Ana Sayfa Görüşler Kadýn Saðlýk Çalýþanlarýna Þiddeti Kim Önleyecek?

Kadýn Saðlýk Çalýþanlarýna Þiddeti Kim Önleyecek?

Hekim ve saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddetle ilgili haberleri son üç dört yýldýr daha sýklýkla duymaya baþladýk. Yani insanýmýza sunulan saðlýk hizmetlerin kalitesinin artmaya baþladýðý, saðlýk hizmetlerinin reforma tabii tutulduðu, saðlýk hizmetlerine daha kolay ulaþýldýðý, saðlýk hizmet bedellerine vatandaþýn ödediði ücretin azaldýðý bir dönemde. Biraz ters gelmiyor mu size de?

Geçmiþe oranla her yýl artan hekim ve saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddet olaylarý artýk kýrmýzý alarm verirken Saðlýk Bakanlýðý, hekimleri temsil eden Türk Tabipler Birliði ve saðlýk çalýþanlarýnýn üyesi olduðu sendikalarýn gündeminde konu hala ön sýralarda yer bulmakta zorlanýyor. Toplumdaki en saygýn meslek sahipleri arasýnda görülen hekimler ve saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddet olaylarýnýn artýþý, meslek örgütlerinin konuya iliþkin söylemden ileri gitmeyen birkaç açýklamasý sonrasýnda unutuluyor.

Hekim ve saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddetin boyutunu bir araþtýrma sonucunu sizlerle paylaþarak ortaya koymak istiyorum. Saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddetin bir resmi diyebileceðimiz çalýþma Burdur-Isparta Tabip Odasý tarafýndan 2008- 2010 yýllarý arasýnda yapýlmýþ. “Hekime Yönelik Þiddet Araþtýrmasý” adýný taþýyan bu çalýþmaya göre Türkiye’de hekime yönelik uygulanan þiddetin oraný ilgilileri ve karar vericileri korkutacak düzeydedir. Bu araþtýrma verilerine göre; kamu saðlýk hizmetinde çalýþan uzman hekimler arasýnda þiddete uðrama oraný yüzde 45 olarak belirtilirken özel saðlýk hizmetlerinde çalýþan uzman hekimler arasýnda bu oran yüzde 5 olarak görülüyor. Bu veriye bakýldýðýnda kamu saðlýk kurumlarýnýn çalýþanlarýný koruyamadýðýný söylemek mümkündür. Yaþamlarý boyunca en az bir defa þiddet içeren bir olaya tanýk olduðunu söyleyen saðlýk çalýþaný oraný yüzde 96 iken, bunlarýn yüzde 64’ü en az bir defa þiddete maruz kaldýðýný belirtiyor. Sýký durun bu veri sizi ve tüm aklýselim insanlarý dehþete düþürecek düzeydedir: Þiddet uygulayanlarýn profilinin yüzde 86’sý hasta ve hasta yakýnýdýr. Aman Allah’ým bu nasýl olur? Kendisine yeniden saðlýk bulma ve þifaya kavuþma konusunda yardým eden insanlara hasta ve hasta yakýnlarýnýn yaptýðýna bakýn hele… Bu ürkütücü ve iç yakan görüntünün nedenlerinin ortaya koyulmasý için Ben Saðlýk Bakanlýðýný, Üniversiteleri, Meslek örgütlerini, Sosyoloji kürsülerinin deðerli hocalarýný acilen göreve davet ediyorum.

Sadece hastalarýn uyguladýðý þiddetin oraný ise yüzde 6 civarýndadýr. Saðlýk çalýþanlarýna uygulanan þiddetin yüzde 14’ünü de saðlýk idarecileri gerçekleþtirmiþlerdir. Þiddet uygulayanlarýn yüzde 92’sini erkekler oluþturmaktadýr.

Bakýn bu noktadan itibaren konunun baþka bir yönüne dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Yukarýda açýkladýðýmýz verilerin ne kadar ürkütücü ve korkutucu olduðunu, ne kadar rahatsýz edici olduðunu ifade etmeye çalýþtým. Birazdan yazacaklarýmýz yukarýda yazdýklarýmýzdan daha rahatsýz edici ve daha yakýcý.

Kadýna hekimlere ve saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddete dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bu araþtýrma bizlere kadýna yönelik þiddetin sadece eþler arasýnda yaþanmadýðýný göstermektedir. Saðlýk kuruluþlarýnda yaþanan þiddet olaylarýnýn baþýný da kadýn çalýþanlara yönelik þiddet olaylarý çekiyor. Hekime Yönelik Þiddet Araþtýrmasýnda sunulan verilere göre en fazla þiddete maruz kalan grubun yüzde 81 ile kadýn pratisyen hekimler olduðu belirtiliyor. Ayrýca, hemþireler arasýnda þiddete maruz kalanlarýn oranýnýn yüzde 53 olduðu belirtiliyor. Yine araþtýrma sonuçlarýna göre, daha çok kadýn hekimler ve acil servis hekimleri þiddete uðramaktadýr. Türkiye’de kadýn olmak ve kadýn hekim olmanýn zorluklarý da bu araþtýrma sayesinde bir kez daha gözler önüne seriliyor…

Kadýn çalýþanlarýn þiddet görmesinin nedeni onun toplumsal statüsü ile doðrudan iliþkili olabilir. Ya da hasta veya hasta yakýnlarýnýn fiziksel olarak kadýný daha kolay ‘gözüne kestirmesi’ nedeniyle oluyor olabilir. Ýnsanlarýn bir sebebinin olmasý bir baþkasýna þiddet uygulamasýna meþru zemin hazýrlamaz.

Böyle demekle sorun çözülür mü? Elbette çözülmez ve çözülemeyecektir. Ben konunun çözümü adýna çok süslü ve dolambaçlý þeyler söylemeyeceðim. Çözüm basittir. “Her kim þiddet uygularsa bedelini en aðýr þekilde öder” genel prensibi hayata geçirilmediði sürece soruna ne Saðlýk Bakanlýðý ve ne de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý çözüm bulamaz.

Bekleyelim bakalým sorunun çözümüne yönelik kararlýlýk hangi bakanlýk tarafýndan ortaya koyulacak.

Uzm. Süleyman Demirel
www.suleymandemirel.com.tr