|
Ecz.Nurten Saydan
Tüm Eczacı İşverenleri Sendikası
Genel Başkanı ile söyleşi
W-05 Kasım SGK SUT tebliği ve 10 kasım Beşeri İlaçların Fiyatlandırmasına dair Bakanlar Kurulu kararları sürecinde TEİS olarak etki etme şansınız oldu mu?
N.S.-SUT Tebliğinde ve fiyat kararnamesine, yayımlanana kadar etki sansımız olmadı. Zira Gerek SGK gerekse Sağlık Bakanlığı bu gibi eczacılık ile ilgili yasal düzenlemeleri yaparken ne sendikamıza ne de meslek birliği TEB'e danışmıyor. Sendika olarak biz ancak kararlar bize tebliğ edildikten sonra konuyu inceleyip yanlış olduğunu düşündüğümüz maddeleri dava ediyoruz. Bu konu da geçmişte eczacılarımız adına birçok kazanımlarımız oldu.
W- Bu değişiklikler bugün eczanelere nasıl yansıdı? Stok zararları tahminiz nedir?
N.S.-Ülke genelindeki eczanelerimizin toplam stok zararının; SUT"ta yapılan değişiklikle, kamu kurum iskontolarındaki artıştan dolayı 150 milyon TL, 10 Kasım tarihinde yayınlanan ilaç fiyat kararnamesiyle yapılan ilaç fiyat indirimlerinden de 150 milyon TL olmak üzere toplam 300 milyon TL’yi bulduğunu düşünüyoruz. Öte yandan kazancının tümünü sadece sattığı ilaçtan belli bir oranda kar elde ederek sağlayan eczanelerimizin gelirleri her geçen gün fiyat düşüşlerine bağlı olarak düşmektedir. Oysa giderlerimiz(kira,personel giderleri vb) her sene artış göstermektedir.
Eczanelerin tek gelir kaynağının ilaç satışından elde edilen kar olmasının yanı sıra, sendikamızın kuruluşundan beri savunduğu, Avrupa ülkelerinde örnekleri olan meslek hakkı uygulamasının ülkemizde de hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kutu başına veya reçete başına ödenecek olan bir tutar eczanelerin fiyat düşüşlerinden doğan zararlarını azaltacak ve sürdürülebilir bir eczacılık mesleğinin önünü açacaktır.
W-Stok zararlarını ilaç firmaları Karar da tebliğ edildiği gibi üstleneceklerini bildirdi mi?
N.S.-Hayır. Aksine her geçen gün, bir ilaç firması bakanlığın ve SGK’nın, kendilerine sormadan aldığı bu kararı uygulamayacağını açıklıyor. Bunların başında ise kararnameye uymayacaklarını ilan eden AİFD üyesi ithal ilaç firmaları gelmektedir.
W-Buna dahil olmayacaklarını bildiren AİFD gibi dernek ve firmalara karşı tavrınız ve uygulamanız nasıl olacak? Kayıpları telafi edeceğini bildiren ilaç firması var mı? % 7 ye varan ticari iskonto uygulamalarını ilaç firmaları devam ettirecek mi?
N.S.-Tabi kayıpların telafisinin sözünü veren ilaç firmalarımız var. Onlara bu sıkıntılı ortamda verdikleri sözü tuttukları için teşekkür ediyoruz. Fakat bazı firmalar bu kaos ortamından yararlanıp fiyat düşüşlerinden oluşacak zararlarını, ticari iskontolarını sıfırlayıp eczacıya rücu etmeye çalışmaktadır. Bu firmaların bu davranışlarını belirleyip eczacı kamuoyuyla paylaşmaktayız.
AİFD gibi bazı dernek ve firmalar son iskonto düzenine uymayacaklarını açıklamışlar ve içlerinde hayati önemi haiz ilaçların da olduğu kalabalık bir ilaç grubunu piyasadan çekmişlerdir. Bu firmaların muhatabı SGK dır. İşin uygulayıcısı olan bu kurumun bir takım yaptırımları da olması gerekir. Konu ile ilgili olarak SGK ile görüşmelerimiz sürmektedir. Eczacının her geçen gün haksız yere zarara uğratıldığı bu durum kısa sürede çözülmediği taktirde, yasal yollara başvuracağız.
W-2009 ve 2010 sonu benzeri uygulamalarda eczane stok kayıpları telafi edildi mi? Önceki uygulamalarda oluşan olumsuzluklar bugünde aynı mı?
N.S.-Evet bu stok kayıplarını geçen senelerde de defalarca yaşadık. Ama bu konuda sayın bakanların verdiği sözler dışında, yazılı bir mutabakat olmadığı için zararlarımızın ancak hiç yok denecek kadar azını telafi edebildik. Bu yüzden KHK ile güvence altına alınan eczacılarımızın zararlarının, firmalarca yok sayılmasına karşı ilgili Bakanlıklarımızı göreve çağırıyoruz.
W-2012 yılında da tasarruf amaçlı benzer uygulamalar bekliyor musunuz?
N.S.-Sonunda tasarruf sağlamadığını düşündüğümüz bu tür uygulamaları 2012 yılında da görebiliriz. TEİS olarak temennimiz, tasarruf tedbirleri adı altında eczanelerin yıkım yerine dönüştürülmemesidir.
W-Devletin Sağlık harcamalarında tasarruf yöntemleri neler olabilir? Bu konuda TEİS in önerisi nedir?
N.S.-Sağlık harcamalarında tasarruf yapılırken, ilaç giderlerinden tasarruf sağlanmaya çalışılmaktadır. Oysaki tedavi giderleri ilaç giderlerinin üç katıdır. Bu yüzden öncelikle tedavi giderlerinin disipline edilmesi gerekmektedir. İlaç tasarrufu içinse sendikamızın önerisi; doktorlarımızın reçete yazarken ilaçların ticari markalarını değil de içlerindeki etkin maddelerini yazmalarının, kamunun ilaç harcamasını önemli ölçüde azaltacağını düşünüyoruz. Çünkü hastayı tedavi eden ilacın markası değil, etken maddesidir. Uygulanmasını ise aile hekimlerimizin kullandığı bilgisayar programı revize edilerek, tüm hekimlerimizce kullanılması sağlanabilir.
Ayrıca SGK nın uyguladığı kamu kurum iskontosunu eczanelerimiz üzerinden, kamuya verilmesi yerine direk firmalardan kuruma aktarılması eczanelerin bu uygulamadaki haksız kaybını önleyecek ve ilaçtaki çifte fiyat karmaşasının önüne geçecektir.
W-Sağlık Harcamaları içinde ilaç giderleri hakkındaki değerlendirmenizi alabilir miyim, AB, OECD vb birlik ortalamaları ile durumumuz nedir?
N.S.-
|
Yıl |
Sağlık Harcaması *tl |
İlaç Harcaması *tl |
Tedavi Harcaması *tl |
İlacın Oranı |
Tedavinin Oranı |
|
2005 |
17,6 |
8,7 |
8,9 |
% 49,43 |
% 50,57 |
| 2006 |
23 |
10,1 |
12,9 |
% 43,91 |
% 56,09 |
| 2007 |
26,6 |
11,1 |
15,5 |
% 41,73 |
%58,27 |
| 2008 |
32,2 |
13 |
19,3 |
%40,37 |
% 59,63 |
| 2009 |
37,6 |
16,1 |
21,5 |
%42,81 |
% 57,19 |
| 2010 |
37,8 |
15,2 |
22,6 |
%40,21 |
% 59,79 |
|
2011 |
41,6 |
15 |
26,6 |
% 36,06 |
% 63,94 |
*milyar
Kaynak: İEİS ve IMS
Bunun için yukarıdaki tabloda verilen 2005-2011 tarihleri arasındaki rakamlara bakalım;
İlaç giderleri 2005 yılında sağlık harcamasının % 49,43 iken ,2011 yılında % 36,06 ya gerilemiştir.
Tedavi giderleri ise 2005 yılında sağlık harcamasının % 50,57 iken % 63,94 olarak 8,9 milyar TL den , 26,6 milyar TL ye yükselmiştir.
SONUÇ: 2005-2011 yılları arasında : SAĞLIK HARCAMALARI İÇİNDE TEDAVİ HARCAMALARI ARTMIŞ OLUP ,İLAÇ HARCAMALARI İSE % 13,37 AZALMIŞTIR.
W-İlaç sanayimizin durumunu ve geleceğini TEİS olarak nasıl görüyorsunuz?
N.S.-2003-2010 yılları arasında yerli ilaç ve ithal ilaç kutu adedi oranlarına bakacak olursak;
| Yıl |
İthal İlaç Oranı-Kutu |
Yerli İlaç Oranı-Kutu |
| 2003 |
% 11,6 |
% 88,4 |
| 2004 |
% 12,7 |
% 87,3 |
| 2005 |
% 14,1 |
% 85,9 |
| 2006 |
% 15,8 |
% 84,2 |
| 2007 |
% 17,9 |
% 82,1 |
| 2008 |
%20,2 |
% 79,8 |
| 2009 |
% 21,2 |
% 78,8 |
| 2010 |
% 22,6 |
% 77,4 |
Kaynak: İEİS ve IMS
Tabloda görüldüğü üzere 2003 yılında % 11,6 olan kutu sayısı , 2010 yılında nerde ise % 100 artarak % 22,6 olmuştur.
2003-2010 yılları arasında yerli ilaç ve ithal ilaç pazarına TL ( ödenen para ) olarak bakacak olursak , durum daha net anlaşılmakta olup ve rakamlar 2010 yılında İTHAL ilacın, yerli ilaç sanayinin sattığı ilaç tutarını geçmiştir. Şöyle ki;
| Yıl |
İthal İlaç Oranı -tl |
İthal İlaç Pazarı -tl |
Yerli İlaç Oranı -tl |
Yerli İlaç Pazarı -tl |
| 2003 |
% 37,3 |
---------------- |
% 62,7 |
---------- |
| 2004 |
% 37,1 |
----------- |
% 62,9 |
---------- |
| 2005 |
%41 |
3.715.498.153 |
% 59 |
5.223.566.643 |
| 2006 |
%45,2 |
4.575.075.329 |
% 54,8 |
5.387.403.003 |
| 2007 |
% 47,9 |
5.600.165.039 |
% 52,1 |
5.987.490.572 |
| 2008 |
% 50,1 |
6.418.684.331 |
% 49,9 |
6.306.742.823 |
| 2009 |
% 51,5 |
7.754.314.145 |
% 48,5 |
7.090.489.140 |
| 2010 |
% 51 |
7.651.199.846 |
% 49 |
7.138.568.884 |
*milyar
Kaynak: İEİS ve IMS
Bu durum ilaçta ülkemizin TL bazında tamamen dışa bağımlı olduğunun göstergesidir. Ayrıca ülkemizde istihdam sağlamayan bir ilaç sektörüne vergilerimizin harcandığıdır. Yerli ilaç sanayinin desteklenmediğini, İlaç AR-GE çalışmalarının yapılmadığını ve ilaçta ülkemizin son derece sıkıntılı bir döneme girdiğinin göstergesidir. Yerli ilaç, ithal ilaçla rekabet edememektedir.
Vatandaş bu konuda bilgilendirilmeli ve ivedilikle reçetelerde etken madde yazılımına geçilmelidir.
Hekim ve eczacılar yerli ilaç için teşvik edilmeli, aynı zamanda yerli ilaç için vatandaştan daha az katkı payı alınarak vatandaşında katkısı sağlanmalıdır.
Hükümetin acilen yerli ilaç sanayini desteklemesi hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de ilaçta fiyat avantajı getirecektir.
W-Reçetesiz ilaç da reklam serbestîsine dair TEİS olarak karşı olduğunu bildirdiniz? Reklam serbestîsinin istenmeyen sonuçları neler olabilir?
N.S.-Reklam bir ürünün satışını arttırmak için yapılır. Söz konusu ürün ilaç olunca bunu bir kez daha düşünmeliyiz. Hele bir de ülkemizde sıklıkla rastladığımız 'komşuma iyi gelmiş ben de içeyim’ gibi bir düşünce tarzı vatandaşlarımızın sağlığını ilaç reklamlarıyla iyice tehlikeye atacaktır. İster reçeteli, ister reçetesiz satılsın, adı üstünde ilaç, ‘ilaçtır ve en basit ilaç bile yanlış yönlendirme ve kullanım ile zehre dönüşebilmektedir. İlaçların süslü reklamlarla tanıtılması ve her yaş grubundan vatandaşlarımız için özendirici hale getirilmesi, halk sağlığımız için ciddi bir tehdittir. TEİS olarak, ilacın reklamının yapılmasının her zaman karşısında olacağız.
W-TEİS olarak öncelikleriniz nelerdir? Süreç de eczacı-ecza deposu-hekim-ilaç sanayi-devlet ilişkileri nasıl olmalı?
N.S.-Öncelikle hepimiz aynı gemide olduğumuzu bilmeliyiz. Amacımız ülkenin en ücra noktasına da ilacımızı ve sağlık hizmetimizi süratle ve titizlikle ulaştırmaktır. Bunun için ülkemizde 24 saat gece gündüz demeden tatil bayram demeden kesintisiz hizmet vermektedir. TEİS olarak önceliğimiz bu sistem içinde eczanelerimiz yıpratılmaması ve verdiği hizmetin karşılığı alabilmesidir.
Ayrıca kurumların birbirleriyle Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kendi içinde koordineli bir şekilde çalışması, ilaç ve eczacılıkla ilgili karar alınırken masa başındakilere değil, sahada çalışan biz eczacıların görüşlerinin alınması sağlanmalıdır.
W-Eczacıların sizce yarını nasıl olacak? Serbest eczacılığın geleceği nasıl olacak?
N.S.-Devletin eczacılık mesleği konusunda umursamaz bir tavır sergilediğini düşünüyoruz. Gerek 6197 sayılı eczacılık kanunun yıllardır yenilenememesi ki taslağında eczaneler için önemli düzenlemeler vardır, gerekse plansız açılan yeni eczacılık fakülteleri eczacılığın geleceği için bizleri oldukça düşündürmektedir.
Öte yandan SGK’nın eczanelerimizin birer sağlık merkezi olduğu gerçeğini görmezden gelip, sadece kamunu ilaç satın aldığı yerler gözüyle bakması mesleğimiz için bir tehdit olan zincir eczane kuramına zemin hazırlamaktadır.
Yine reçetesiz ilaçların reklamının yapılması ve eczane dışında satılması yönündeki girişimlerden dolayı da mesleğimiz ve halkımızın sağlığı ciddi bir tehdit altındadır.
Kısaca; eczacılar olarak mesleğimizin geleceğinden endişe etmekteyiz. Bu yüzden geleceğimizin daha iyi olabilmesi ve eczanelerimize sahip çıkmak için meslektaşlarımızı TEİS çatısı altında birleşmeye ve birlikte çalışmaya çağırıyoruz.
W-Görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.
|