeye devam edecek ve etkin rolünü kimseyle paylaþmayacaktýr. Özel hastaneler saðlýk hizmet sunum sisteminde yer alacak ama kamunun aðýrlýðý devam edecektir. Özel hastanelere saðlýk hizmet sunumu içinde biçilen rol karsýz saðlýk kuruluþlarý olacaktýr. Saðlýk hizmet sunumu açýsýndan payý %15-20 aralýðýnda olacaktýr. Ayrýca hasta kabulünde Saðlýk Bakanlýðý’nýn aðýrlýðý devam edecektir.
Özel hastane olmayan iller var. Özel sektörün büyümesinin plansýz olduðunun bir göstergesi de özel hastanelerin dengesiz daðýlýmýdýr. 2010 yýlýnda faaliyette olan 490 özel hastanenin 155’i (%32) Ýstanbul’da bulunmaktadýr. Özel sektör, planlamaya tabi tutulmasýna raðmen hala 15 ilde özel hastane bulunmamaktadýr. Her þeye raðmen saðlýk sektöründe büyüyecek çok alan var.

Piyasa yönlü geliþmeler küresel düzeyde desteklenmektedir. Birleþmiþ Milletler ve Dünya Bankasý, UNICEF (BM Çocuklara Yardým Fonu), UNFPA (BM Nüfus Fonu), UNEP (BM Çevre Programý), FAO (BM Gýda ve Tarým Fonu), ILO (Uluslararasý Çalýþma Örgütü), IMF ( Uluslararasý Para Fonu) gibi uluslararasý kuruluþlar ülkelerdeki piyasa yönlü yatýrýmlarý desteklemektedirler. Bu durum beraberinde kürsel iþbirliðini de getirmektedir. Saðlýk sektöründe ortaklýk projelerinin kapsamý geniþledikçe ve küresel iþbirliðine dayandýkça özel kuruluþlar için potansiyel pazarýn da geniþleyeceði beklenebilir.

Sonuç olarak, yukarýda ortaya koymaya çalýþtýðým gerekçeler ile ulusal saðlýk hizmet pazarýnýn hala bakir olmasý saðlýk sektöründe büyümeyi kaçýnýlmaz hale getirmektedir. Büyüme kaçýnýlmazdýr. Ancak beklenen büyümeden Türk müteþebbisleri mi yoksa uluslar arasý oyuncular mý daha fazla pay alabilecektir? Saðlýk sektörünü yönetenlerin, sektör oyuncularýnýn ve karar vericilerin geliþmeleri bir de bu pencereden deðerlendirmeleri ümidimi yinelemek istiyorum.

Büyüme hedefine ulusal ve uluslar arasý pazarlarý da dikkate alarak kilitlenmeniz dileðiyle.

Kaynak:Uzm. Süleyman Demirel