Ana Sayfa Görüşler Tam Gün Geldi, Randevu Krizi Baþladý

Tam Gün Geldi, Randevu Krizi Baþladý

Hükümet tarafýndan 26 Aðustos’ta ‘Kanun Hükmünde Kararname’yle uygulamaya konulan saðlýkta ‘Tam Gün Yasasý’ kamu ve üniversite hastanelerinde uygulanmaya baþlandý. Uygulamanýn hastalarý maðdur ettiði iddia edilirken, bazý hastanelerde hekimlerin istifa ettiði, izine ayrýldýðý, randevular konusunda sýkýntýlar yaþandýðý öne sürüldü.

Buna istinaden geçtiðimiz günlerde saðlýk çalýþanlarý, 26 Aðustos 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayýmlanan Kanun Hükmünde Kararname ile yapýlan düzenlemeyi protesto etti.

Saðlýk Bakanlýðý önünde toplanan Türk Tabipleri Birliði (TTB), Saðlýk ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasý (SES), Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu (KESK) ve bazý sivil toplum örgütlerinin üyeleri ýslýk çalarak sloganlar attý.

Protestoda Türk Tabipler Birliði Genel Baþkaný Eriþ Bilaloðlu, ”Bizim dünlerimiz onurlu, temiz ve mücadeleyle doludur. Yarýna da yine ayný mücadele içinde devam edeceðiz” diyen Bilaloðlu, söz konusu kararnamenin henüz TBMM açýlmadan, ”büyük bir aceleyle” çýkarýldýðýný, bu konuyla ilgili mücadelelerinin süreceðini söyledi.

“EÐÝTÝM FAALÝYETÝ OLURKEN NASIL AMELÝYAT YAPILMAYACAK?”

Türk Saðlýk-Sen Genel Baþkaný Önder Kahveci, yaþanan son durumu tarafýmýza deðerlendirdi. Kahveci, yeni düzenlemeye göre Doçent, profesör unvaný olanlarýn üniversite hastanelerinde eðitim faaliyetlerinin dýþýnda baþka bir faaliyete katýlamayacaklarýný belirtirken, þunlarý da söyledi: “Sýkýntýlý bir durum. Eðitim faaliyeti yaparken nasýl ameliyata yapýlmayacak bunu anlayamadýk. Hoca, ameliyathanede asistanlarýna ne gösterecek. Burada bir sýkýntý var. Öyle zannediyorum ki yeni bir dava süreci daha olacak. Bildiðim kadarýyla CHP, bu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürecek. YÖK niye konuþmuyor. YÖK’ün hastanelerinde Doçent ve Profesör unvanýna sahip kiþiler daha fazla. YÖK’ten görüþ bulamýyoruz. Neticede, taraflarla biraraya gelmenin faydalý olcaðý kannatindeyim”

“ÖLEN ÖLÜR, KALAN SAÐLAR BÝZÝMDÝR UYGULAMASI OLMAZ”
Ýstanbul Tabip Odasý Genel Sekreteri Ali Çerkezoðlu ise, “Mevcut yasa bu haliyle yangýndan mal kaçýrýr gibi uygulanýyor. Öðretim üyeleri hasta bakmýyor. Burada bir karmaþa, bir kararsýzlýk var. Hastalarýn ciddi bir maðduriyeti söz konusu.
Bu ülkede 70 yýldýr süren uygulama, öðretim üyelerinin çalýþma düzenini bir anda deðiþtirerek, tartýþmalar olmadan fiilen yürürlüðe konuldu. Öðretim üyeleri hasta bakamaz duruma girdi. Buna kimsenin hakký yok. Ameliyat olmak için sýra bekleyen hastalara bunu yapmaya haklarý yok. Bunun bir geçiþ süreci olur, bir yýllýk ya da altý aylýk. Ondan sonra uygulanýr. Bazý yerlerde hocalarýn tamamýnýn ameliyat yapamadýðý bölümler ortaya çýktý. Keyfi olarak yapýlan bir düzenleme. Sistemli yapýlmasý gerekiyýordu. Bakanlýk düzeleceðini söylüyor. “Ölen ölür, kalan saðlar bizimdir” uygulamasý olmaz. Hekimlerin, hastalarýn da taleplerinin dinlenmesi gerekir” þeklinde konuþtu.

“BÝLÝMADAMLARINA TAM GÜN ÇALIÞMAK YAKIÞIR”
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta 27 Aðustos 2011 tarihinde HABERTURK.COM Blog sayfasýnda ta ‘Kanun Hükmünde Kararname’yle uygulamaya konulan saðlýkta ‘Tam Gün Yasasý’ hakkýnda, “Buna göre üniversite öðretim üyesi, muayenehane açmasý durumunda kendi üniversitesinde sadece eðitim ve araþtýrma faaliyetlerinde bulunabilecek, hasta bakamayacak ve ameliyat yapamayacak. Daha önce sadece devlet hastaneleri baþhekimlerine getirilen “muayenehane açamama” yasaðý geniþletilerek rektör, dekan, enstitü, bölüm, anabilim ve bilim dalý baþkanlarý ile GATA’ daki doktorlar için de geçerli olacak” demiþti.

Prof. Dr. Küçükusta, uygulamaya konulan Kanun Hükmü’nde Kararname’yi yerinde bulduðunu ifade ederken, yazýsýna þöyle devam etmiþti: ” Öðretim üyeleri unvanlarý ne olursa olsun üniversitelerde tam gün çalýþmalýdýr. Bilim üretme, bilim öðretme ve bilim uygulama iddiasýndaki “bilim adamlarýna” elbette tam gün çalýþmak yakýþýr; aksi düþünülemez bile. Muayenehanede hasta bakarak, özel hastanelerde ameliyat yaparak üniversiteye de þöyle bir “ceee” diyerek bilim adamlýðý olmaz. Ben bir “bilim adamý olmadýðým” halde Tam Gün Kanunu’nu destekliyorum; iþin doðrusu budur.

Öðretim üyeleri kesin bir tercih yapmak zorundadýr: Ya üniversite ya da muayenehane veya özel hastane. Ýkisi bir arada olmaz! Hem yarým gün çalýþýp hem bilim adamý olduklarýný iddia edenler bakalým ne diyecekler?”

BAKAN AKDAÐ: ”ÝSTEYEN MÝLLETÝN HASTANESÝNDE ÇALIÞIR, ÝSTEYEN ÜNÝVERSÝTE HASTANESÝNDE ÇALIÞIR, ÝSTEYEN DE ÖZEL SEKTÖR DE ÇALIÞIR. ÝKÝSÝ BERABER OLMUYOR”
Saðlýk Bakaný Recep Akdað, uygulamaya istinaden yaptýðý açýklamada: ”Ýsteyen milletin hastanesinde çalýþýr, isteyen üniversite hastanesinde çalýþýr, isteyen de özel sektörde çalýþýr. Ýkisi beraber olmuyor, ikisi beraber olunca eðitim aksýyor, araþtýrma aksýyor. Ýkisi beraber olduðunda söylemeye dilim varmýyor ama hastaneler ticarethaneye dönüþüyor, milletin hastanesi. Buna izin vermeyeceðiz” dedi.

Týp öðrencilerinin ana þikayetinin, hocalarýnýn öðleye kadar çalýþýp muayenehanelerine gitmeleri ve asistanlarýyla iliþkilerini kesmeleri olduðunu belirten Bakan Akdað, “Biz iliþkiyi saðlayacak düzenlemeler yaptýk. Artýk hepsi tam gün çalýþýyor. Bu kanun hükmündeki kararnameyi yapmadan önce her 100 uzmanýn 97’si tam gün çalýþýyordu. Birilerinin iddia ettiði gibi ortada bir problem yok” þeklinde konuþtu.

“ORTA BÝR YOL BULUNMALI”
Hürriyet Gazetesi’nden Noyan Doðan da bugün köþesinde bu konuya deðindi. Doðan, þunlarý yazdý: “Üniversitelerdeki anlý þanlý doktorlarýn, profesörlerin kapýdan þöyle bir gözüküp, sonra; o özel hastane senin, bu özel hastane benim dolaþmasýný savunmuyorum.

Ama þu bir gerçek ki, ne doktorlarýn daha çok para kazanmak için üniversiteyi ihmal etmesi doðru, ne de yeni düzenleme sonucu zor bir tercih ile karþý karþýya býrakýlmalarý . Mutlaka bu konuda orta bir yol bulunmasý gerekiyor. Çünkü, bu iþten zarar görecek tek bir kesim var; o da, vatandaþ. Neden mi?

Üniversite hastanelerinde tedavi göremeyecek olan vatandaþ, özel muayenehanelerin yolunu tutacak. Bu da çözüm olmayacaðý gibi, halkýn cebinden de ciddi paralar çýkacak. Üniversite hastanelerinin etkinliði azalmaya baþlayacak, bundan da yine vatandaþ olumsuz etkilenecek.

Devletin saðlýkta, böyle aðýr bir yükün altýnda tek baþýna kalkmasý mümkün deðil . Kaldý ki, bugünkü kaos ortamýnýn altýnda yatan neden de zaten ekonomik. Alanýnda uzman doktorlar üniversitelerden hak ettikleri ücreti alamadýklarýndan muayenehane açýp, ekstra iþ peþinde koþuyorlar. Üniversite hastaneleri yeterli geliri elde edemeyip, kendilerini çeviremediklerinden misyonlarýný yerine getirmekte zorlanýyorlar. Devlet hastanelerinin durumu da farklý deðil. “

kaynak:Habertürk-Begüm Çelikkol