|
Nazlı Şencan yazısı:
Dünyada çok uzun süredir vurgulanan ve ülkemizde de 20 yılı aşkın süredir arzu ettiğimiz akılcı ilaç kullanımına yönelik adımlar ve bilinçlendirme çabalarının artması, geleceğe ilişkin umutlarımızı yeşillendiriyor. Sağlık Bakanlığı, sağlıklı yaşamı destekleyen konuları tek tek ele alıyor. Verilmek istenen mesaj ile ilgili filmler, afişler hazırlıyor. Sigara ile mücadele bunların ilki idi. Son bir yıldır ise “akılcı ilaç kullanımı-AİK” felsefesini ve gerekliliği üzerinde yoğunlaşmış durumda. Hastanelerde, eczanelerde ve akademik çalışmalarda AİK bakış açısı ile düzenlemeler yapılıyor. Geç kalınmış olunsa dahi, AİK başlığı ile ilaç tedavisi basamaklarının gözden geçirilmesi, akılcı reçetelemeden başlayarak, hasta takip ve uyunç çalışmalarına kadar uzanan süreci irdelemek “gelecek nesiller” açısından olmazsönemli bir adım. AİK felsefesi her hasta grubunda farklı tezahür eder ve aksiyonlar değişiklik gösterir. Bu yazıda üzerinde durmak istediğim nokta AİK ve geriatri (yaşlı) hastaları ile ilgili. Bilindiği üzere yaşlanan bedenin farklı patolojiler göstermesi olağandır. Yaşlılarda çeşitliliği ve sayıları farklılaşan hastalıkların beraber tedavi edilme çabası hastaları çok sayıda ilaç kullanımına mecbur bırakmaktadır ve ilaçlar farklı beklenmeyen etkilere ve başka diğer hastalıklara veya organ bozukluklarına sebep olabilmektedir. Yaşlı bir birey, her hastalığı için farklı bir uzmana başvurmakta ve her hekimden farklı bir reçete almaktadır. Çoğunlukla ömür boyu kullandığı bazı ilaçlar hakkında diğer bir hekimin bilgisi olamamaktadır. Düşünün ki, 75 yaşında bir birey, göz doktoruna gidiyor ve kataraktı ve göz tansiyonu için ilaçlar alırken yüksek tansiyon, astım ve şekeri için de yine farklı hekimler tarafından farklı zaman ve mekanlarda farklı ilaçlara mahkum ediliyor. Hastanın kendi kendine aldığı bitkisel vitaminler ve ağrı kesiciler ise çoğunlukla resmi kayıtlarında bulunmuyor. Bununla beraber hasta erkek ise prostat ilacı kullanıyor olabiliyor. Bazen kemik erimesi vb ilaçlarda kullanılması gereken ilaçlar güruhuna dahil olabiliyor. Tabi ki, Yaşlılarda Akılcı İlaç Kullanımında (AİK) esas olan, olabildiğince az-optimum ilaç kullanılmasıdır. Polifarmasi (çoklu ilaç kullanımı) sonucu ilaçların birbiri ile etkileşmesi en beklenen durumdur. Bunun yanı sıra bir ilacın yan etkisini örtmek için başka bir ilaç reçete edilerek durum içinden çıkılamaz hallere gelebilmektedir. İBB Darülaceze-Kayışdağ yerleşkesi benim çalıştığım üniversitenin komşusudur. 1000 sakinin kaldığı bu muazzam yerde, örgütlenme de çok güzel. İşine bağlı birçok sağlıkçının canla başla çalıştığı bu bakımevi sadece yaşlılara değil, kimsesiz ve düşkünler için de güvenli bir yuva. Bugüne kadar birçok farmakoantropolojik çalışma gerçekleştirdiğimiz bu “saha” biz “sosyal eczacılık” çalışanları için paha biçilmez bir çalışma alanı. Dahası Darülaceze yetkilileri, etik kurul onayı olması ve belediye tarafından onaylanması şartı ile, sakinlere fayda sağlayacak her türlü bilimsel çalışma ve projeye çok sıcak bakıyorlar. Bugün amacım bu sıcak yuvanın çalışmalarından haber vermek değil. Amacım, geçen ay dahil olduğum “Geriatri Konseyi” nden bahsetmek. Geriatri Konseyine, Darülaceze yetkilileri, hekimleri, fizyoterapistleri, psikologları, çalışanları, hizmetlileri dahil olmak üzere, İstanbul’un en eski ve seçkin üniversitelerinin Geriatri bölümlerinde uzman olan hekimleri katıldılar. Daha önceden belirlenen bir sakinin tedavisi ele alındı. Toplantı başlangıcında, hasta/sakin hakkında Darülaceze personeli geniş bir bilgi verdi. Daha sonra hasta toplantıya davet edildi, hastalıkları ve kullandığı ilaçlar ile ilgili bilgisi ve tutumu hakkında görüşüldü. Sonra sırası ile tüm uzmanlar görüş ve ilaç kullanımına ilişkin önerilerini açıkladılar. Biz fakültemizin “İlaç Bilgi Birimi” adına daha önce hazırladığımız rapor eşliğinde görüşlerimiz ifade ettik. Birbiri ile etkileşen ilaçlar, hastalık ile kontrendike olan ilaçların çıkarılmasını ve bazı doz değişimleri önerdik. 26 kalem ilacın 11’e düşürülmesi konusunu gerekçeleri ile yazılı olarak bir rapor da sunduk. Tabi ki son karar, hekime aitti. Bizler sadece hekime yardımcı olabilecek, yol gösterebilecek bilgi ve durumları ortaya koymaya çalıştık. Lütfen düşünün, yaklaşık 25 kişi, 3 saat boyunca tek bir hastanın bütünsel durumu ve ilaç kullanımı derinlemesine tartışıyor. Çok keyifli bir deneyimdi. Hepimiz öğrendik, paylaştık. Daha sonra toplantı metinleri ile de öneriler yazılı olarak bizlere gönderilsi. Hastamızı 6 ay sonra tekrar kontrol edeceğiz. Bakalım hedeflediğimize yakınlaşmış olacak mıyız? Hastamızın akılcı ve daha az ilaç kullanımına katkı sağlayabildik mi, anlayacağız. Görüyorsunuz, heyecanlandığım, sizinle paylaşmak istediğim şey belki uzayda yeni evrenlerin keşfi kadar bilinmezliklerin farkedilmesi değil. Ama bazen bildiklerimizi, doğru olan küçük ayrıntıları gerçekleştirebilmek de başarı ve faydalı olma umudumuzu besliyor. Kayışdağ-Darülaceze Müdür yardımcısı Dr. Nurullah YÜCEL Bey şahsında tüm ilgilileri ve işini kaliteli yapma gayretinde olan meslektaşlarımıza en içten teşekkürler. Multidisipliner çalışmalar ile hastaya daha faydalı olabileceğimizi tekrar ortaya koydular. Sözün özü, yaşlanan dünyamızda, yaşlı hastalarının kullandıkları ilaçların sayılarını azaltmak, ilaca ve tedaviye uyuncu ile ilgili öğrenecek ve yapacak çok şeyimiz var. İnsan için, toplum için, akılcı bilim yapanlara selam olsun…
kaynak:haberx.com |