Ana Sayfa Görüşler 8 bin Dr’un Muayenehane Kabusu

8 bin Dr’un Muayenehane Kabusu

Prof. Mete Ýtil, “Saðlýk Bakaný bunu idefix (saplantý) haline getirdi. Hekimlere kaçacak yer býrakmamaya çalýþýlýyor” dedi.

Bir ay sonra tüm muayenehaneler kapatýlma tehlikesiyle karþý karþýya kalacak. Saðlýk Bakanlýðý’nýn geçen yýl yayýmladýðý “Ayakta Teþhis ve Tedavi Yapýlan Özel Saðlýk Kuruluþlarý” hakkýndaki yönetmelik, bir yýldýr muayenehanesi olan hekimlerin kâbusu oldu. 3 Aðustos 2010’da çýkan yönetmelik, “muayenehanelerde olmasý gereken þartlar” nedeniyle Türk Tabipleri Birliði (TTB) tarafýndan “tuhaf maddelerin deðiþtirilmesi” gerekçesiyle yargýya götürülmüþ ve bir kýsým maddeleri iptal edilmiþti. Ancak Bakanlýk, 7 Nisan 2011’de yeni ek bir yönetmelik çýkararak durumu daha da zorlaþtýrdý. Yeni yönetmelikte yer alan kapý geniþliðinin 110 santimetre ve asansör giriþinin en az 80 santimetre olmasý gibi maddelere karþý çýkan hekimler, bu yönetmeliði de götürdükleri Danýþtay’dan yanýt bekliyor.

4 Aðustos’u bekliyorlar

TTB’ye göre, Türkiye’de yalnýzca muayenehanede çalýþan 2 bin 500 hekim var ve 110 bin hekimin içinde bu çok küçük bir oran. Yine üniversite hastanesinde çalýþýp muayenehanesi olan hekimlerin sayýsý yaklaþýk 2 bin, Saðlýk Bakanlýðý’na baðlý hastanelerde çalýþýp muayenehanesi olan doktorlarýn sayýsý da 3 bin civarýnda. Kýsacasý yönetmelik, yaklaþýk 8 bin doktorun kaderini etkileyecek gibi görünüyor.

Ýlk yönetmelik halen geçerli olduðu ve 3 Aðustos’ta süre dolduðu için þimdi herkes “4 Aðustos’ta ne olacak?” sorusunun yanýtýný bekliyor. Doktorlar, yönetmelikte aranan özelliklerin Türkiye’de hiçbir muayenehanede bulunamayacaðýný belirtirken, söz konusu özelliklerin hastanelerde ve aile hekimlerinin ofislerinde aranmadýðýna dikkat çekiyorlar. Doktorlar serbest çalýþma haklarýnýn gasp edilmesinden þikâyetçi ve muayenehaneler kapatýlýrsa artýk hastalarýn istediði doktoru seçemeyeceðine vurgu yapýyor.

‘Ýyi niyet göremiyoruz’
Özdemir Aktan, Danýþtay’ýn kararýna göre hekimleri 3 Aðustos’tan sonra bir kaosun beklediðini belirtiyor. Yönetmeliðin muayenehanelerin kapatýlmasý anlamýna geldiðini belirten Prof. Dr. Aktan þunlarý söyledi:

“Anayasa Mahkemesi geçen yýl net bir karar verdi. ‘Hekimleri tek bir yerde çalýþmaya zorlayamazsýnýz. Hekimler iþlerinin yanýnda ikinci bir iþ yapabilir’ denildi. Sonuçta anayasal bir hak olarak hekimler mesai saatinden sonra dýþarýda çalýþabilirler. Bakanlýk þimdi muayenehaneleri kapatmak için uygulanmasý mümkün olmayan, bu tür garip yönetmelikler çýkarýyor. Danýþtay, 3 Aðustos’a kadar karar vermezse, sürenin bitmesiyle birlikte muayenehaneler bir bir denetlenip hemen kapatýlacak. Burada iyi niyet göremiyoruz. Bunu serbest meslek hakkýmýzýn gaspý olarak görüyoruz. Bir emekli hekim 1500 lira civarýnda maaþ alýyor. Tabii bu parayla geçinemiyor ve muayenehane açýyor.”
‘Bireysel dava açarýz’

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneði Baþkaný Prof. Ýsmail Mete Ýtil, yönetmeliðin hekimin serbest çalýþma hakkýný elinden aldýðýný söylüyor. Bakanlýðýn yasalarla aþamadýklarý sorunlarý yönetmeliklerle aþmaya çalýþtýðýný belirten Prof. Dr. Ýtil, þu noktalara itiraz ediyor:

“Birçok devlet hastanesi, aile hekimlerinin ofislerinde bu þartlar aranmýyor. Bu tamamen özelde çalýþan, serbest çalýþan hekimleri ortadan kaldýrmaya yönelik bir giriþim. Saðlýk Bakaný artýk bunu idefix (saplantý) haline getirdi. Hiçbir geri adým atýlmýyor. Kin devam ediyor. Hekimlere kaçacak yer býrakmamaya çalýþýlýyor. Hekimi kýskaç altýna alýp bir sistemi zorla kabul ettirmeye çalýþýlýyor. Danýþtay’dan dönmezse herkes bireysel dava açacak. Bakanlýk ‘Muayenehaneleri sýfýrlayacaðýz’ diyor. Muayenehaneyi taþýmýþsýn, düzeltmiþsin, bir þey fark etmiyor. Niyet tümünü kapatmak.”

Hangi maddeler tartýþýlýyor?

Bakanlýk: “Kadýn hastalýklarý ve doðum ile üroloji muayene odalarýnda içinde sývý sabun, tuvalet kâðýdý ve kâðýt havlu gibi hijyen araçlarý bulunan tuvaletin olmasý gerekir.”
Doktorlar: “Muayene odasý hijyenik olmasý gereken bir yerdir, tuvaletin odanýn içinde bulunmasý hijyenik bir durum deðil. Hastanelerde de muayene odasý içinde tuvalet yok.”

Bakanlýk: “Tüm uzmanlýk dallarýnda olmak üzere; giriþ katta olmayan muayenehanelerin bulunduðu binada, hastanýn tekerlekli sandalyeyle girebilmesini saðlamak amacýyla, giriþi en az 80 santimetre geniþliðinde asansör olmasý gerekir. Merdivenin gerektiðinde sedyeyle hasta taþýnmasýna imkân saðlayacak þekilde, basamak yüksekliði 16-18 santimetre, basamak geniþliði 30-33 santimetreyi saðlamak kaydýyla merdiven ve sahanlýðýn geniþliði en az 1,30 metredir. Muayenehanenin giriþi, zemin seviyesinde deðilse yüzde 8 eðimli rampa yaptýrýlýr.”

Doktorlar: “Türkiye’de yönetmelikte istenen standartlara sahip bina yok. Daire giriþi ve oda kapýlarý geniþliði 110 santimetre deðildir. 110 santimetre yeni hastanelerdeki kapý ölçüsüdür. Mobil hasta yataðýnýn geçeceði geniþliktir. Oysa muayenehaneye sedyeli hasta gelmez. Bu þartlar hastanelerde, aile hekimliði merkezlerinde istenmiyor.”

Bakanlýk: “Muayenehane binasýnýn depreme dayanýklýlýk raporu gerekir.”
Doktorlar: “Ýstanbul’da birçok binanýn raporu yok. Býrakýn raporu binalarýn çoðunun ruhsatý yok. Avukat ya da banka þubesinden bunu istemiyor, zaten gerek de yok.”

kaynak: Milliyet gazetesi-Ayþegül A.Atakan