|
#04 temmuz daki yazımızda ilaç sektörünü nelerin belediğini, #25 ekim de ki yazımızda ise geleceklerin netleştiğini ve neler olacağını paylaşmıştık. Ve Sonuçta gelinen noktayı tablo ile özetlersek;
|
|
Eski Uygulama
2009 |
Yeni Uygulama
2010 |
En Yeni Uygulama
2011 |
|
|
Kamu İndirimi % |
Referans Fiyatın % |
Kamu İndirimi % |
Referans Fiyatın % |
Kamu İndirimi % |
Referans Fiyatın % |
|
Jenerik |
11 |
66 |
20,5 |
66 |
28 |
60 |
|
Orijinal Tek |
23 |
100 |
32,5 |
100 |
41 |
100 |
|
Orijinal Jeneriği Var |
11 |
66 |
20,5 |
66 |
28 |
60 |
|
20 Yıllık Referansı Var |
11 |
100 |
20,5 |
100 |
28 |
80* |
|
20 Yıllık Referansı Yok |
23 |
100 |
32,5 |
100 |
40 |
80* |
|
MUAF (**DSF 3,56 TL Altı,Kan ürünü vb.) |
4 |
Mevcut fiatı |
4 |
Mevcut fiatı |
4 |
Mevcut fiatı |
|
MUAF (20 Yıllık **DSF 3,56 TL-6,79 TL arası ) |
11 |
100 |
11 |
100 |
11 |
100 | *DSF-depocuya satış fiyatı 6,79 üzeri olanlar
Bakanlık fiyat düzenlemesinde en ucuz ilacın %10 ine kadar ödenir bandı ise % 10 çekilmesi daha çok jenerik sanayine olumlu değişiklik oldu. İlaç sektörünün ciro kaybı %20 ye yaklaşmış gözükmekte! Sektör temsilcilerine göre bu tutar 2 milyar tl !
Bu duruma nasıl gelindi? SGK hesabına göre 2010 yılı ilaç harcamaları 14.6 milyar olması gerekirken; 750 milyon TL’lik aşım oldu. 2011 yılında 15.6 milyar lira olması gereken bütçe 400 milyon lira aşılacak. 2012 bütçesi ise 16.7 milyar TL olması gerekirken, 650 milyon TL’lik sapma olacak. Toplamda ise 3 yıllık global bütçe 1.8 milyar lira aşılmış olacaktı. Bu rakamı son önlemler ile kapatacak! Kısaca SGK’nın 2009 yılında ilaç sektörü ile yaptığı protokolden. Fakat sektör tarafından bu protokole SGK’nın uymadığı yönünde itiraz var.
Sektörün Sağlık Bakanlığına dava açtığı konusu var , sebep tahminimiz: Zam; Fiyat kararnamesine göre euro kuru 90 günlük ortalaması %15 üzerinde olmasında ilaçlara zam verileceği belirtilmektedir ve bu şart 03 temmuz 2011 tarihinde gerçekleşti. Önceki baz alınan euro kur rakamı 1,959 tl idi bugün itibarı ile 2,50 ve fark : %27 . 03 temmuz üzerinden ise nerede ise 4 ay geçmek üzere! Stok zararlarının karşılanması; Depo, eczane stok zararlarının karşılanması. Bu noktada sektör devletin ticari hayata karışmasını sakıncalı bulmakta ve bunun kararname ile yapılmasına karşı çıkmakta.
Sular durulmuyor; Bazı firmalar ki basına yansıdığı gibi insülin sağlayanlar bu şartlarda ilaçlarını geri ödeme çerçevesinde sağlayamayacaklarını SGK ya iletti. Bu durumda devletin reaksiyonu ne olabilir, kanaatimce %30 a varan bir zam değil fakat sektörün reaksiyonunu biraz azaltacak en fazla %15 e kadar bir zam, oluru %10 gibi, ocak 2012 muhtemel tarih! Sonuç olarak Sağlık bütçesi içinde ilaç giderleri budandı ve sektör ile etki alanı içindeki özellikle eczacılar menfi etkilendi. Kısa dönemde sektör hukuka gitmiş oldu. Sektörün kendi içindeki özellikle inovatif-jenerik firmalar arası açılmış hukuk davaları da var, kısaca hukuk sektörün ilerisi için belirleyicilerin arasında olacak. Bundan sonra 2012 de SGK ve Sağlık Bakanlığı ilaç sektörüne tekrar müdahale eder mi? Referans fiyatlarda değişiklik sonucu münferit ilaçlarda ucuzlama dışında, ek iskonto artırımı ve referans fiyat % oranının aşağı inmesi şeklinde bir uygulama ihtimali çok düşük. Bunun yerine tasarruf amaçlı neler yaşanacaktır? 2012 ve sonrasında….. • Farmasötik eşdeğerlik yerine bazı alanlarda terapötik eşdeğerlik uygulaması gelebilir. • Akılcı ilaç uygulamaları kesinlikle hayata geçecek. • Özellikle aile hekimlerine yönelik reçete kısıtları, özel performans uygulamaları. • OTC düzenlemesinin yapılması ve özellikle SGK 'da bitkisel kökenli olup geri ödemesi olan ilaçlar için bir çalışma yapıldığı bilinmektedir. • Devam den bir hukuk davasının sonucuna göre kombine ilaçların ilaç paketi gibi olabilmesi sonucunda benzeri ürünlerde fiyatların aşağı inmesi ihtimali. • İlaç kutularının küçülmesi (ilham kaynağı İzmir de yapılan ilaç toplama kampanyasında özellikle kas gevşetici , analjezikler başta olmak üzere tam veya az kullanılmış kutuların toplanması) . Hekim tarafından hastanın şikayetlerini bir talepsavar anlayışında ilaç reçete edilmesi-verilmesi midir ? yoksa reçeteli olduğu halde hastanın kendisinin mi temin ettiği midir bilinmez. • Teşhise göre tedavi ödeme-tutar baremleri de olabilir. • Sürpriz uygulama ise reçeteye marka değil etken madde-doz-form-pozoloji yazılması! Sonucunda gerçek jenerik ilaç firmaları (geniş portföye sahip olanlar) güçlenecektir. • Pay Back, hangi firma kotayı aşarsa ondan kesinti. • Çok muhtemel olanı ise referans ülkelerin 5 den 10 a çıkması veya mevcut 5 referans ülkedeki değişiklikler. Yunanistan ve İspanya’daki değişiklikler bize yansıdı, şimdi ise İtalya’da atanmış yönetici ile yeni hükümet kuruldu ve ekonomik tedbirler içinde ilaca el atması çok muhtemel ve tesiri bizde bazı ilaçların fiyatlarının aşağı inmesi olacaktır.
Ve başka başka uygulamalar…Sonuçta bunlar farklı tasarruf yöntemleri.
Burada devlet birazda kendine bakmalı: Nerelerden tasarruf edebilirim anlayışı içinde olmalı! Bu da başka bir yöntem. Örneğin şubat 2011 de tüberküloz aşıları Verem Savaş ünitelerinden alınıp ASM’ne verildi . Gayet güzel bir uygulama niye hasta il veya büyük ilçe de tek bir merkeze elinde yenidoğan ile ulaşmaya çalışsın. Yakın olan ASM ler(Aile Sağlığı Merkezi) daha uygun. Fakat Hint sii menşeili( serum int. of İndia) BCG aşıları 20 dozluk ve soğuk zincirdeki bu aşı açıldıktan sonra 4 saat içinde tüketilmek zorunda aksi halde çöpe gider. Tek hekimli ASM ler de var çok hekimli ASM ler devar ve sanırım ortalama 3 hekimli ASM olması iyi ihtimal. 1 ASM’de 3 Dr x 3.500 nüfus =10.500 nüfus yapar ve bu nüfusa tekabül eden ortalama yenidoğan sayısı ise 200/yıl yani hafta da yaklaşık 4 bebek. Kaldı ki asm deki hekim ve yardımcı sağlık personeli iyi organize olacak bebeklerini haftanın belli günü ve saattinde çağıracak ki en optimal aşı kullanımı olsun! Bu bir örnek, bürokratlar bundan sonra özellikle yeni teşkilat yasası ile sanırım bu ve benzeri durumlara önceden çözümler üreterek devletin de tasarrufa katkıda bulunmasını sağlayacaktır.
İlaç Sektörüne tekrar geri dönersek, gelir kaybındaki bu durumu nasıl telafi edebilirler ve başka ne gibi gelişmeler olabilir; - Telafi edemeyecek , kısmen veya tamamen alandan farklı yöntemler le çekilecek (outsourcing, lisans verme, işi devretme, kısmen hisse satışı,işletmeyi satma vb…) - Daha fazla ilaç pazara verecekler ve mevcut pasta içinde pay arttırmaya çalışacaklar. Rekabet artacak kalan sağlar ise bizim olacak! - Zararı telafi edilemeyen ilaçların geri ödemeden hatta pazardan çekilmesi. - Önce lojistik, idari giderler ve eğitimi makaslama sonra tanıtım bütçesi ve en istenmeyeni tenkisat ki bazı firmalara bunu deklare etti! - Ürünlerinin %50 den fazlası dsf 6,79 un altında olanlar biraz rahat nefes alacak kayıpları fazla değil fakat karlılıkları da fazla değil kısıtlı bütçe ile yeni yatırım veya yurtdışına açılması da mümkün değil uzatmaları oynar gibi… - Uluslar arası ilaç firmaları üretim tesisi olan yerli sanayi peşinde olacak. Yabancı fonlar ise kalender meşrep davranacak; satılık firma onu fiyatı ile cezbetsin ve de 5 yıllık planı ve ebitda’sı umut versin. Portföy büyütmek isteyen büyük jenerik küçük jeneriğin peşinde olacak vs vs.. - Favori çıkış yolu önerim ise 1- Yurtdışında şubeleşme özellikle büyük pazarlarda ( balkan ülkeleri, kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetler v.b. değil) 2- İhracatını arttırma 3- Atıl kapasiteler için yurtdışından fason üretim alma. 4- Yeni molekül bulabilmek için bütçen müsait değilse modifikasyon ve kombinasyon ile patent al ve yürü. -Daha favori önerim ise; kriz bulutlarından kafasını kaldırıp ayakta kalmak için değil rekabette öne geçmek için “Yeni İş Modelleri Geliştirme” başta olmak üzere alternatiflerini ortaya koymalı.
Sektör, bundan 10 yıl önce de ilk Bağ-Kur ve SSK “referans fiyat”, “ortalama fiyat” gibi kavramlar ile karşılaşınca da “BATIYORUZ” demişti, fakat bugünlere geldiler. Düşük ruh halini bu gibi dönemlerde sürdürmek intihar olur, Genel Müdür’den Saha Temsilcisine her ne olursa olsun moral-motivasyonu güçlü tutmalı asla konsantrasyonunu bozmamalıdır, okuyucuların bu mümkün mü düşüncesine zaten fark burada diyebilirim.
Eczane cephesinde durum nedir? Eczacıların temelde paylaşım sıkıntısı vardı; Toplam Türkiye cirosunun % 46’nı tüm Türkiye’deki eczanelerin yaklaşık %20’i almakta geri kalan %80 eczane ise % 54’lük ciroyu paylaşmakta! (TEB) Her yıl mezun olan yaklaşık 1.200 eczacı ise bir başka sıkıntıları! TEB mezun sayısının kısıtlanması istemekte aksi halde 10 yıl sonra yaklaşık 1.500 kişiye 1 eczane düşecek.
Gelelim bugüne;Eczacının stok zararı ne olacak? Bu rakam 400 milyon tl ulaşmakta olduğu ifade etmekte yani eczane başına yaklaşık 16 bin tl ifade edilmekte. Önceki dönemlerde olduğu gibi bazı firmalar eczacının stok zararını karşılayacak bazıları uzak mı kalacak? Bu sefer eczacı daha da yalnız kalacak gibi gözükmekte. Eczanelere ilaç firmalarının yansıttığı %7 ye varan ticari iskonto da kesintiye uğrayacak, firmalar satış kampanyalarını daha tutumlu yapacak; daha az MF ve ek iskonto hatta ithallerde muadilde yoksa “0” MF ve “0” iskonto ile düşük vade! Kısaca, eczacıları da çok sıkıntılı dönem beklemekte.
Eczacı gider azaltmak için neler yapabilir; cadde üzerinde ise kirası az sokak arasına gidebilir, çalışan azaltabilir vs. Önemlisi ek gelir nereden olacak; -İtriyat, -Reçetesiz ilaç (OTC düzenlemesi ) -Medikal cihaz -Dermo-Kozmetik -v.d. (belki yasa ile veteriner ilaç satışını geri alabilirler)
Eczacıların reçeteli ilaç dışı geliri toplam gelirin %18 ni bulmakta (TEB). Eczaneler yaşamak istiyorsa devlet regülasyonlarından daha az etkilecekleri %18’i arttırmaları gerekmekte. Sayıları 600’e yaklaşan dermo-kozmetik eczanelerin artması ve reçetesiz ilaçların eczacı danışmanlığında satış paylarının artması! Reçetesiz ilaçlara reklam serbestisine TEB ve TEİS karşı, önümüzdeki günler Pazar nasıl şekillenecek, “referans merkezi” olan eczaneler devreden çıkarılacak mı? Zincir sağlık marketler hatta eczaneler için alt yapı ve üst yapı organize edilecek mi ? Eczacılar için asıl sürpriz ise, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile daha önce raporu olan hastalar 7 gün öncesinde ilaçlarını alabiliyordu ve bu süre 15 güne çıktı. Hatırlarsanız geçtiğimiz eczacılar günü ve seçim öncesine gelen mayıs ortasında raporlu #ilaçların kargo ile hastalara gönderilmesi gündeme gelmişti ve sonrasında SGK böyle bir uygulama olmayacak açıklaması yapmıştı. Sürenin 15 güne çıkması sanki buna hazırlık olabilir mi?...
Son olarak 2012 ve sonrasında bugün tutar bazında serbest pazarın %10 nu bulmadığı ifade edilen ihale pazarının hem özel hem de kamu hastaneleri aracılığı ile artacağı kesindir, hazır mısınız?
İlaç Sektörü için gidişatın yönü belli; Üretim tesisi ve başarılı AR-GE ye sahip olacaksın ve geniş portföyün olacak bunlar yoksa …. Bir Dost
# yanlarına tıklayınız. |