Ana Sayfa Görüşler Býçak Parasý Alaný Meslekten Atýn

Býçak Parasý Alaný Meslekten Atýn

Doktorlar yanlýþ yapan meslektaþlarýnýn hatasýnýn hekimlik mesleðine mal edilmesine tepkili. Doktor Necdet Altun ‘Býçak parasý münferit, sistem doðru çalýþýyorsa hata yapan ayýklanmalý’ diyor

Ýþini düzgün yapmayan, suiistimal eden, býçak parasý alan doktorlar yok mu, var… Medyada da yer bulan bu tarz doktorlara, meslektaþlarý da öfkeli… Her meslekte olduðu gibi saðlýk sektöründe de hukuki ve etik kurallara uymayanlarýn olduðunu ancak bunlarýn azýnlýkta kaldýðýný söylüyorlar. Görüþmelerimizde ve gönderdikleri mektuplarda mesleki itibarsýzlýða uðradýklarýný söyleyen doktorlar, bu ‘küçük azýnlýðýn’ yaptýklarýnýn tüm camiaya mal edilmesine de tepkili. Doktorlara göre ‘býçak parasý’ münferit ve gerekçe olarak sunulmamalý.

Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Altun’un bu konudaki önerisi ise gayet net: Eðer iþleyen, düzgün bir sisteminiz varsa; iþini düzgün yapmayan, dahasý suiistimal edeni ya düzeltirsiniz, ya da sistemden çýkartýrsýnýz. Altun, ‘Maalesef bizi yönetenler tarafýndan, doktorlarýn dertlerinin sadece para olduðu konusunda duygu sömürüsü yapýlmaya çalýþýyor’ diyor.
Saðlýkta dönüþüm politikasýnýn en çok ses getiren ‘hastalar ücretsiz saðlýk alacak’ ifadesinin geçerli olamayacaðýný ileri süren Prof. Dr. Altun, konuya iliþkin görüþlerini de þöyle anlatýyor:

‘Serbest piyasa ekonomisi koþullarýnýn yürürlükte olduðu ülkemizde, vatandaþlarýn ya doðrudan ya da saðlýk sigortalarý aracýlýðýyla para ödeyip hizmet aldýðý sistem uygulanmaktadýr. Özel saðlýk yatýrýmlarý, þu andaki iktidar döneminde teþvik edilmiþ, son sekiz yýlda hýz kazanmýþ, özel hastane zincirleri oluþmuþtur. Hal böyleyken ‘saðlýk için hastalarýmýz ücret ödemeyecek’ iddiasý gerçekçi deðildir. Ülkemizdeki saðlýk hizmeti paralýdýr. Çalýþanlar, gelecekte alacaklarý muhtemel saðlýk hizmetinin parasýný, ücretlerinden yapýlan kesinti ile peþin olarak ödemektedir. Yani, ‘muayenehaneleri kapatarak, vatandaþýn saðlýk için cebinden para vermesini engelledim’ söylemi gerçeði ifade etmez. Ancak burada asýl gözden kaçýrýlan, hekimlere, yasalarla verilmiþ olan mesleklerini serbest icra etme hakkýnýn ellerinden alýnmýþ ve hastalarýn da hekim seçme haklarýnýn ortadan kaldýrýlmýþ olmasýdýr.’

YÖK bizlere önderlik etsin BÝRLÝKTE ÇÖZÜM BULALIM
Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Çetin Erol da sorunlarýn çözümü için ‘Üniversite hastanelerinin rektörleri, dekanlarý ve baþhekimleri YÖK Baþkaný’nýn baþkanlýðýnda toplanarak çözüm bulup önerilerini siyasi otoriteye iletmelidirler. Çünkü bizim üst sorumlumuz YÖK Baþkaný’dýr’ önerisinde bulunuyor.

Prof. Dr. Erol, ‘Üniversite hastaneleri diðer saðlýk kuruluþlarýndan ayrý deðerlendirilmelidir. Üniversite hastaneleri týp doktorlarýnýn eðitildiði, bilimsel araþtýrmalarýn yapýldýðý ve en üst düzeyde hasta bakýmýnýn yapýldýðý yerlerdir. Birinci amaçlarý rutin hasta bakma deðildir. Bu nedenle performans sisteminin buralarda uygulanmasý doðru deðil. Bu tür bir uygulama üniversite hastanelerini asýl amaçlarýndan uzaklaþtýrýr’ diye konuþuyor.
Erol, üniversitelerde öðretim üyelerine tatmin edici bir maaþ verilerek, bilimsel performansýn göz ardý edilmemesine de dikkat çekiyor.

ÜNÝVERSÝTEDE HÝZMET VERÝRSEK NASIL TIP ÖÐRENCÝSÝ YETÝÞTÝRECEÐÝZ
Altun, sosyal güvenlik kuruluþlarýnýn bir çatý altýnda toplanmasýnýn olumlu olduðuna da dikkat çekerek, ‘SGK’ya kayýtlý her çalýþan istediði hastaneye baþvurabilmektedir. Bu halk arasýnda büyük bir memnuniyet yaratmýþtýr. Ancak burada halkýmýzýn sonradan sakýncalarýný göreceði yanlýþ bir uygulama vardýr. Üniversite hastaneleri, eðitim ve araþtýrma hastaneleridir. Eðer, hizmet hastanesi olarak çalýþtýrýrsanýz, eðitim ve araþtýrma iþlevini engellemiþ olursunuz. Bunun olumsuz sonuçlarý da zamanla ortaya çýkar’ dedi.

30 yýllýk doktor olan Altun’a göre en büyük sýkýntý doktorlarýn ‘yabancýlaþtýrýlmasý’… Duygusal olarak hekimlik onurunun zedelendiðini anlatan Altun, duygularýný þöyle ifade ediyor: ‘1981’de hekim oldum. Zamanla hekimler kazaným elde edemedikleri gibi, kazanýlmýþ haklarýný da kaybettiler. Öðrencilerimin neredeyse tümü bu mesleði seçmiþ olmaktan piþmandýr ve gelecekle ilgi kaygý duymaktadýr. Hekimlik sadece bir meslek deðildir. Bir yaþam biçimidir. Çünkü bir hekimin özel hayatý yoktur, baþkalarý için adanmýþ bir hayatý yaþarlar. Toplumda bir türlü anlaþýlmayan hekim, mesleðine deðil ama kendini topluma yabancý hissetmektedir.’

Mezuniyet de zor, diploma da
– Üniversiteden mezun olduðu halde kendisine hak ettiði diplomasý verilmeyen, doktorlar dýþýnda baþka bir üniversite mezunu var mýdýr?
– Mesleki sorumluluk sigortasý yaptýrmak zorunda olan ve bunu kendi ücreti ile ödemek zorunda kalan baþka bir meslek erbabý var mýdýr?
– Saðlýk sistemi, alt yapý sorunlarý, donaným eksikliði, yardýmcý saðlýk personeli, idari sorunlar nedeniyle de olsa, hastalarýn baþýna bir sorun geldiðinde suçlanan ve tazminat ödemek zorunda býrakýlan baþka bir meslek grubu var mýdýr?
– Mahkemelerde süreduran, zaman aþýmýna uðrayýp bu nedenle suçlularýn serbest býrakýldýðý davalarda, hiçbir adalet mensubu suçlanmazken, saðlýk hizmeti aksadýðýnda ya da tedavilerde istenmeyen sonuçlar ortaya çýktýðýnda hekimler neden suçlanýp, cezalandýrýlýr?

YENÝ FAKÜLTELERDE HASTANE YOK
Prof. Dr. Altun, son yýllarda açýlan týp fakülteleriyle ilgili de þöyle bir eleþtiri getiriyor:
‘Bu fakültelerin birçoðunun hastanesi yok. Olanlarýn da donanýmý ve eðitim kadrosu yetersiz. Bu kadar çok týp fakültesi açýlmasý bilim çevreleri tarafýndan hep eleþtirildi. Bu arada Saðlýk Bakanlýðý birçok ilde eðitim ve araþtýrma hastanesi kurmaya baþladý. Batýda, mesleki eðitim ve araþtýrma özerk bilimsel kuruluþlar yani üniversitelerin görevi iken bu yatýrýmlar toplum tarafýndan olumlu saðlýk yatýrýmlarý olarak algýlandý. Sonra Saðlýk Bakanlýðý bir yönetmelik hazýrladý. Bu yönetmeliðe göre, ‘nüfusu 800 binin altýnda olan illerde eðer týp fakültesi varsa ve o ilde saðlýk bakanlýðýna ait bir eðitim araþtýrma hastanesi varsa, bu hastane týp fakültesinin eðitim hastanesi olarak kullanýlacaktýr’ denildi. Ancak bu hastanenin idari ve mali yönetimi Saðlýk Bakanlýðý’nýn elinde olacak. Ýlk bakýþta mantýklý ve masum gibi görülen bu uygulamanýn sonucu þu; üniversite hastaneleri birer birer Saðlýk Bakanlýðý’nýn kontrolüne geçecek.’

Genç hekimler umutsuz
‘Saðlýkta dönüþüm programý ve doktorlara olanlardan en çok biz genç hekimler etkilendik galiba. Oysa biz ne býçak parasý bilirdik ne baþka bir þey. Tek bildiðimiz çalýþmak, çalýþmak ve çalýþmaktý…
Ayda on beþ gece evimizden uzakta geçirdiðimiz asistanlýk günleri, yaþýtlarýmýz meslek sahibi olmuþ hayata atýlmýþken hala üç kuruþa amele gibi çalýþmalarýmýz elbet son bulacaktý. Derken asistanlýk bitti. Bu kez evimizi barkýmýzý býrakýp mecburi hizmete gitmemiz istendi bizden. Ýki yýllýðýna… Bir sürümüzün küçük bebekleri, eþleri vardý. Ayrýldýk býraktýk gittik. Bir sürü insanýn evliliði bozuldu, hayatý darmadaðýn oldu.
Büyük þehirlerden gidince ilk þoklarýmýzý yaþadýk. Mecburi hizmete baþladýðým gün baþhekim yardýmcýsýnýn 100 hastaya nasýl bakýlacaðý ile ilgili formülleri dinlerken içimden gülsem de bir süre sonra bunlarý uygulamaktan baþka çarem olmadýðýný anladým. Kimse gerçekte ne yapýldýðýyla ilgilenmiyordu çünkü. Önemli olan 100 hastaya bakýlmýþ görünmesiydi, ne hasta ne doktor kimsenin umurunda deðildi. Bu sistemden bir sürü hasta zarar görüyordu ama hastalar farkýnda deðildi. Pratisyen hekiminden, akademisyenine kadar bir avuç iþini bilen azýnlýðý dýþarýda tutarsak hiçbir meslek gurubu bu denli eziyet görmedi. Ancak bu sistem doktordan çok halka zarar verdi bunun anlaþýlmasý biraz zaman alabilir. Anlaþýldýðýnda çok geç olacak.
Ben bir hekim olarak bu sistemde hastaya faydalý olamýyorum. Ve bir hekim için bu kadar emek verdiði iþini iyi yapamamaktan daha kötüsü yoktur…’

Tahsil çok hak yok
‘Doktorlar generallerden daha fazla tahsil yapýyorlar. Onlar öldürme bizler yaþatma eðitimi alýyoruz. Bizler görünmeyen mikroplarla onlar görünenlerle mücadele ediyorlar.. Özlük haklarýna bakarsanýz uçurumlarý fark edersiniz. Serbest çalýþan avukat yazýhanede aldýðý davayý nasýl adliyede takip ediyorlarsa, doktor da muayenehanesinde gördüðü hastayý, hastanede takip edebilmelidir.’

‘Geri ödeme þartlarýyla iyi taný ve tedavi çok güç’
Ýstanbul’da bir üniversite hastanesinde çalýþan 12 yýllýk bir profesör, saðlýkta reform çalýþmalarýný þöyle deðerlendirdiklerini söylüyor:
‘Tabii ki daha iyi saðlýk hizmeti vermek adýna yapýlan reform çalýþmalarý var. Bugün, iyi çalýþan bir 112 acil servisinin olmasý, tüm hastanelerin tek bir çatý altýnda birleþtirilmiþ olmasý, vatandaþlarýn sadece T.C. kimlik numaralarý ile birçok iþlerini halledebiliyor olmalarý gibi her kesimden olumlu geri bildirim alan uygulamalar var. Fakat aslýnda reform adý altýnda temelde yapýlmak istenen þey bütçedeki tüm saðlýk harcamalarýný azaltmak, belki zamanla iyi çalýþan kamu hastanelerini de özelleþtirmek suretiyle saðlýk hizmeti sunma iþini özel sektöre ihale etmek ve bu amaçla da en ekonomik iþgücünü yaratmak.’

Devletin geri ödeme þartlarýyla yüksek teknolojiye dayalý taný ve tedavi amaçlý bir saðlýk hizmeti sunmanýn da gittikçe güçleþtiðini ifade eden profesör, þu iddialarda bulunuyor:

‘Kurumlarýn, özellikle üniversite hastanelerinin, hasta tedavi hizmeti karþýlýðý kestiði faturalarýn çok önemli bir kýsmý SUT’ta öngörülen fiyatlarý aþtýðý için geri ödenmeden dönmekte. Bu durumda bu hizmeti vermeye devam edip kurumunuza zarar ettirmek veya verdiðiniz saðlýk hizmetin kalitesini düþürerek hastaya eksik hizmet sunmak arasýnda bir seçim yapmak zorunda kalýnmakta. Yani aslýnda reform adý altýnda saðlýk kurumlarýna söylenen þudur: Hastalara bekletmeden randevu verin, ucuz ve basit testleri hemen yapýn, üst düzey taný ve tedavi gerektiren pahalý hiçbir iþlem yapmayýn. Yaparsanýz biz bunu size ödemeyiz. Bu durum SGK anlaþmalý olan özel hastaneler için de geçerlidir. Ancak özel hastaneler, hastalardan deðiþik oranlarda fark talep edebildikleri için bu sorun kýsmen çözülmektedir. Ve çok ilginçtir, alýnan bazý duyumlara göre, özel hastaneler faturalama ve devletten geri ödeme alabilme iþlemlerinin ‘inceliklerini’ bilen, SGK faturalamadan ayrýlma memurlarla oldukça
iyi ücretlerle anlaþmalar yapmaktadýrlar.’

kaynak: Akþam gazetesi-Türkan Yýlmazer