|
Kadir Dikbaş yazısı:
Başbakan Tayyip Erdoğan, bir süre önce "faiz lobisi" olarak tabir ettiği kesime sert bir çıkış yapmıştı.
Ve bana göre bu çıkış, Merkez Bankası'nın piyasaya müdahalesinden çok daha etkili oldu ve ortalık bir anda yatışıverdi.
Tek işi paradan para kazanmak, spekülatif hareketlerden nemalanmak olan gruplar olduğuna göre, bunun da bir lobisi olacak, fırsatları değerlendirmeye çalışacaktır. Nitekim bunları her dönemde yaşadık.
Evet, bir 'faiz lobisi' var memlekette. Ancak en az onun kadar önemli bir de 'ithalat lobisi' var. "Yerli otomobil projesi"yle bile alay eden, "bu çağda yüzde 100 yerli ürün mü kaldı" diyerek "sağdan yaklaşan", "aslında burada üretim (montaj dememeye özen gösteriyorlar) yapan yabancı markalar da yerli sayılır ne diye uğraşıyorsunuz" diyenler ve daha niceleri...
Dış açık veren pek çok sektör var memlekette. Sadece enerji değil. Her sektör kendi çapında önemli ve hayatidir ama bazıları var ki, çok daha önemli. İşte onlardan biri de ilaç sanayi. İnsanların hayatıyla ilgili bir konu, stratejik bir sektör. Türkiye, bu sektörde neredeyse yüzde 90 dışa bağımlı.
Yerli üretimde istenilen artış sağlanamadığı gibi, son yıllarda yerli oyuncuların da bir bir yabancı şirketlere satıldığını gördük. Üç-beş yabancı firmanın kaldığı böylesi bir piyasada rekabetin sağlıklı olabileceğini düşünebilir miyiz? Yabancı oyuncuya, ithalata karşı değiliz. Elbette olacak, olmalı da. Ama yerli sanayicinin rekabet gücünü kıran, önünü tıkayan konular da gözden geçirilmeli değil mi?
Mesela ben, sektörde ithal mamul ilaca yüzde 8 KDV uygulanırken, o ilacı üretmekte kullanılan ithal hammaddeye neden yüzde 18 KDV uygulandığını hâlâ anlayabilmiş değilim.
İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS), ilaç sanayisinin 2023 vizyonu ile ilgili olarak hazırladığı raporu bir süre önce açıkladı, ilgili bakanlıklara ve kuruluşlara sundu. Sendika, mart ayında da sektörü masaya yatıran bir "çalıştay" toplayacak.
2023 raporu ile ilgili olarak İEİS Genel Sekreteri Turgut Tokgöz'le konuşuyoruz. İlaç sektörünün stratejik bir sektör olduğunu söyleyen Tokgöz, "Bizim gayemiz, ilaç sektörümüzün bir küresel oyuncu haline gelmesi. Bunu yaparken öncelikle stratejik bir yaklaşım sergilemek ve sektörün stratejik bir sektör olduğunu kabul etmek gerekiyor. Türkiye, bir ilaç üretim üssü olabilir. Dış açık kapatılabilir." diyor.
Raporda önemli tespitler ve teklifler var. Burada detaylara girme imkânımız yok ama temel birkaç hususa dikkatinizi çekmek isterim.
- Yerli ilaç üretimi ithalata karşı kan kaybediyor.
- İlaç üreticileri arasındaki düşük kapasite kullanımı önemli bir sorun.
- Türkiye, yüksek katma değerli ve teknolojik yatırımı yüksek tedavi gruplarında ithalata bağımlı.
- İlaç sanayii, bugüne kadar kimya sanayiinin alt kolu olarak düşünülmüş, özel bir strateji oluşturulmamış.
- Türk ilaç sanayii, küreselleşme hedefine koşmak için yeterli kabiliyete sahip.
- Küreselleşme girişimi ile birlikte sektör 2023'te 17 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirebilir. Bu hedef, ilaç ithalatını frenleyerek dışa bağımlılığı azaltacaktır.
İlaçta izlenen politikanın, fiyat indiriminden daha öte boyutlarda ele alınması gerekiyor. O bakımdan bu rapor faydalı bir çalışma.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın açıklamalarına göre, cari açığı dizginlemek için hazırlanmakta olan teşvikler, ilaç sanayini de içine alıyor. Sektör, buradan sevindirici bir haber bekliyor. Umarız, bu hayati sektörün derdine derman, yaralarına da merhem olur.

kaynak:Zaman |