Ana Sayfa Görüşler Mesleðe Yeni Baþlayanlara Acýyorum

Mesleðe Yeni Baþlayanlara Acýyorum

Ýþ ve gelir güvencesi yok, can güvenliði tehlikede ADI DOKTOR

BAÞLARKEN
Ýþ ve gelir güvencesi yok, can güvenliði tehlikede ADI DOKTOR
Doktorlar beyaz önlükleriyle sokaklara döküldüler… Þikayetçiler… Mutsuzlar… Ýsyan ediyorlar. Saðlýkta dönüþüm politikalarý konuþulurken, hastalarý memnun ama onlar huzursuz, endiþeli, üzgün, tepkili… Mecburi hizmet aile hayatlarýný darma duman etmiþ. Öyle ki,  yaþadýklarý çýkmazdan tek kurtuluþun ölüm olduðunu düþünme noktasýna gelenler dahi var… Sistemin ne durumda olduðuna ayna tutabilmek için doktorlara, sivil toplum örgütlerine sorduk: Neden mutsuzsunuz?
Birçok e-mail aldýk, telefon görüþmeleri yaptýk. Ýçtenlikle konuþtular, sýkýntýlarýný ortaya döktüler ama büyük    kýsmý isimlerinin verilmesini istemedi. Korkuyorlar. Hep birlikte sokaða iniyor ama dertlerini tek tek dile  getirmeyi riskli görüyorlar. Ama rahatsýzlýk duyduklarý noktalar ortak… 
Doktorlar, hasta bakarken puan, döner sermaye, para düþünmek zorunda kalmaktan mutsuz. Ýþ ve gelir ve tabii ki can güvencesi altýnda mesleki saygýnlýklarýný geri istiyorlar. En az 20 yýllýk bir eðitim ve çalýþmanýn ardýndan profesör olabildikleri bir ülkede, dertlerinin sadece para kazanmak olmadýðýnýn altýný çiziyorlar. Ýþte bu yazý dizisinde doktorlarýn nelere karþý çýktýðýný, mesleki kimliklerine nasýl sahip çýkmak istediklerini kendi anlatýmlarýyla okuyacaksýnýz.

Aðýr çalýþma þartlarýna raðmen iþ ve gelir güvencelerinin olmadýðýndan sikayetçi doktorlar artýk isyan noktasýnda. Prof. Ayhan Attar, saðlýk politikalarýnýn rencide ettiði bazý doktorlarýn Türkiye’yi terk ettiðini belirtiyor. Son olarak geçen ay Ankara Üniversitesi’nden iki uzman arkadaþýnýn çalýþmak için ABD’ye gittiðini belirten Attar, ‘Hekimlerle ilgili söylenen sözlerin hiçbiri gerçek deðil. Mesleðe yeni baþlayanlara acýyorum’ diyor

AÐIR çalýþma þartlarýna raðmen, iþ, gelir konusunda geleceklerinin son derece belirsiz, can güvenliklerinin ise tehlikede olduðunu belirten doktorlar artýk isyan ediyor. Saðlýk sisteminin kötüleþmesinin sorumlusu olarak gösterildiklerini, yönetimlerin kendilerini halka öcü gibi tanýttýðýný düþünüyorlar. Öncelikle doktorlar, seslerinin duyulmamasýndan þikayetçi. Ýlk sýrada iþ güvencesi var, ikinci gelir güvencesi. Üçüncü sýrada ise kimsenin pek de aklýna gelmeyen can güvencesi geliyor. Þiddete maruz kalmaktan býkmýþlar. Doktorluk yaparken mesleklerine sürekli müdahale edilmesine de kýzgýnlar… 

BEZGÝNLÝK VE BIKKINLIK VAR
 Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneði Baþkaný Prof. Dr. Ýsmail Mete Ýtil, ‘bezginlik ve býkkýnlýk içerisindeyiz’ diye baþlýyor sözlerine… Sistemle ilgili sýkýntýlarda kendilerinin hedef gösterilmesinden rahatsýz olduklarýný dile getiren Ýtil, ‘Konuþmalarda hekimlerin para için her þeyi yapabileceklerini, muayeneden baþka derdi olmayan insanlar olduðumuzu söylüyorlar. Böyle bir þey mümkün mü? Türkiye’de 100 binin üzerinde hekim var. 3 bin doktorun muayenehanesi var. O da bir sorun ama bizim karþý çýktýðýmýz tümüyle bu deðil ki… Maalesef Türk týbbý dünya çapýnda ama bizim mesleki itibarýmýz sýfýr noktasýnda. Son derece yanlýþ. Gerek yönetimlerin doktoru ve saðlýk çalýþanýný öcü gibi gösteren tutumlarý gerekse zor ve aðýr çalýþma þartlarý sektördeki çoðu insaný isyan noktasýna getirmiþ durumda’ dedi. Vatandaþa doktorlarýn kötü gösterildiðini, bunun saðlýk sektörünü son derece mutsuz ettiðini söyleyen Prof. Dr. Ýtil’e göre, ‘Saðlýktaki iyileþmeler hekime sevgiyle, saygýyla yaklaþarak, hukuka uyarak da yapýlabilirdi. Oysa þimdi kimle konuþsanýz Saðlýk Bakaný Recep Akdað’a tepkili. Hekimi kazanmadan hiçbir saðlýk politikasý baþarýlý olamaz.’ 

HUKUK UYGULANSIN
2007’den bu yana neredeyse ayný konuda 10 yönetmelik çýktýðýný anlatan Prof. Dr. Ýtil, neredeyse bir hukukçu gibi ders çalýþtýklarýný söyledi. Ýtil, görüþlerini ‘Türkiye’de liberal ekonomi varsa, Türkiye’de gerçekten bir hukuk sistemi varsa, saðlýk alanýndaki tebliðler yönetmelikler Anayasa Mahkemesi’nin kararlarý bir heyet tarafýndan incelensin. Saðlýk Bakanlýðý’nýn uygulamalarý da incelensin. Hukuki netlik ortaya çýkacaktýr. Bizim istediðimiz son derece basit, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarý uygulansýn, hukuksal olarak doðru neyse o yapýlsýn’ sözleriyle anlattý.

SÖZLER TUTULMADI
Verilen sözlerin tutulmadýðýný da söyleyen Ýtil, ‘Kamuoyuna ‘tam gün’ün ardýndan hekimin 10 bin liranýn üzerinde para kazanacaðýný, iþ güvencesi sorunu olmayacaðýný, iyileþtirmelerin emekliliðe yansýyacaðýný söylediler. Ama hiçbiri gerçekleþmedi. Hekimin güvencesi yok. Gelecek ay bile ne kadar alabileceðini bilmiyor, emekliliðinde ne olacaðýný bilmediði bir ortama isteði dýþýnda sürüklendi’ dedi. 

TAM BÝR KARMAÞA
Ankara Týp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Attar ise saðlýk politikalarýnýn rencide ettiði bazý doktorlarýn ülkeden ayrýlmayý tercih ettiðine dikkat çekti. Sadece bu ay Ankara Üniversitesi’nden iki uzman arkadaþýnýn ABD’de çalýþmaya gittiðini söyleyen Attar, ‘Hekimlerle ilgili söylenen sözlerin hiçbiri gerçek deðil. Mesleðe yeni baþlayanlara acýyorum. Maalesef birçok meslektaþým ülkeyi terk ediyor. Þu an üniversitelerde durum tam bir karmaþa. Üniversitelerin tek düzelme umudu bence dünyayý ve üniversite gerçeðini bilen bir yönetici grubunun duruma el atmasýdýr’ diye konuþtu

EMEÐÝMÝZ UCUZLATILIYOR
Hep paranýn konuþulduðunu ancak bakýþ açýsýnda bir yanlýþ olduðunu da dile getiren Attar, bunu þöyle ifade etti: ‘Sokaktan geçen 100 kiþiye sizin para kazanmak diye bir derdiniz var mý, diye soralým. 99’unun evet dediðini duyacaksýz. Doktorlar da diðer toplum fertleri gibi çalýþmak ve karþýlýðýnda kendilerini, ailelerini geçindirmeye yeterli bir kazanç elde etmek istiyor. Her gün hekimler hakkýnda bilinçli olarak aleyhte yayýn yapýlmasý, hekim emeðinin ucuzlatýlarak hastane zincirlerine ve bunlarýn yabancý ortaklarýna sunulmasý hedeflenmektedir. Bunu yapmanýn en kýsa yolu hekimlerin kazanýlmýþ haklarýnýn ellerinden alýnmasý, ücretlerine sýnýrlamalar getirilmesidir.’

HAPÞIRANA KUÞ GRÝBÝ TEÞHÝSÝ
Önceliði eðitim olan üniversite hastanelerinde bir performans yarýþýnýn da doðru olmadýðýna dikkat çeken Prof. Dr. Attar, kalitenin nasýl düþeceðini þöyle anlattý: ‘Eðitim performansýnýn ölçüsü yetiþtirdiðiniz kiþilerin baþarýsý, sizin ulusal veya uluslararasý baþarýnýzdýr. SGK sisteminde baktýðýnýz hasta sayýsýna göre baþarýyý ölçütleyemezsiniz. Bunu planlayan kiþilerin akademik deneyimlerinin yetersiz veya büyük üniversite modellerinde yaþamamýþ, bilgisiz ve deneyimsiz kiþiler olduðunu düþünüyorum. Taþra modeliyle büyük üniversite yönetemezsin. Ufkun darsa yöneticilik vasfýn da zayýf olur. O zaman her hapþýraný kuþ gribi diye yuttururlar. Bu konuda çok kitap okudum, iþi biliyorum diyene de okuyarak piyano çalýnamayacaðýný birilerinin hatýrlatmasý gerekir.’

SÖZÜN ÖZÜ POPÜLÝZM
Dermatoloji Uzmaný, ABD’de Miami Üniversitesi Miller Týp Fakültesi’nde konuk öðretim üyeliði de yapan Prof. Dr. Rana Anadolu ise saðlýk alanýnda sorunlarýn daha derinleþeceðine dikkat çekti. Prof. Dr. Anadolu, ‘Saðlýk sektöründe hekim ve saðlýk personeli, eczacýlar, ilaç sanayii ve hastalar maðdur edilmektedir. Aslýnda amaç son derece basittir; bedava iþ gücü olacak hale getirilen hekim ve saðlýk personelinin yaný sýra sudan ucuz ilaç politikasý ile maliyetin altýna ilaç temini yoluyla yaklaþan seçimlere halkýn bu konudaki memnuniyeti ve desteðinin verdiði ivmeyle girmek. Sözün özü popülizm’ eleþtirisinde bulundu.

24 YAÞINDA ÝLK MAAÞ 45’ÝNDE ÝSE PROF.’LUK
18 yaþýnda týp fakültesine adým atan bir genç, 24 yaþýnda mezun oluyor. Ýlk maaþ iþte bu yaþta ediniliyor. Erkekler 15 ay askerlik yapýyor, 26 yaþýna geldiklerinde aþmalarý gereken TUS var. 5 yýllýk bir ihtisasýn ardýndan uzman doktor olarak mesleðe adým atýyorlar. Yaþ oluyor 31. Uzmanlýðýn ardýndan iki yýl mecburi hizmet, ardýndan üç yýl uzmanlýk derken yaþ 36 oluyor. Üç yýl da yardýmcý doçentlik var: Yaþ 39. En iyi ihtimalle 40 yaþýnda doçent olabiliyor. En az beþ yýl da profesör olmak için bekliyorlar. Yani hiç boþluk vermeden çalýþan bir doktor 45 yaþýnda profesör oluyor. 17 yýllýk bir eðitimin ardýndan alýnan ortalama ücret       3 bin lira. Eðer tek bir alanda ihtisas yapmayayým, bir de yan dalým olsun diyorsanýz üç yýl daha eðitim görmeniz gerekiyor. Bu üç yýlýn ardýndan 48 yaþýnda 1.5-2 yýl civarýnda da yine bir mecburi hizmetiniz var. Yani dörtbaþý mamur bir profesör olayým diyebileceðiniz yaþ en iyi ihtimalle 50…

BEN NE ANLARIM KARIN AÐRISINDAN
’14 yýllýk KBB uzmanýyým. 6-7 aydýr cerrahi havuz nöbeti tutuyorum. Bu nöbette görevim tüm travma hastalarýna bakmak. Ben ne anlarým karýn aðrýsýndan, bacak kýrýðýndan? Ama adým doktor. Daha kötüsü pratisyen hekimlerin çoðunu 1 haftalýk eðitimle aile hekimi yaptýklarý için (normal eðitim süresi 3 yýl) acillerde doktor kalmadý. Acil uzmanlarýnýn sayýsý da yetersiz. Þimdi bize Türkiye’nin pek çok yerinde olduðu gibi acil nöbeti de tutturacaklar. Hastaya yazýk deðil mi? Bana yazýk deðil mi? Üstelik mesleki zorunlu saðlýk sigortamýz, branþýmýz dýþýnda yapacaðýmýz hatalarýmýzý karþýlamýyor. Ýyi mi?’

YETER ARTIK BUGÜN ÖLMEK ÝSTÝYORUM
‘Mecburi hizmetimi tamamlamak üzereyim. Tayinim çýkýnca biyolog eþim özel hastanedeki görevini býraktý. Amacýmýz sadece aile bütünlüðümüzü korumaktý. Ýki yetiþkin üniversite mezunu aklý baþýnda insanýn verebildiði bu aptalca karar sonunda onca yýl eðitim almýþ, emek göstermiþ eþim iþsiz kaldý. Ýþe girebilmesi için ya 3 – 5 bin kiþinin girdiði bir sýnavda 1’inci olmak ya da KPSS diye dayatýlan sýnavdan 85-90 almak zorunda. Mecburi hizmetim her gün ýstýrap, hakaret ve kavgayla sürüyor. Aile bütünlüðüm her gün iþsiz, mutsuz eþimle yaþadýðým yeni bir kavgayla sýnýrlarýný zorluyor. Hastanedeki kavganýn gürültünün ortasýnda ‘Yeter artýk bugün ölmek istiyorum’ dualarým hep þu soruyla bölünüyor; geride kalacak kýzýmýn, eþimin güvencesi ne ki? Nasýl yaparým?’

YARIN:
-Performans sistemi hakkýnda doktorlar ne düþünüyor?
-Günde kaç hasta bakýyorlar, araþtýrmaya vakit ayýrabiliyorlar mý?
-Mesleklerine yabancýlaþtýklarýný hissediyorlar mý?

kaynak: Akþam gazetesi