Ana Sayfa
    Hakkımızda
    Sektör
    Özel Konuk
    Görüşler
    Makaleler
    Güncel Blog
    Duyurular
    İlaç Sektörü
    Basında Sağlık
    Ekonomi Gündemi
    Download
    İletişim
İçerik Gönder
Makale Gönder
Prospektüs
İlaç Firma Listesi
 
Görüşler // Benim En Sevdiğim ve Hiç Sevmediğim Huyum “merak!”

Adı Soyadı : Prof.Dr.Hakan Karpuz
Firma/Kurum : İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD
Ünvanı : Öğretim Üyesi
   

W- Sizi kısa olarak nasıl tanıtabiliriz

HK-Galatasaray Lisesi mezunuyum ,  dünya tatlısı bir canım oğlum var.

W-Sevgili Hocam İletişim Fakültesi ve Adli Tıp Doktorasını hatta sayısız kitap, seminer ve literatür vs üretmenizi ifade etmemenizi mahcubiyetinize değil gerçekten mütevaziliğinize bağlayabilir miyim?

HK-Çok teşekkürler, hayatta neyin önemli olduğunu artık biliyorum o nedenle bahsetmemişimdir

W-Prof.Dr.Hakan Karpuz denince aklımıza;
1- Neşe
2- Öğretmen
3- Hareket  gelmekte.
Hiç mola vermeyi düşündünüz mü?

HK-Ben hareketli olduğumun farkında değilim, bu durumu yaşantımın normal seyri olarak görmekteyim,  aslında bu konuda biraz kendimi eleştiriyorum niye şunları şunları yapamıyorum vs diye…, çok rutin tarzım olduğunu düşünüyorum.

W-Hobiniz var mı?

HK-Aslında fasılalı olarak dalgıçlık, caz-saksafon, kayak vs yaptım ama hiç hobim olmadı. Ama hobim olsun tutkusu  anlamında hobim var.

W-İletişimi son derece güçlü ve başarılı öğretim üyesi olmanıza rağmen İletişim  Fakültesinde eğitim almak isteği nereden kaynaklanıyor?

HK-Bu arzuma Galatasaray Lisesinde iken de sahiptim. Araştırmacı-gazeteci olmayı istedim, rahmetli Uğur Mumcu’yu örnek almıştım. Fakat çevrem, ailem daha yüksek puanlı yerlere beni yöneltti.  Okulu ikincilikle bitirmenin kötü  ödülü tıp fakültesi  oldu.

W-İletişim Fakültesinde eğitim almak, içinizde kalan bir hedefin realize olması değildir herhalde? Ötesi olacak mı?

HK-Kardiyolojide yaptığım akademik kariyerin benzerini İletişim Fakültesinde yapmayı ciddi ciddi düşünmekteyim.

W-Adli Bilimler isteği nereden uyandı?

HK-Benim en sevdiğim ve hiç sevmediğim huyum “merak!”, zaten bilirkişilik yapmaktayım fakat olay sadece rapor yazmak değil. Hukukçular ve adli tıpçılar ile olayları daha farklı değerlendirebiliyorum, işimi gerçekten layığı ile yapmanın hazzını yaşıyorum. Adli bilimlerde hayata dair anlamlar yakalıyorsun; aslında biz insan denilen yaratığın yeri geldiğinde ne kadar primitif varlıklar olduğumuzu, doğduktan sonra üzerinde pek fazla değişme olmadığını görebiliyorsun maalesef.

W- Sevgili hocam ürettiklerinize geri dönmek istiyorum bir rakam almam mümkün mü?

HK-Rakam nasıl vereyim bilmiyorum diyecek kadar çok yok, sanırım kendi yazdığım-editör olduğum-bölüm verdiğim kitap sayısı  50 kadardır.

W-Hem de bu genç yaşta, ne kadar keyifli bir başarı. Katkıda bulunduğunuz,
gerçekleştirdiğiniz bilimsel sunum-toplantı sayısını biliyor musunuz?

HK-Sorular hep çalışmadığım yerlerden gelmeye başladı! Rakam ısrarın olacağını biliyorum fakat bu konuda bir çalışma yaptığımı söylemeliyim; 2010 yılı itibarı ile 700 rakamını geride bıraktım galiba.

W-O zaman farklı bir sualle yanıt almakta sıkıntı yaratabilir miyim? Tıp Fakültesinde asistan ve öğrencilere, bilimsel toplantılarda meslektaşlarınıza ve İlaç Firması eğitim seminerlerinde pazarlama-satış kadrolarına eğitim vermektesiniz. Bir eğitimci gözü ile ilaç firması saha kadrosunu değerlendirir misiniz?

HK-Malzeme insan ve şu an ki Türkiye’nin yetiştirdiği bireyler bunlar. Saha kadrosu 1980 sonrası doğumlulardan oluşmakta ve sanki hepsi bir formatta çıkmış gibi. Çok iyi niyetli genç insanlarımız fakat üzüntüm, formasyon eğitimlerinde kendilerine empoze edilenin dışına çıkmamaktalar ve kendilerinden üzerine bir şeyler vermemekteler; bunun yanında entelektüel derinlik maalesef çok sığlaştı!

W-Tıbbi temsilcide sizin asli olarak aradıklarınızı alabilir miyim?

HK-Benim için aklımda kalıcı olması önemli; belli bir kişilikte ve bunu yansıtabilecek düzeyde olmalı, doğal olmalı, donanımlı olması burada sadece kendi ürünlerini bilmesi değil az önce söylediğim gibi entelektüel birikimi olmalı, ürünleri harici cebinde bir şeyleri yok ise aklımda inan hiç kalmıyorlar. Bana gelen bir temsilcinin çevreye duyarlı olması, nezakete ve iyi iletişime önem vermesi vb basit ve temel konuları uygulaması yeterli.

W-Ürününü size sunması ve takdirinizi almasında nelere dikkat etmeli?

HK-Bana gelen arkadaşlar ya kendilerine öğretileni aynen aktarıyor ya da çaba ile bocalamak arasında gidip-geliyor.

W-Burada arkadaşların tedirginlikleri olabilir mi? 50’nin üzerinde kitap 700 üzerinde bilimsel sunum sahibi bir akademisyene ürününü sunacak, sizce kolay mı?

HK-Aslında çok kolay empati yapması yeterli fakat önyargılarla geliyorlar. Lütfen kendilerine verilen bilgileri özümseyip bizlerden edindikleri bilgiler – tecrübe ile kendi yorumlarını bize aktarsınlar yeterli!

W-Hekimlere yönelik promosyonel aktiviteleri, materyalleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

HK-Daha önce bazı materyaller konusunda çok keskin eleştirilerim daha vardı! Ürününü aktardığı bilimsel destek materyallerini kaynak olarak kabul etmekteyim bunun harici paramedikal bilgi içerikli yayınlarda ör. Kültürel yayınları beğenerek kabul ettiklerimdendir. Kısaca beni tanımadan doğrusu hiçbir hekimi tanımadan promosyonel aktiviteye kalkışmasınlar. İlla promosyonel materyal vermesi şart değil, önce kendisini bizlere kabul ettirmeli diye düşünüyorum.

W-Yurtiçi ve yurtdışı bir çok bilimsel toplantıda moderatörlükte yaptınız, Türk bilim insanı ile özellikle Avrupa bilim insanı arasında temelde farklı olan noktalar-tespitleriniz var mı? Bizim yol almamızı düşündüğünüz anlayış var mı?

HK-Yol almamız gereken nokta  kendimizi geliştirmemiz konusunda,  yoksa kimse bize örnek olacak diye bir kaide yok. Yurt dışında olmak mutlaka doğru yapmak anlamına gelmiyor. Ama şu da gerçek, anlayış farkı çok net.

W-Konvansiyonel tanıtımlar dışında mesela internetten yapılan çalışmalara nasıl bakıyorsunuz?

HK-Burada kıstasım kolay ulaşılır olması yok şu sayfaya git sonra buraya gel şu anketi doldur bana göre değil. Ben hala internetten gazete okumak yerine gazeteyi elime alıp evir-çevire okumayı tercih ediyorum.

W-Sevgili Hocam bir ilaç firması sahibi olsaydınız portföyünüzde hangi etken maddelere sahip olmak isterdiniz?

HK-Önce benimle çalışacakları tarif edeyim:
1-İşi sevmesi  
2-Fedakarlık yapmaya kendini bu özellikli işe adayabilmesi   
3-Gelişime açık ve kapasitesi olması

W-İK departmanlarına mesajı iletmiş olduk, ifadelerinizde insanı  ve iletişimi sevmek temel özellik gibi durmakta. Fakat önceki sorum yanıtsız kaldı.

HK-Kardiyolog olduğuma göre, risk faktörlerine yönelik geniş bir portföy.
Anti-agregan olarak salisilik asit olsun
Anti Hipertansif  olarak: şu özelliklere sahip olan moleküller ( hedefe ulaştırsın, kullanımı rahat ve emniyetli olsun, doz seçimim olsun, ek faydalar sağlasın, 5-0 olsun benim olsun)
Aynı kriterlere sahip  anti-diyabetik ve Anti Hiperlipidemik (ama LDL düşürüp HDL yükseltsin)
Anti aritmik (ne pro-aritmik ne de negatif inotrop olsun!!)
Bu portföy benim için ideal ve yeterli.

W-Sevgili Hocam tek asetilsalisilik asitte isim zikrettiniz gerisi ise kolay bir bulmaca gibi oldu. Sizde sektörle ilgili çok güzel anılar olduğunu biliyorum sakıncası yok ise keyifli olan bir tanesini alabilirmiyim?

HK-sakıncası var ama en güldüklerimden bir tanesi beni ilk kez gören bir hanım ürün müdürünün  gayri ihtiyari ‘ay bu O’mu’ demesi!

W-Çok sağolun, sizin ile söyleşi yapar iken ciddi ve sıkıntılı konulara girmek istemedim; Tam Gün vb. Sitemizin keyifli güzel tadlara ihtiyacı var eksik olmayınız, çok teşekkürler


Yorum Ekle
 
Arkadaşına Gönder
 
Yazdır
 

 

 

 
     

"Winally dan izinsiz kopyalama-içerik alımı yapılamaz yasal hakları saklıdır.
Site İlaç ve Sağlık Sektörü çalışanlarına yöneliktir olası doğabilecek problemlerden Winally sorumlu değildir"