Ana Sayfa Görüşler Mecburi Hizmet Anayasaya Aykýrý Deðil!

Mecburi Hizmet Anayasaya Aykýrý Deðil!

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARI

Anayasa Mahkemesi Baþkanlýðýndan:

Esas Sayýsý : 2007/24

Karar Sayýsý : 2010/113

Karar Günü : 16.12.2010

ÝTÝRAZ YOLUNA BAÞVURAN : Ankara 7. Ýdare Mahkemesi

(E:2007/24, E:2007/25)

ÝTÝRAZLARIN KONUSU: 21.6.2005 günlü, 5371 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Temel Kanunu, Saðlýk Personelinin Tazminat ve Çalýþma Esaslarýna Dair Kanun, Devlet Memurlarý Kanunu ve Tababet ve Þuabatý San’atlarýnýn Tarzý Ýcrasýna Dair Kanun ile Saðlýk Bakanlýðýnýn Teþkilat ve Görevleri Hakkýnda Kanun Hükmünde Kararnamede Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun’un;

1- 1. maddesiyle 7.5.1987 günlü, 3359 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen Ek Madde 4’ün üçüncü fýkrasýnýn,

2- 2. maddesiyle 3359 sayýlý Yasa’ya eklenen Geçici Madde 6’nýn,

Anayasa’nýn 5., 10., 11., 13. ve 18. maddelerine aykýrýlýðý savýyla iptali istemidir.

I- OLAY

Tabip olan davacýlarýn Devlet hizmeti yükümlülüðü kurasýna tabi tutulmalarýna iliþkin iþlemlerin iptali istemiyle açýlan davalarda, itiraz konusu kurallarýn Anayasa’ya aykýrý olduðu kanýsýna varan Mahkeme iptali için baþvurmuþtur.

II- ÝTÝRAZLARIN GEREKÇESÝ

Baþvuru kararlarýnýn gerekçe bölümü þöyledir:

“Anayasanýn çalýþma hürriyeti ve kiþilerin öðrenim ve mesleklerini seçme haklarý ve temel insan haklarý çerçevesinde, kiþilerin tercih ederek mezun olduklarý Yüksek öðretim kurumunun, salt mezun olunmasý nedeniyle saðladýðý, “serbest meslek statüsünün” (doktor diþ hekimi, veteriner, eczacý, mühendis, kimyager vb) engellenmesi mümkün deðildir. Ýlgililer mezun olduklarý okulun kendileri için saðladýðý mesleki unvan (örneðin makina mühendisi) nedeniyle serbest veya kamuda çalýþmak isteyebilirler. Kamu kurum ve kuruluþlarýnda çalýþmak isteyenlerin, ilgili kurum mevzuatý ile belirlenen objektif ölçütler ve mevzuatla getirilen koþullarý taþýmalarý, özel ve serbest olarak mesleklerini icra etmek isteyenlerin ise, meslek odalarýnca belirlenen (staj vb) koþullarý yerine getirmeleri esastýr. Bazý meslek gruplarýnda ise özel büro, ofis vb. iþyerlerinin açýlmasý için mezuniyet ile alýnan görev unvaný yeterli olmaktadýr.

Zorunlu hizmet ise, sadece burslu veya zorunlu hizmet yükümlülüðü altýnda öðrenim, doktora vb. çalýþma yapanlara uygulanabilecek bir durum olmakla birlikte, ülkenin temel gereksinimleri ve devletin ana iþlevlerini (Eðitim, saðlýk, asayiþ gibi) dengeli ve coðrafî bölgeler açýsýndan eþit yürütebilmesi için, kamu kurum ve kuruluþlarýnda çalýþmak (olayda doktor olarak atanmak) üzere baþvuranlara, gereksinim olan bölgeler için, mecburi hizmet yükümlülüðü getirilerek, kura çektirilmesi yolunda, yasal düzenleme yapýlmasý, hususu da kabul edilebilir. Zira, bu þekilde, Týp Fakültesini bitirerek, kamu kurumlarýna doktor olarak atanmak için baþvuran kiþinin, sadece görev yeri kura ile saptanmaktadýr. Ancak, Kamu kurum ve kuruluþlarýnda, çalýþma yolunda baþvurusu bulunmayan bir týp fakültesi mezununun, serbest ve özel olarak (yurt içi veya yurt dýþýnda) çalýþma veya hiç çalýþmayarak sadece Týpta Uzmanlýk, doktora vb. bir sýnava hazýrlanmayý tercih etme hakkýnýn, Yasa ile dahi ortadan kaldýrýlmasý ve talep olmadan zorunlu hizmet kurasýna tabi tutulmasý, Anayasaya ve Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesinin 4. maddesindeki zorla çalýþtýrma yasaðýna, açýkça aykýrýdýr.

Dava, Kadir Has Üniversitesi Týp Fakültesi mezunu olan davacýnýn, zorunlu Devlet Hizmeti yükümlülüðü için 30.9.2005 tarihinde kuraya tabi tutulmasý iþleminin iptali ile 5371 sayýlý Kanunla Çeþitli Kanunlara eklenen Ek Madde 3, 4, 5, 6 ve Geçici 6. maddenin Anayasaya aykýrýlýk iddiasýyla Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi istemiyle açýlmýþtýr.

Anayasanýn 5. maddesinde; “… kiþinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle baðdaþmayacak surette sýnýrlayan siyasal ekonomik ve sosyal engelleri kaldýrmak insanýn maddi ve manevi varlýðýnýn geliþmesi için gerekli þartlarý hazýrlamak devletin temel amaç ve görevleri arasýnda sayýlmýþtýr.

Anayasanýn 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyetinin sosyal bir devlet olduðu, 10 uncu maddesinde, “…herkesin… ayrým gözetilmeksizin kanun önünde eþit olduðu”, 18 inci maddesinde “zorla çalýþtýrmanýn yasak olduðu, ancak ülke ihtiyaçlarýnýn zorunlu kýldýðý alanlarda öngörülen vatandaþlýk ödevi niteliðinde beden ve fikir çalýþmalarýnýn zorla çalýþtýrma sayýlmayacaðý, belirtilmektedir.

3359 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Temel Kanununda “Saðlýk kurum ve kuruluþlarý yurt sathýnda eþit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak þekilde Saðlýk Bakanlýðý’nca, diðer ilgili Bakanlýklarýn da görüþü alýnarak planlanýr, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve

geliþtirilir… Bütün saðlýk kurum ve kuruluþlarý ile saðlýk personelinin ülke sathýnda dengeli

daðýlýmý ve yaygýnlaþtýrýlmasý esastýr… Saðlýk Bakanlýðý saðlýk ve yardýmcý saðlýk

personelinin ülke sathýnda dengeli daðýlýmýný saðlamak üzere istihdam planlamasý yapar,

ülke ihtiyacýna uygun nitelikli saðlýk personeli yetiþtirilmesi amacýyla hizmet öncesi eðitim

programlarý için Yükseköðretim Kurulu ile koordinasyon saðlar…” hükümlerine yer verilerek saðlýk hizmetlerinin temel esaslarý belirlenmiþtir.

5.7.2005 tarih ve 25866 sayýlý Resmi Gazetede yayýmlanarak yürürlüðe giren 5371 sayýlý Kanunun 1 inci maddesiyle 3359 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Kanununa eklenen, Ek 3 üncü maddede “Ýlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dýþýnda öðrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlýk eðitimini tamamlayarak uzman tabip unvanýný kazananlar, her eðitimleri için ayrý ayrý olmak kaydý ile Devlet Planlama Teþkilatý Müsteþarlýðý tarafýndan hazýrlanan ilçelerin Sosyo-Ekonomik Geliþmiþlik sýralamasýnda yer alan; … sözleþmeli saðlýk personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler” hükmü, ayný Kanuna eklenen ek 4 üncü maddede “Týp fakülteleri dekanlýklarý ve eðitim hastaneleri

baþtabiplikleri, mezun olan veya uzman tabiplerin isim ve adreslerini on beþ gün içinde

Saðlýk Bakanlýðýna bildirmekle yükümlüdürler… Eþ durumu ve saðlýk mazereti nedeniyle

yapýlacak atamalar hariç personelin görev yerleri, tercih hakký verilmek sureti ile kurayla belirlenir… Devlet hizmeti yükümlülüðü kapsamýndaki personel, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemezler” hükmü, ayný Kanunun 2 nci maddesiyle anýlan

Kanuna eklenen Geçici 6 ncý maddesinde ise “Bu Kanunun yürürlüðe girdiði tarihte týp

fakültelerinde öðrenim görenler ile týpta uzmanlýk ve yan dal uzmanlýk eðitimi yapmakta

olanlar bu Kanunun Ek 3 üncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmeti yapmakla

yükümlüdürler” hükmü, yer almaktadýr.

Yukarýda açýk hükmüne yer verilen yasal düzenleme ve 5371 sayýlý Yasanýn Devlet Hizmeti yükümlülüðünün getirilmesine iliþkin gerekçesi incelendiðinde, týp fakültesi

mezunlarýndan, kamu kurum ve kuruluþlarýnda doktor olarak atanma baþvurusunda

bulunulmasý halinde, baþvurularýn zorunlu hizmet kurasýna tabi tutulmasý yolundaki yasal

düzenlemenin, ülkenin doktor gereksinimi gözetildiðinde, devletin “pozitif ödev yükümlülüðü” kavramý içinde kabulü mümkündür. Ancak, tüm týp fakültesi mezunlarýnýn, dekanlýk ve baþtabipliklerden mezun olanlarýn isimlerinin 15 gün içerisinde Saðlýk Bakanlýðýna bildirilmesinin istenmesi ve maddenin “…Devlet hizmeti yükümlülüðü kapsamýndaki personel bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemezler” yolundaki hükmü, Anayasanýn 5, 10, 11 ve 18. maddelerine aykýrýdýr. Zira, maddenin anýlan hükmü ile týp fakültesinden mezun olanlara, zorunlu çalýþma uygulamasý getirilmek suretiyle Anayasanýn 18. maddesinde yer alan, zorla çalýþtýrma yasaðý ihlal edilmiþ olmaktadýr.

Anayasanýn 13. maddesine göre temel hak ve özgürlükler ancak, Anayasanýn özüne ve ruhuna uygun olarak, Yasa ile sýnýrlanabilir. Anayasanýn zorla çalýþtýrma yasaðýna iliþkin hükmü ve temel insan hak ve hürriyetlerinden olan çalýþma hürriyetinin, Yasa ile sýnýrlanmasý sýrasýnda da, kamusal gereklilikler ile temel insan hak ve özgürlükleri yönünden “ölçülülük” ilkesi gözetilerek düzenleme, yapýlmasý esastýr. Yasa ile mecburi hizmet yükümlülüðü getirilmesi kamusal gereklilik içinde deðerlendirilebilirse de, zorunlu hizmet yükümlülüðünü yerine getirmeden “… mesleklerini icra edemezler” yolundaki düzenleme amaca ulaþmak için ölçülülük ilkesinin ihlalini oluþturmaktadýr. Anayasa Yargýsý Kararlarýnda da, deðinildiði üzere, temel hak ve özgürlüklere yönelik sýnýrlamalarda, orantýlýlýk ilkesi açýsýndan, aracýn kullanýlmasý, amaca ulaþmak için elveriþli olmalýdýr. Ayrýca, aracýn kullanýlmasý, amaca ulaþmak için zorunlu olmalýdýr. Yani yasa ile temel hak ve özgürlüklere yapýlan müdahale ile yaratýlan durum dýþýnda, amaca ulaþmak için baþka bir yol bulunmamasý gerekir. Olayda ise, zorunlu hizmet uygulamasý orantýlýlýk içerisinde kabul edilebilirse de, “mesleðini icra edememe” ve talebi olmayanlarý dahi zorla çalýþtýrma, biçimindeki, uygulama, saðlýk hizmeti sunumunda son ve zorunlu, tek seçenek olarak kalan bir uygulama olmayýp, Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan tercih edilerek, týp fakültesi mezunlarýnýn temel hak ve özgürlüklerini ihlal eden bir uygulamadýr.

Açýklanan nedenlerle, Anayasanýn 152. maddesinin birinci, 2949 sayýlý Yasanýn 28. maddesinin ikinci fýkralarý uyarýnca, bir davaya bakmakta olan Mahkemenin, taraflardan birinin ileri sürdüðü aykýrýlýk iddiasýnýn ciddi olduðu kanýsýna varýrsa, taraflarýn bu konudaki iddia ve savunmalarýný ve kendisini bu kanýya götüren görüþünü açýklayan kararý ile Anayasa Mahkemesi’ne itirazen baþvurmasý olanaðý saðlandýðýndan, dava konusu iþlemin tesisinde esas alýnan 5371 sayýlý Yasa ile Saðlýk Hizmetleri Temel Kanununa eklenen Ek madde 3, 4, 5, 6 ve Geçici 6. maddenin Anayasaya aykýrý olduðu iddiasý ile açýlan davada, yukarýda belirtilen nedenlerle Ek 4. maddesinin 3. fýkrasýnýn ve Geçici 6. maddenin Anayasaya aykýrý olduðu ve bu nedenle Anayasa Mahkemesine gönderilmesine, 1.12.2006 tarihinde oybirliðiyle karar verildi.”

III- YASA METÝNLERÝ

A- Ýtiraz Konusu Yasa Kurallarý

Ýtiraz konusu kurallarýn yer aldýðý 5371 sayýlý Yasa ile 7.5.1987 günlü, 3359 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen Ek Madde 4 ile Geçici Madde 6 þöyledir:

“EK MADDE 4- Týp fakülteleri dekanlýklarý ve eðitim hastaneleri baþtabiplikleri mezun olan veya uzmanlýk ve yan dal uzmanlýk öðrenimini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin isim ve adreslerini onbeþ gün içinde Saðlýk Bakanlýðýna bildirmekle yükümlüdürler. Diploma ve uzmanlýk belgelerinin Saðlýk Bakanlýðýnca tescil iþlemlerini müteakip en geç iki ay içerisinde, Devlet hizmeti yükümlülüðü olan personel, atama yerleri ve atama iþlemine iliþkin süreç internet sayfasýnda ilân edilir. Bu ilân tebligat yerine geçer.

Eþ durumu ve saðlýk mazereti nedeniyle yapýlacak atamalar hariç personelin görev yerleri, tercih hakký verilmek sureti ile kurayla belirlenir. Atama sonuçlarýnýn internet sayfasýnda ilânýný müteakip, gerekli hallerde belgelerini tamamlamak üzere ilgili personele yirmi gün süre verilir. Devlet hizmeti yükümlülük süresi, personelin atandýðý yerde göreve katýlmasý ile baþlar. Belge ile ispatý mümkün zorunlu sebepler olmaksýzýn süresi içinde göreve baþlamayanlar ile baþladýktan sonra ayrýlanlarýn görev yapmadýklarý gün sayýsý Devlet hizmeti yükümlülük süresine ilave edilir. Ancak ilave edilen süre, atama yerine göre belirlenen asýl süreden fazla olamaz.

Devlet hizmeti yükümlülüðü kapsamýndaki personel, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemezler.

GEÇÝCÝ MADDE 6- Bu Kanunun yürürlüðe girdiði tarihte týp fakültelerinde öðrenim görenler ile týpta uzmanlýk ve yan dal uzmanlýk eðitimi yapmakta olanlar bu Kanunun ek 3 üncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler.”

B- Dayanýlan ve Ýlgili Görülen Anayasa Kurallarý

Baþvuruda Anayasa’nýn 5., 10., 11., 13. ve 18. maddelerine dayanýlmýþ, 48. ve 56. maddeleri ise ilgili görülmüþtür.

IV- ÝLK ÝNCELEME

Anayasa Mahkemesi Ýçtüzüðü’nün 8. maddesi uyarýnca, Tülay TUÐCU, Haþim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOÐLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Þevket APALAK, Serruh KALELÝ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün katýlýmlarýyla 21.3.2007 tarihinde yapýlan ilk inceleme toplantýlarýnda, dosyalarda eksiklik bulunmadýðýndan iþin esasýnýn incelenmesine oybirliðiyle karar verilmiþtir.

V- BÝRLEÞTÝRME KARARI

2007/25 esas sayýlý davanýn, aralarýndaki hukuki irtibat nedeniyle 2007/24 esas sayýlý dava ile BÝRLEÞTÝRÝLMESÝNE, esasýnýn kapatýlmasýna, esas incelemenin 2007/24 esas sayýlý dosya üzerinden yürütülmesine 21.3.2007 gününde oybirliðiyle karar verilmiþtir.

VI- ESASIN ÝNCELENMESÝ

Baþvuru kararlarý ve ekleri, iþin esasýna iliþkin rapor, itiraz konusu yasa kurallarý, dayanýlan ve ilgili görülen Anayasa kurallarý ve bunlarýn gerekçeleri ile diðer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereði görüþülüp düþünüldü:

Baþvuru kararlarýnda, Anayasa’nýn çalýþma hürriyeti ve kiþilerin öðrenim ve mesleklerini seçme haklarý ile temel insan haklarý çerçevesinde öðretim kurumlarýndan mezun olan kiþilerin mesleklerini serbestçe icra etmelerinin engellenemeyeceði, ülkenin doktor gereksinimi gözetildiðinde týp fakültesi mezunlarýndan kamu kurum ve kuruluþlarýnda çalýþmak isteyenlerin zorunlu hizmet kurasýna tabi tutulmasýnýn Devletin “pozitif ödev yükümlülüðü” kapsamý içinde kabul edilebileceði, kamu kurum ve kuruluþlarýnda çalýþma yolunda bir baþvurusu bulunmayan doktorlarýn zorunlu hizmete tabi kýlýnmasýnýn ise Anayasa’ya ve Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesinin 4. maddesindeki zorla çalýþtýrma yasaðýna aykýrý olduðu, temel hak ve özgürlüklerin yasa ile sýnýrlandýrýlmasýnda “ölçülülük ilkesi”nin gözetilmesinin zorunlu olduðu, zorunlu hizmet yükümlülüðü yerine getirilmeden tabiplerin mesleklerini icra edemeyeceklerini öngören düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykýrý olduðu, mesleðini icra edememe ve talebi olmayanlarý dahi zorla çalýþtýrma biçimindeki uygulamanýn saðlýk hizmeti sunumunda son ve zorunlu tek seçenek olmadýðý, Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan tercih edilen bu uygulamanýn týp fakültesi mezunlarýnýn temel hak ve özgürlüklerini ihlal ettiði, bu nedenle itiraz konusu kurallarýn Anayasa’nýn 5., 10., 11., 13. ve 18. maddelerine aykýrý olduðu ileri sürülmüþtür.

A- 5371 sayýlý Yasa ile 3359 sayýlý Yasa’ya eklenen Ek Madde 4’ün üçüncü fýkrasýnýn incelenmesi

Ýtiraz konusu kuralla, Devlet hizmeti yükümlülüðü kapsamýndaki personelin, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemeyecekleri öngörülmüþtür.

2949 sayýlý Anayasa Mahkemesinin Kuruluþu ve Yargýlama Usulleri Hakkýnda Kanun’un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasalarýn, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM Ýçtüzüðü’nün Anayasa’ya aykýrýlýðý konusunda ilgililer tarafýndan ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda deðildir. Ýstemle baðlý kalmak koþuluyla baþka gerekçe ile de Anayasa’ya aykýrýlýk incelemesi yapabileceðinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyle Anayasa’nýn 48. ve 56. maddeleri yönünden de inceleme yapýlmýþtýr.

Anayasa kurallarý etki ve deðer bakýmýndan eþit olup hangi nedenle olursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasýna olanak bulunmadýðýndan, bunlarýn bir arada ve hukukun genel kurallarý göz önünde tutularak uygulanmalarý zorunludur.

Anayasa’nýn 5. maddesinde, kiþilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluðunu saðlamak, kiþinin temel hak hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle baðdaþmayacak surette sýnýrlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldýrmaya, insanýn maddi ve manevi varlýðýnýn geliþmesi için gerekli þartlarý hazýrlamaya çalýþmak, Devletin temel amaç ve görevleri arasýnda sayýlmýþtýr.

Anayasa’nýn 2. maddesinde belirtilen sosyal hukuk devleti ilkesini saðlýk hizmetleri alanýnda somutlaþtýran Anayasa’nýn 56. maddesinde de, herkesin saðlýklý ve dengeli bir çevrede yaþama hakkýna sahip olduðu, Devletin herkesin hayatýný, beden ve ruh saðlýðý içinde sürdürmesini saðlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artýrarak, iþbirliðini gerçekleþtirmek amacýyla saðlýk kuruluþlarýný tek elden planlayýp hizmet vermesini düzenleyeceði ve Devletin bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki saðlýk ve sosyal kurumlarýndan yararlanarak, onlarý denetleyerek yerine getireceði belirtilmiþtir.

Anayasa’nýn 48. maddesinde herkesin dilediði alanda çalýþma ve sözleþme hürriyetine sahip olduðu, 18. maddesinde de hiç kimsenin zorla çalýþtýrýlamayacaðý ve angaryanýn yasak olduðu, þekil ve þartlarý kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalýþtýrmalar ile olaðanüstü hallerde vatandaþlardan istenecek hizmetlerin, ülke ihtiyaçlarýnýn zorunlu kýldýðý alanlarda öngörülen vatandaþlýk ödevi niteliðindeki beden ve fikir çalýþmalarýnýn, zorla çalýþtýrma sayýlmayacaðý belirtilmiþtir.

Anayasa’nýn 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksýzýn yalnýzca Anayasanýn ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere baðlý olarak ve ancak kanunla sýnýrlanabilir. Bu sýnýrlamalar, Anayasanýn sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykýrý olamaz.” denilmektedir.

Anayasa kurallarýnýn bir arada ve hukukun genel kurallarý göz önünde tutularak uygulanmasý zorunlu olduðundan, Devlet hizmeti yükümlülüðü kapsamýndaki personelin, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemeyeceklerini öngören düzenlemenin Anayasa’nýn 5., 13. ve 18. maddelerine aykýrý olduðu savýnýn Anayasa’nýn konuya iliþkin yukarýda yer verilen diðer maddeleri ile birlikte deðerlendirilmesi gerekmektedir.

5371 sayýlý Yasa ile 3359 sayýlý Yasaya eklenen ek 3. maddeyle, tabip ve uzman tabip unvanýný kazananlara Devlet hizmeti yükümlülüðü getirilmiþtir. Anayasa Mahkemesinin 13.3.2006 günlü, E:2006/21, K:2006/38 sayýlý kararýyla “herkesin saðlýklý ve dengeli bir çevrede yaþama hakkýna sahip olmasý karþýsýnda, Ülkenin her yöresinde saðlýk hizmetlerinden yararlanýlabilmesini saðlamak amacýyla tabiplerin Devlet hizmeti ile yükümlü kýlýndýðý ve niteliði gereði saðlýk hizmetlerinin yerine getirilmesinde ortaya çýkacak eksiklik ve gecikmelerin telafisi olanaksýz sonuçlara yol açacaðý hususlarý dikkate alýndýðýnda, ülke ihtiyaçlarýnýn söz konusu Devlet hizmeti yükümlülüðünü zorunlu kýldýðý…” kabul edilmiþ ve tabipler ile uzman tabiplere her eðitimleri için getirilen vatandaþlýk ödevi kapsamýndaki Devlet hizmeti yükümlülüðünün tabiplerin çalýþma özgürlüðünün ölçülülük ilkesine aykýrý olarak sýnýrlandýrýlmasý olarak nitelendirilemeyeceði belirtilmiþtir.

Tabipler ve uzman tabipler için öngörülen Devlet hizmeti yükümlülüðünün amacý gözetildiðinde, bu amaca ancak, bu yükümlülüðün yerine getirilmesi ile ulaþýlabileceði açýktýr. Bu nedenle yasa koyucu tarafýndan bu yükümlülüðün yerine getirilmesini saðlayýcý önlemler alýnmasý doðaldýr. Tabip ve uzman tabiplerin Devlet hizmeti yükümlülüðünü tamamlamadan mesleklerini icra edemeyecekleri yolunda getirilen itiraz konusu kural, bu kapsamda olup Devlet hizmeti yükümlülüðünün ülke çapýnda eksiksiz bir þekilde uygulanmasý amacýný gerçekleþtirmeye yöneliktir. Bu yönüyle, Anayasaya uygunluk denetiminde “ölçülülük ilkesi” bakýmýndan gözetilen, bir yasa kuralýyla ulaþýlmak istenen amaç ile bu amacý gerçekleþtirmeye yönelik araç iliþkisi çerçevesinde, tabiplerin Devlet hizmeti yükümlülüklerini tamamlamadan mesleklerini icra edemeyecekleri yolunda getirilen kuralýn, bu kuralla ulaþýlmak istenen amaç için elveriþsiz ve gereksiz olduðundan ya da orantýsýz olduðundan söz edilemez.

Açýklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nýn 5., 13., 18., 48. ve 56. maddelerine aykýrý deðildir. Ýptal isteminin reddi gerekir.

Fulya KANTARCIOÐLU, Fettah OTO ve Zehra Ayla PERKTAÞ bu görüþe katýlmamýþlardýr.

Kuralýn Anayasa’nýn 10. ve 11. maddeleri ile ilgisi görülmemiþtir.

B- 5371 sayýlý Yasa ile 3359 sayýlý Yasa’ya eklenen Geçici Madde 6’nýn incelenmesi

Ýtiraz konusu kuralda, 5371 sayýlý Yasa’nýn yürürlüðe girdiði tarihte týp fakültelerinde öðrenim görenler ile týpta uzmanlýk ve yan dal uzmanlýk eðitimi yapmakta olanlarýn bu Yasa’nýn ek 3 üncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmeti yapmakla yükümlü olduklarý ifade edilmiþtir.

5371 sayýlý Yasa ile 3359 sayýlý Yasa’ya eklenen ek 3. maddede, “ilgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dýþýnda öðrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlýk eðitimini tamamlayarak uzman tabip unvanýný kazananlar”ýn, Devlet hizmeti yapmakla yükümlü olduklarý genel olarak ifade edildikten sonra itiraz konusu kuralda “5371 sayýlý Yasa’nýn yürürlüðe girdiði tarihte týp fakültelerinde öðrenim görenler ile týpta uzmanlýk ve yan dal uzmanlýk eðitimi yapmakta olanlar”ýn Devlet hizmeti yapmakla yükümlü olduklarý özel olarak belirtilmiþtir. Bu kiþilerin Devlet hizmeti yükümlülüðü, belirtilen eðitim ve öðretim sonrasýnda tabip unvanýný ya da uzman tabip unvanýný kazanmalarýna baðlý bulunmaktadýr.

Anayasa Mahkemesinin 13.3.2006 günlü, E:2006/21, K:2006/38 sayýlý kararýnda belirtilen ve tabip ve uzman tabipler için Devlet hizmeti yükümlülüðünü zorunlu kýldýðý kabul edilen gerekçeler, 5371 sayýlý Yasa’nýn yürürlüðe girdiði tarihte týp fakültelerinde öðrenim görenler ile týpta uzmanlýk ve yan dal uzmanlýk eðitimi yapmakta olanlar yönünden de geçerli bulunmaktadýr. Tabipler ve uzman tabipler için getirilen Devlet hizmeti yükümlülüðünün vatandaþlýk ödevi niteliðinde olmasý ve saðlýk hizmetleri alanýnda tabiplerin ve uzman tabiplerin hizmetlerine acilen ihtiyaç duyulmasý nedeniyle, Yasa’nýn yürürlüðe girdiði tarihte týp fakültelerinde öðrenim görenler ile týpta uzmanlýk ve yan dal uzmanlýk eðitimi yapmakta olanlarýn Devlet hizmeti yapmakla yükümlü kýlýnmalarý, Anayasa’ya aykýrý bulunmamaktadýr.

Açýklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nýn 5., 13., 18., 48. ve 56. maddelerine aykýrý deðildir. Ýptal isteminin reddi gerekir.

Fulya KANTARCIOÐLU ve Zehra Ayla PERKTAÞ bu görüþe katýlmamýþlardýr.

Kuralýn Anayasa’nýn 10. ve 11. maddeleri ile ilgisi görülmemiþtir.

VII- SONUÇ

1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayýlý Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýnýn Bazý Maddelerinde Deðiþiklik Yapýlmasý Hakkýnda Kanun uyarýnca, 2949 sayýlý Anayasa Mahkemesinin Kuruluþu ve Yargýlama Usulleri Hakkýnda Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapýlmadan, Mahkeme’nin çalýþýp çalýþamayacaðýna iliþkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme’nin çalýþmasýna bir engel bulunmadýðýna, Fulya KANTARCIOÐLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAÞ ile Celal Mümtaz AKINCI’nýn, gerekçesi 2010/68 esas sayýlý dosyada belirtilen karþýoylarý ve OYÇOKLUÐUYLA,

2- 21.6.2005 günlü, 5371 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Temel Kanunu, Saðlýk Personelinin Tazminat ve Çalýþma Esaslarýna Dair Kanun, Devlet Memurlarý Kanunu ve Tababet ve Þuabatý San’atlarýnýn Tarzý Ýcrasýna Dair Kanun ile Saðlýk Bakanlýðýnýn Teþkilat ve Görevleri Hakkýnda Kanun Hükmünde Kararnamede Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun’un;

a- 1. maddesiyle, 7.5.1987 günlü, 3359 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen Ek Madde 4’ün üçüncü fýkrasýnýn Anayasa’ya aykýrý olmadýðýna ve itirazýn REDDÝNE, Fulya KANTARCIOÐLU, Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAÞ’ýn karþýoylarý ve OYÇOKLUÐUYLA,

b- 2. maddesiyle, 3359 sayýlý Yasa’ya eklenen Geçici Madde 6’nýn Anayasa’ya aykýrý olmadýðýna ve itirazýn REDDÝNE, Fulya KANTARCIOÐLU ile Zehra Ayla PERKTAÞ’ýn karþýoylarý ve OYÇOKLUÐUYLA,

16.12.2010 gününde karar verildi.

KARÞIOY GEREKÇESÝ

 

3359 sayýlý Saðlýk Hizmetleri Temel Kanun’una 5371 sayýlý Yasa ile eklenen Ek Madde 3’de, tabip, uzman tabip ve yan dal uzman tabip eðitimlerini tamamlayanlar için, Madde’de belirtilen gruplarý oluþturan yerleþim yerlerinin özelliðine göre belirli süreyle devlet hizmeti yapma yükümlülüðü öngörülmüþtür. Ek Madde 4’ün itiraz konusu son fýkrasýnda ise devlet hizmeti yükümlülüðü kapsamýndaki personelin, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemeyecekleri belirtilmiþ, Ek Madde 6’da da bu Kanun’un yürürlüðe girdiði tarihte týp fakültelerinde öðrenim görenler ile týpta uzmanlýk eðitimi yapmakta olanlarýn, bu Kanunun ek 3 üncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmeti yapmakla yükümlü olduklarý hükme baðlanmýþtýr.

Anayasa’nýn 18. maddesinin ilk fýkrasýnda, hiç kimsenin zorla çalýþtýrýlamayacaðý, angaryanýn yasak olduðu, ikinci fýkrasýnda da þekil ve þartlarý kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalýþtýrmalarýn; olaðanüstü hallerde vatandaþlardan istenecek hizmetlerin; ülke ihtiyaçlarýnýn zorunlu kýldýðý alanlarda öngörülen vatandaþlýk ödevi niteliðindeki beden ve fikir çalýþmalarýnýn, zorla çalýþtýrma sayýlmayacaðý belirtilmiþtir. Madde’nin gerekçesinde de “Çalýþma, iþ görme kiþinin serbest iradesiyle yüklendiði bir faaliyet, diðer bir deyimle serbest iradeyle üstlenilen bir yüktür. Bu yükün kiþiye zorla kabul ettirilmesi, kendisinin, iradesi dýþýnda bir faaliyette bulunmaya mecbur býrakýlmasý hem kiþi hürriyetiyle baðdaþmayan bir husustur; hem de bu duruma sokulan kiþi için bir eziyet teþkil eder. Bu nedenledir ki maddenin birinci fýkrasý zorla çalýþtýrmayý yasaklamaktadýr. Bu fýkra ile ayný zamanda “Angarya yasaðý” da getirilmiþtir. “Angarya”, kiþinin emeðinin karþýlýðýný almadan zorla çalýþtýrýlmasýdýr… Topluluðun hayatýný yahut refahýný tehlikeye sokan buhran veya doðal afet hallerinde kiþilerden istenen hizmet veya normal vatandaþlýk ödevi niteliðinde olup, bilhassa olaðanüstü sýkýntýlý durumlarda gerekli görülen iþ yükümlülükleri de “Zorla çalýþtýrma” sayýlmayacaktýr” denilerek, angarya ile zorla çalýþtýrma arasýndaki fark vurgulanmýþ, hangi durumlarýn zorla çalýþtýrma sayýlmayacaðý da açýklanmýþtýr. Buna göre, “zorla çalýþtýrma”, sayýlmayacak haller, hükümlülük ve tutukluluk süreleri içinde, sosyal veya ekonomik buhran, doðal afet ya da olaðanüstü sýkýntýlý durumlarda baþvurulabilecek geçici çalýþma yükümlülükleri olup, bunlarýn sürekli hale dönüþtürülmesi olanaklý deðildir.

Ýtiraz konusu kuralla getirilen devlet hizmeti yapma yükümlülüðü, olaðanüstü koþullardan kaynaklanan ve bunlarla sýnýrlý geçici bir yükümlülük olmadýðýndan Anayasa’nýn 18. maddesi ile yasaklanan zorla çalýþtýrma niteliðindedir.

Anayasa’nýn 48. maddesi uyarýnca, herkese dilediði alanda çalýþma ve sözleþme özgürlüðü tanýnýrken, 49. madde ile çalýþma, herkesin hakký ve ödevi olarak güvenceye kavuþturulmuþ, Devlete de çalýþanlarýn hayat seviyesini yükseltmek, çalýþma hayatýný geliþtirmek için çalýþanlarý ve iþsizleri korumak, çalýþmayý desteklemek, iþsizliði önlemeye elveriþli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalýþma barýþýný saðlamak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüðü getirilmiþtir. Ayrýca, Anayasa’nýn 56. maddesine göre, herkes saðlýklý ve dengeli bir çevrede yaþama hakkýna sahiptir; devlet, herkesin hayatýný beden ve ruh saðlýðý içinde sürdürmesini saðlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artýrarak, iþbirliðini gerçekleþtirmek amacýyla saðlýk kuruluþlarýný tek elden planlayýp hizmet vermesini düzenler.

Devletin, insanýn en temel hakký olan saðlýklý yaþam hakký ile bu yaþamýn sürdürülmesindeki yeri tartýþmasýz olan hekimin, çalýþma hak ve özgürlüðü arasýnda adil bir denge kurarak her iki kesimin de hak ve özgürlüklerini ayný derecede koruyamamasý halinde, sosyal hukuk devletinin varlýðýndan söz edilemeyeceði açýktýr.

Ýnsan haklarýna dayanan demokratik hukuk devletinde, kiþilerin kamu veya özel sektörde çalýþmak istedikleri alanlarý özgür iradeleriyle belirleyebilecekleri kuþkusuzdur. Bu baðlamda, kamuda çalýþmayý seçen bir hekim, Anayasal çerçevede devlet hizmeti yükümlülüðü esasýna göre düzenlenen bir statünün gereklerini yerine getirmek zorundadýr. Ancak, özel sektörde çalýþmak isteyen bir hekimin, devlet hizmeti yükümlülüðünü yerine getirmeden mesleðini icra etmesine izin verilmemesi, Anayasa’nýn çalýþma özgürlüðünü düzenleyen 48. maddesi ile baðdaþmaz.

Öte yandan, Ek 4. maddenin son fýkrasýnýn iptali halinde devlet hizmeti yükümlülüðünün kesintisiz devamý için getirilen Ek 6. maddenin iþlevi ve Anayasal dayanaðý kalmayacaðýndan ayný gerekçe ile bu maddenin de iptali gerekecektir.

Açýklanan nedenlerle Anayasa’nýn 2., 18. ve 48. maddelerine aykýrý olduðu sonucuna varýlan itiraz konusu kurallarýn iptali gerektiði düþüncesiyle çoðunluk görüþüne katýlmýyoruz.

kaynak: rega