Ana Sayfa
    Hakkımızda
    Sektör
    Özel Konuk
    Görüşler
    Makaleler
    Güncel Blog
    Duyurular
    İlaç Sektörü
    Basında Sağlık
    Ekonomi Gündemi
    Download
    İletişim
İçerik Gönder
Makale Gönder
Prospektüs
İlaç Firma Listesi
 
Görüşler // Türkiye Hala Çok Cazip

Adı Soyadı : Serkan Tarmur & Cenk Karaduman
Firma/Kurum : PricewaterhouseCoopers
Ünvanı : Yönetici & Danışman
   

W- Türk ilaç pazarının bugünkü ve gelecekteki konumunu nasıl görüyorsunuz?

 

ST- Türkiye şu anda Avrupa’da 6. ve dünya çapında 14. en büyük ilaç pazarı. Pazar son yıllarda çift haneli oranlarla düzenli olarak büyümekte ve 2009 yılında 16 Milyar TL boyutuna ulaşmış durumda. Biz önümüzdeki yıllarda hala güçlü bir büyüme potansiyeli olduğunu düşünüyoruz.

CK- Türkiye'de jenerik ilaçlar pazarda önemli bir rol oynamakta. Birçok yerel jenerik firması var ve yasal düzenlemeler genelde jenerikler lehine. İstatistiklere göre şu anda jenerikler, kutu bazında toplam ilaç satışının yarısını ve gelirlerin % 30'unu oluşturmaktadır.

Biz Türkiye pazarında çok güçlü yerel oyuncular gözlemliyoruz. Bu firmalar sadece yerel pazarda aktif değil, aynı zamanda giderek dış pazarlara da yönelmekteler ve bu durum büyüyen ilaç ihracat rakamlarına da yansımakta. Şu anda yıllık ilaç ihracatı miktarı 450 milyon dolar civarında ve ben ihracatın büyümeye devam edeceğini öngörüyorum. Bu aynı zamanda ilaçtaki yerel oyuncuların giderek daha rekabetçi hale geldiklerini gösteriyor.

ST- Genel olarak ben, Türk piyasasının hükümetin bütçe baskılarına rağmen, önemli büyüme fırsatları sağlayacağına inanıyorum. Özellikle, sağlık hizmetlerine artan erişim, büyüyen harcanabilir gelir ve pozitif demografik faktörlerle ilişkili olarak pazar büyümeye devam edecektir. PwC'nin araştırması “2020'de İlaç Sektörü” raporuna (http://www.pwc.com/tr/en/publications/industrial/pharma/index.jhtml) göre, 10 yıl içerisinde Türkiye'nin dünya genelinde en büyük ilk 10 ilaç pazarından birisi olması beklenmektedir.

W- Son dönemdeki mevzuat değişikliklerinin Türkiye ilaç pazarı üzerindeki etkileri nelerdir? İleriye dönük başka ne tür değişiklikler beklemektesiniz?

ST- Son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerin, Türkiye ilaç pazarında en önemli belirleyici etken olduğunu düşünüyorum. Yeni düzenlemeler ile devlet, sağlık hizmetlerinin kapsama alanını genişletmiştir. Bu değişiklikler, sağlık hizmetlerine daha kolay erişimi, yükselen tedavi oranlarını ve büyüyen ilaç satışlarını beraberinde getirdi. Bu da önemli ölçüde kamu sağlık harcamalarını arttırdı.

CK- Serkan'ın da belirttiği gibi, ilaçlara erişim Türkiye'de çok daha kolay hale geldi. Ancak sağlık sistemindeki bu iyileşme, devlet bütçesi üzerinde önemli bir mali yük oluşturmakta. Hükümet sağlık harcamalarını kısmak amacıyla, yeni bir fiyat düzenlemesi yaptı, ilaç fiyatları üzerindeki kurumsal indirimleri artırma yoluna gitti ve bunlarla beraber daha sıkı reçete kontrollerine başladı. Geri ödeme listesi güncellendi ve tüm sosyal güvenlik kurumları için birleştirildi. Devlet bütçesi üzerindeki yükü azaltmak için başka yeni girişimler olmasını da bekleyebiliriz. Örneğin; sağlık bakanlığının hali hazırda 5 olan referans ülke sayısını 10'a çıkartması bekleniyor. Güncel listede İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz ve Yunanistan bulunmakta. Hükümetin fiyatları aşağıya çekmek için Polonya, Macaristan, Rusya ve Bulgaristan gibi bazı Doğu Avrupa ülkelerini referans fiyat listesine eklemesi beklenmekte.

ST- Buna ek olarak, devam eden AB mevzuatlarına uyum çalışmaları, büyük ölçüde lisanslama, fikri mülkiyet hakları, veri imtiyazı ve Ar-Ge'yi şekillendirecektir. Bu durum sektörün modernleşmesini kolaylaştıracak ve Türkiye pazarına yeni girişlerin önünü açacak diye düşünüyorum.

Türkiye'deki bir diğer önemli gelişme ise, yeni GMP düzenlemesi. Bu yeni düzenlemeye göre yeni bir ilacın ruhsatlandırılması için, üretim tesisinin Türk makamlarından onaylı bir, GMP sertifikası alması gerekmekte.
Bu yüzden eğer ilaçlar Türkiye'de GMP sertifikalı bir tesiste üretilmediyse, yeni ilaçların ruhsatlandırılması daha zor bir hal almış durumda.

W- Yatırımcılar için Türkiye ilaç pazarının cazibesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

CK- Türkiye ilaç pazarı, büyüme potansiyeli ve güçlü yerel jenerik sektörü gibi iki ana itici güç sayesinde, yabancı yatırımcılar için hala cazip.

Türkiye zaten büyük bir pazar ve önemli bir büyüme potansiyeline sahip. 2009 rakamlarına göre, Türkiye'de kişi başına düşen ortalama ilaç harcaması 130 $ civarında.  Bu rakam ABD'de 1000 $, gelişmiş Avrupa ülkelerinde 500 $ civarındadır. Ben harcanabilir gelirdeki artışın ve sağlık hizmetlerine daha kolay erişimin, Türkiye’yi gelişmiş ülkelerdeki seviyelere yaklaştıracağına inanıyorum. Türkiye'nin nüfusu, geçmişe göre daha düşük oranlarda da olsa artmaya devam ediyor. Ortalama yaşam süresi ve yaşlı nüfus oranının artması, özellikle onkoloji, kalp damar hastalıkları ve şeker hastalığı gibi tedavi alanlarında, ilaç pazarındaki büyümede itici güç olacaktır.

Başka bir önemli faktör, Türkiye ilaç endüstrisinin mevcut yapısı. Güçlü yerel ilaç sanayi ve çok oyunculu sektör yapısı aslında, pazarın çekiciliğine katkıda bulunmakta. İlk 10 firma yaklaşık %50 pazar payına sahip. Arta kalan %50'lik pazar, yaklaşık 300 firma tarafından paylaşılmakta. Yerel ilaç üretimi, satılan kutu bazında toplam pazarın yaklaşık % 80'ine karşılık geliyor ve yerli üretimin çoğunluğu da jenerik ilaç alanında.

ST: Ben Türkiye'nin ilaç sektöründe çok yetenekli çalışanlara ve mevcut üretim kapasitesi bakımından güçlü bir temele sahip olduğunu da eklemek istiyorum. Bu durum yabancı yatırımcılara Türkiye operasyonlarını kurmak için olumlu bir ortam sunuyor.

W- Son zamanlardaki Türkiye ilaç sektöründeki birleşme ve satın alma aktiviteleri ve geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

ST- Bu yıl PwC Türkiye, Türk ilaç pazarındaki birleşme ve satın alma aktiviteleri üzerine bir çalışma yayınladı (http://www.pwc.com/tr/en/publications/industrial/pharma/index.jhtml). Bu çalışmaya göre, 2006 ve 2008 yılları arasında ilaç sektöründe 15 adet birleşme-satın alma anlaşması olmuş.  2009 yılında ise ekonomik durgunluk nedeniyle sadece bir anlaşma oldu. Zentiva, Eczacıbaşı-Zentiva'nın, kalan %25 hissesini satın aldı. 2010 yılında, bugüne kadar duyurulan bir anlaşma olmadı. Ancak, birleşme ve satın alma aktivitelerinin biraz önce bahsettiğimiz nedenlerle önümüzdeki yıllarda tekrar yükselişe geçeceğini bekliyoruz. Bu satın almalardaki hedef şirketler, genellikle oturmuş satış ekibine ve cazip ürün portföyüne sahip güçlü yerel firmalar. Ayrıca, Türkiye ilaç pazarında girişim sermayesi fonlarının oldukça faal olduklarını gözlemlemekteyiz. Başta Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen yabancı jenerik üreticisi şirketler olmak üzere, birçok potansiyel yatırımcıdan bu konu hakkında firmamıza sorular geliyor.

CK- Yine PwC'nin 2009 anketini yaparken görüşünü aldığımız, ilaç sektöründeki fırsatlarla ilgilenen, büyük yerli ve yabancı ilaç şirketleri ve finansal yatırımcılar (yani girişim sermayesi fonu yöneticileri), Türk ilaç sektörüne yatırım konusunda olumlu bir tutum sergilemekteler. Ankete katılanların %65’i yatırım yapmayı planladıklarını söylediler. Bu ilginin en önemli sebeplerini de; artan nüfus ve pozitif demografik özellikler, üretim tesislerinin kalitesi ve AB üyelik süreci olarak sıraladılar. Yatırımcıların %76'sı da 2010 yılından sonra yapılacak birleşme-satın alma anlaşmalarında, hem adet hem de değer olarak artış beklemekteler. Ancak yine bu çalışmaya göre, potansiyel yatırımcılar en önemli risk olarak, fiyatlandırma ve geri ödeme konularındaki belirsizlikleri görüyorlar.

ST- Bu anket aynı zamanda, potansiyel yatırımcıların en fazla endişelendikleri konuların, sektör hakkında doğru ve güncel bilgiler edinme ve satın alma sürecini yürütme olduğunu ortaya koydu. Biz de aslında burada önemli bir rol oynamaktayız. PwC olarak amacımız, potansiyel yatırımcıları ve yerli ilaç şirketlerini bir araya getirmek ve pürüzsüz bir anlaşma sürecini mümkün kılmak.

W- Ayırdığınız zaman ve kapsamlı, açıklayıcı bilgiler için çok teşekkür ederim.

ST, CK: Biz de size teşekkür ederiz ve yeni girişiminiz konusunda bol şans dileriz!

Serkan Tarmur – Ortak, Danışmanlık Hizmetleri, PwC İstanbul

Serkan Tarmur, PwC İstanbul ofisinin ortaklarından biridir. PwC'ye 1996 yılında katıldı ve 1999 yılında PwC Danışmanlık Hizmetlerine transfer oldu. 1999 yılından beri yabancı yatırımcıların Türkiye'deki birçok yatırım ve satın alma projelerinde görev alarak, değerleme, greenfield yatırımları ve birleşme-satın alma süreçleri konularında danışmanlık hizmetleri verdi.Serkan Tarmur ilaç sektöründe önemli derecede bilgi ve deneyim sahibidir. Türkiye'de PwC Danışmanlık Hizmetleri içerisinde ilaç endüstrisi lideridir. Türk sağlık sektöründe çeşitli projelerde görev almıştır. Serkan Tarmur şu anda Türkiye'de faaliyet gösteren ya da yatırım planlayan yerli ve yabancı pek çok şirkete danışmanlık hizmeti vermektedir.

 

Cenk Karaduman- Müdür, Stratejik Danışmanlığı, PwC İstanbul

Cenk Karaduman, 2010 yılında PwC Danışmanlık Hizmetlerine katıldı. PwC’den önce Turkcell'in Kurumsal Strateji ve Regülasyonlar bölümünde görev aldı. Turkcell’den önce, Almanya'da 7 yıl boyunca yönetim danışmanı olarak çalıştı. Almanya'da bulunduğu süre zarfında çeşitli sektörlerde strateji geliştirme ve ticari durum tespiti projeleri yönetmiş ve pazara giriş, büyüme ve dağıtım stratejileri ile pazar değerlendirmesi konularında danışmanlık vermiştir. Cenk Karaduman ilaç sektörü üzerine çeşitli projelerde çalışmıştır ve PwC'nin ilaç endüstrisi takımında görev almaktadır. PwC’nin yaptığı Türkiye ilaç sektöründeki birleşme-satın almalar araştırmasını yönetmektedir. Cenk Karaduman Oxford Üniversitesi'nden MBA derecesine sahiptir ve Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden mezun olmuştur.

 

 


Yorum Ekle
 
Arkadaşına Gönder
 
Yazdır
 

 

 

 
     

"Winally dan izinsiz kopyalama-içerik alımı yapılamaz yasal hakları saklıdır.
Site İlaç ve Sağlık Sektörü çalışanlarına yöneliktir olası doğabilecek problemlerden Winally sorumlu değildir"