|
‘HERKES İçin Sağlık’ sloganı ile 1995’te faaliyete geçen, Türkiye’nin önemli hastane gruplarından Medical Park, en büyük hastane yatırımını İzmir’de yaptı. Yaklaşık 3 aydır yurtiçi ve yurtdışından gelen 90 bininin üzerinde hastaya hizmet veren Medical Park İzmir Hastanesi’nin yönetimi, Gazetemiz Ege Bölge Temsilcisi Ahmet Kaplan ve ekibini konuk etti.
Türkiye genelinde 16 hastane ve 2 tıp merkezine sahip olan Medical Park Hastaneler Grubu, İzmir’de farklı bir alanda büyümeye hazırlanıyor. Medical Park hastalara geniş bir yelpazede hizmet verirken, Avrupa’da da en fazla tercih edilen organ nakli ve tedavi merkezi olmak için çalışmalarına devam ediyor. Medical Park İzmir Hastanesi Yönetimi Kurulu Başkanı ve Başhekimi Zafer Beken koordinatörlüğünde, 2012 yılı içerisinde onkoloji, kemik iliği ve organ nakli gibi alanlara yer vereceklerini belirten Genel Müdür Veysi Kubba, sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da en fazla tercih edilen organ nakli ve tedavi merkezi olmayı hedeflediklerini söyledi.
En yakın dostumu kaybetmek üzereyken İzmir’i kazandım
- Sağlık alanındaki yatırımları ve sizi etkileyen faktörleri dile getir misiniz?
En büyük yatırımımızı İzmir’e yapmamızın temelinde ise 16 yıllık yol arkadaşım Doktor Zafer Bey’in koma halindeyken tarafımdan buraya getirilip, Ege Üniversitesi Hastanesi’nde karaciğer nakli ile ilgili bir ameliyat olması ve bu 45 günlük süreçte yaşadıklarımız yatıyor. Başka insanların bizim yaşadıklarımızı yaşamaması için yatırımımızı İzmir’de yapmayı tercih ettik.
- Yatırımı İzmir’de yapmaktan memnun musunuz?
Biz maddi değerlerin çoğu zaman bir anlam ifade etmediğini biliyoruz. İzmir bu yatırıma muhtaç, aç bir şekilde bekliyordu. Sağlıklı bir çıta yükseltmesi gerekiyordu, pişman değiliz. Uluslararası alanda kabul gören bir hastane olduk. Şu anda 120 civarında yabancı hastaya hizmet veriyoruz. Yatırımımızın sağlık standardına getirdiği katma değerleri ise hiç hesaplamıyorum bile, bunu zaman içinde hep birlikte göreceğiz.
- Şu an kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz?
Bu yatırımın en büyük katkılarından biri de istihdam yönünde oldu. Şu an 770 çalışanımız var. Önümüzdeki süreçte bu sayıyı bin 100’e çıkarmayı hedefliyoruz.
Sağlık sektörü tarihteki en kötü günlerinden birini yaşıyor
- SGK ile protokole ve katkı paylarına ilişkin eleştiriler var, siz ne düşünüyorsunuz?
Katkı payları hiç de makul değil. Şu anda yüzde 70 ile sınırlama söz konusu oldu. Biz diyoruz ki; burada arz talep dengesine göre fiyat konuşulur. Türkiye’de hükümetin elindeki en önemli argümanı sağlık idi. Bu gidişatla elindeki bu sağlık argümanını da kaybedecek gibi görünüyor. Bizim sektör şu an en kötü günlerinden birini yaşıyor. İnşallah iki tarafta bu yanlıştan hızla döner.
- Olması gereken nedir?
Özel hastanelerin standartlarının yükselmesi için hizmet çeşitliliğini arttırması lazım. . Türkiye’de özel hastaneler çok lobi yapamadıkları için, tamamen bürokratların hazırlamış olduğu sözleşmeler, şuan zorlayıcı şekilde cari hale getirildi. Dolayısıyla hastaların özel hastanelerden faydalanması bir hayli kısıtlanacak. Bizde üniversite olmayı bekliyoruz. Eğer üniversite olamazsak, bu fiyatlarla SGK’lı hastalara hizmet vermemiz mümkün olamaz. GÖKÇE KIRTILOĞLU
Farkımız: Kaliteli hizmet hız ve fiyatımız
- Medical Park İzmir’in proje ve hedefleri neler?
Hedefimiz dünya literatürüne girecek bir hastane yaratmak. Bunun için İzmir Üniversitesi ile çalışmalarımız tamamlandı. YÖK’ten onay muhtemelen Nisan ayında çıkacak. Bir üniversite eğitim araştırma hastanesi olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Dünyada hastaların gıpta ile baktığı, İzmirliler’in de kapısından güvenle geçtiği, hızlı şekilde hizmetini aldığı bir hastane olma düşüncesindeyiz. Bu zamana kadar İzmirliler tarafından tercih edilmemizin iki ayağı vardı. Biri kaliteli hizmet, ikincisi ise hızımız. Bugün buna üçüncüsü eklendi ‘fiyatımız’. Fiyat faktörü tercih edilirliğimizi arttıracak. Hedefimiz sadece İzmir’de değil, Türkiye’de ve uluslararası alanda bir farkındalık oluşturmak. Bu nedenle de çok güçlü bir kadro kurduk.
Katılım payı hizmetle orantılı
- Katılım payları serbest mi bırakılmalı?
Artık daha kaliteli bir sağlık hizmetinin sunumu gerekiyor. SGK bunu mali açıdan tam olarak karşılayamıyor olabilir. Katılım paylarının arttırılması ile daha kaliteli sağlık hizmetine halkımız ulaşabilecek. SGK bize ‘Sen bu kadar alabilirsin’ diyor. Bu serbest piyasa koşullarına uygun değil.
Bugün ‘Domatesin fiyatı bir lira olacak, bu fiyattan satacaksın’ diyebilir misiniz? En kötüsü de, en iyisi de bir lira. O zaman siz, niye olasınız ki! Durum böyle olunca iyi domates üretecek olan niye üretsin ki. İşin özü budur. Kaliteli hizmetle, kalitesiz hizmet arasında bir fark olması gerekir.
kaynak:Star |