Ana Sayfa Basında Sağlık Osmanlı’da İlaç Simsarlarına Beddualı Önlem

Osmanlı’da İlaç Simsarlarına Beddualı Önlem

75
0
Paylaş

Osmanlı’da İlaç Simsarlarına Beddualı Önlem

Edirne’deki şifahanede hastalara dağıtılan ücretsiz ilaçlardan ihtiyacı olmadan almak isteyenlere karşı beddualı kitabeyle önlem alınmaya çalışılması dikkat çekiyor.

Edirne’deki Sultan II. Beyazid Külliyesi ile ilgili tarihi kayıtlar ve Evliya Çelebi’nin külliyeyi ziyareti sonrası kaleme aldığı notlara göre, tedavinin parasız olduğu Edirne’deki şifahanedeki eczanede haftada 2 gün şehirdeki hastalara ücretsiz ilaç dağıtımı yapıldığı belirtiliyor.

15. yüzyıl sonlarında Sultan II. Beyazid tarafından dönemin sosyal devlet ve sağlık anlayışının bir yansıması olarak Edirne’de yaptırılan şifahane, batının akıl hastalarını dışladığı dönemde Osmanlı’nın su, müzik sesi ve güzel kokuyla ‘akıl yoksunu kişileri topluma kazandırma mücadelesinin de bir simgesi’ olarak değerlendiriliyor.

Şu an devrin tıp tarihinin anlatıldığı müzede ziyaretçiye aktarılan Evliya Çelebi’nin gezi notlarında şifahanedeki macun bölümünde haftada 2 gün boyunca kentteki tüm hastalara ücretsiz ilaç dağıtıldığı belirtiliyor.

Hasta olmadan ilaç alanlara ise kitabe ile beddua edildiği anlatan Evliya Çelebi, ‘Libase, kebabe, kaküle, zencefil, emleç, kebed, murabbanın ne kadar çok dağıtıldığının hesabını Allah bilir. Ama şifa yurdunun üst eşiği üzerine vakıf tarafından (sağlıklı olan adam bu ilaçlardan bir kırat alırsa hastalanıp Firavun ve Karun’un laneti üzerine ola) diye lanet yazısı yazılmıştır. Yapan ve vakfedene Allah rahmet eyleye vesselam.’ şeklindeki notuyla bu bedduanın kitabenin eczane kapısı önüne asıldığı notunda yer alıyor.

Sağlık Müzesi

Geçmişte tedavi sırasında musiki, su sesi ve güzel kokudan da yararlanılan şifahanede, tıbbın gelişimi metin ve o dönemki tıp aletleriyle anlatılıyor. Müzede, minyatürlerle de dönem yansıtılmaya çalışılıyor.

Külliyenin camisi hariç diğer bölümleri, Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1984’te Trakya Üniversitesi’ne (TÜ) devredilmiş, TÜ bünyesinde sağlık müzesine dönüştürülmesi çalışmalarına 1993’te başlanan darüşşifa, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1997’deki onayıyla resmen müze olmuştu. Ruh Hastalarını Readaptasyon Derneğinin katkılarıyla, 2000 yılında şifahane kısmı Psikiyatri Tarihi Bölümü olarak düzenlenmişti. Geçen yıl da Abdi İbrahim firması Darüşşifa’yı yeni nesil müzecilik anlayışıyla yeniden restore etmişti.

Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü’nü 2004’te kazanan müze, 2005’te Hırvatistan’ın Dubrovnik kentindeki ‘Dünya Ödüllü Müzeler Buluşması’nda en iyi 2. sunum, 2008’de ise Almanya’nın Köln kentinde en iyi sunum ödülüne, bu yılın başında da iletişim sektörünün en prestijli ödüllerinden biri kabul edilen Mercury Mükemmellik Ödülleri’nde bronz ödül layık görülmüştü.

haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin