Ana Sayfa Görüşler S.B.ve Profesörler: Tam Gün maçýndaki’filler ve çimenler’

S.B.ve Profesörler: Tam Gün maçýndaki’filler ve çimenler’

Saðlýk Bakanlýðý’nýn Tam Gün konusunda ýsrarý saðlýk hizmetlerinin en ciddi kýsmýný yüklenen üniversite hastanelerine ve elbette beraberinde hasta vatandaþlara çok ciddi sorun getirdi. Bakanlar Kurulu tarafýndan kanun hükmünde kararname olarak hemen bayram öncesinde geçirilen yeni durum doçent ve profesörlere “ya hastanede tam gün çalýþacaksýnýz ya da hastanede hiç hasta göremezsiniz” demekte. “Nasýl yani?” demeyin, üniversite akademik kadrolarýnýn büyük kýsmi muayenehaneyi seçince, Medula denen merkezi kontrol sisteminden çýkarýldýlar. “Medula’da tanýmlý olmamak” demek fiilen eylemsizlik anlamýna geliyor: Hastaya el süremezler, tetkik isteyemezler, ameliyatýna (eðitim amaçlý bile olsa) giremezler.

Sakarya’dan baþvuran bir hastanýn kalýn baðýrsak kanserinin tedavisi baðýrsak dýþarý baðlanarak baþarýyla tamamlandý; ama þimdi baðýrsak içeri alýnamýyor, çünkü giriþimi yapacak doktorun uygulama hakký yok. Ýstanbul Týp Fakültesi’nde (Çapa) ciddi ameliyat sayýsý altýda bire düþtü, çünkü yapacak adam yok. Beyin Cerrahisi bölümünde hiç öðretim üyesi kalmadý, Ortopedi’de ise 3 (üç) öðretim üyesi aktif çalýþma hakkýna sahip. Benzer durum onkoloji gibi diðer önemli alanlar için de geçerli.

Hayalperest hesaplar ne bildiði belirsiz ithal doktorlarla süslenir
Saðlýk Bakaný geçtiðimiz yýl lütuf gösterip doktorlara 7000 lira maaþ vereceklerini söylemiþti. Bu rakam bir üniversite öðretim üyesine biçilen aylýk maaþ deðeri olarak hayalperest bir yaklaþýmdýr. Hesaplayalým; iyi bir çocuk hastalýklarý uzmaný (doçent ya da profesör deðil), muayenehanesinde 60 liraya hasta baksa ve günde 20 hasta görse, ayda kazanacaðý para vergi dahil 24.000 lirayý rahat rahat bulur (bildiðim bir örnektir, abartým yok). Bir uzman doktora Anadolu’da bir özel hastanede bile önerilen aylýk ücret 20-25.000 lira iken, bir doçent ya da profesörün bundan daha az kazanmasý beklenemez. Dolayýsýyla mesele maaþ olduðunda “7000 liralýk Tam Gün”ün uygulanabilmesi imkânsýzdýr.

Lakin benim derdim kimin kaç para kazandýðý deðil (helali hoþ olsun), fakir hastalar için gerekecek ciddi giriþimlerin ne ölçüde yerine getirilebildiðidir. Zengin olanlar zaten muayenehane ve özel hastane þartlarýnda tedavi görebilmekteler. Peki fakir hastanýn uygulamasý zor beyin ameliyatlarýný, uzun ve karýþýk ortopedik müdahalelerini kim yerine getirecek? Biz ne diyeceðiz bu hastalara, “Tam Gün nedeniyle hoca kalmadý, çevrenizden para toplayýn özeline gidin” tavsiyesinde mi bulunacaðýz?

Saðlýk Bakanýmýz bugüne dek pek çok iyi iþe imza attý, en azýndan amacýnda samimiydi. Sigara karþýtý kampanya samimiydi ve karþýlýk buldu. Sevk sisteminin kalkmasý saðlýða eriþimi “yine de” kolaylaþtýrdý. SGK kapsamýndaki hastalarýn ilaçlarýný istedikleri eczaneden alabilmeleri baþarýldý. Doktor kalitesiyle doðrudan iliþkili aile hekimliði sistemi amacýna ne kadar ulaþtý bilinmez, ancak hastalara katký saðladý. Bakan “hastanýn’cebinden doktorun elini çekeceðim” dedi, ama (bize aktarýlan) beraberinde de eklemiþ: “Doktorlar yavaþ yavaþ çocuklarýný özel okullardan almaya baþlasýnlar”. Kusura bakmasýn, bu ikisi tamamen farklý kavramlardýr. Bakan, para arsýzý olmuþ toplamýn yüzde 10’unu geçmeyecek bir kesim için sonuna kadar haklýdýr. Ama onlarý keseceðim diye üniversite kadrolarýnýn tümünü fiilen emekliye ayýrmak (Medula sisteminden çýkarmak) hem ciddi ve karmaþýk saðlýk hizmetlerinin sürdürülmesi, hem de yeni asistanlarýn yetiþtirilmesi açýsýndan kabul edilemez bir tutumdur. Hastayý tedavi etme hakký elinden alýnmýþ bir profesör asistanýný nasýl yetiþtirebilir, kaðýt üzerinde mi anlatacak, “hasta maketi” üzerinde mi ameliyat yaptýracak? Tedaviyi ne bildiði belirsiz ithal doktorlar mý tamamlayacak?

Þu günlerde sakýn ciddi hasta olmayýn, çünkü parasýz eriþebileceðiniz doktor yok!

Ýki kelime de Türk Tabipleri Birliði için söylemek lazým, meseleye hâla “saðlýðýn emek boyutu, hastanelerin iþletmelere dönüþtürülmesi” gibi romantik sol gözlükleriyle bakmaktan vazgeçmediler, uðurlar ola! Uzmanlýk dernekleri iki yýlý aþkýn bir süredir, yazýyla deðil, doðrudan yüzlerine söyleyerek uyarmamýza raðmen, süreci yönetmek þöyle dursun, konuyu çýkar zemininden bile çýkaramadýlar, helal olsun (I). Bilmem bugün gelinen “hastanýn tedavi hakký, saðlýða eriþim eþitliði” zaafýnda, bir zamanlar ettikleri Hipokrat yeminini hatýrlayýp kendilerine bir utanç payý biçebiliyorlar mý? Hiç sanmýyorum! Tam gün konusundaki ýsrar, ciddi hastalýðý olan ve üniversitelere gönderilen hastalar için tam bir adaletsizliktir. Bu hastalar üniversiteye eriþiyorlar, ancak içeride iþ bilen öðretim üyesi kalmadýðýndan tedaviye eriþemiyorlar. Bir hastamýz almýþ çocuðunu gelmiþ Diyarbakýr’dan. O yaþta çok çok nadir görülen sýra dýþý bir taný, kim verecek bu çocuðun tedavisini ben buna bakarým; çünkü tedaviyi belirleyebilecek kimse yok! O yüzden uyarýyorum, yaþadýðýmýz günlerde ciddi bir hastalýkla yüz yüze gelmemek için dua edin, çünkü Tam Gün kapýþmasýnda “filler ve çimenler” durumundasýnýz; filler tepiþecek, siz ezileceksiniz. Kendinizi SGK güvencesiyle tedavi ettirebileceðiniz iþin uzmaný doktor bulmanýz artýk çok çok zor.

Kaynak: Dünya gazetesi-Yavuz Dizdar