Ana Sayfa Basında Sağlık Akıllı İlaç ve Nakille Tedavide Başarı Oranı Yüksek

Akıllı İlaç ve Nakille Tedavide Başarı Oranı Yüksek

60
0
Paylaş

Akıllı ilaç ve nakille tedavide başarı oranı yüksek

Dünyada her gün yaklaşık bin kişiye lenfoma teşhisi koyuluyor. Ancak son yıllarda artan risk faktörlerine ve hastalığın görülme oranlarındaki yükselişe rağmen tedavi sonuçlarının başarısı dikkati çekiyor. Medstar Antalya Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. İhsan Karadoğan, lenfoma tedavisi hakkında bilgi verdi…

YÜKSEK DOZ KEMOTERAPİ

 Tedavide kemoterapinin yeri nedir?
Lenfomanın tedavisinde kemoterapi önemli bir yere sahiptir. Kemoterapinin nasıl ve ne şekilde uygulanacağı, hasta ve hastalığın durumuna göre farklılık göstermektedir. Standart yani ayaktan uygulanabilecek ilaç yöntemlerinin yanı sıra; hızlı seyirli ve yüksek riskli hastalarda yatarak takip gerektiren yüksek doz kemoterapi uygulanmaktadır. Tedavi aralıkları genellikle üç-dört haftadır ve altı-sekiz kür gerçekleştirildikten sonra tedaviden kesin sonuç alınması beklenir. İkinci ya da üçüncü kürden sonra ara değerlendirmeler yapılarak hastalığın tedaviye yanıtı da takip edilmektedir.

İMMÜNOTERAPİ ARTIYOR

 En sık kullanılan yöntem yalnızca kemoterapi mi?
Kemoterapi dışında sıklıkla başvurulan ya da birlikte uygulanan tedavilerden biri de immünoterapi. Kanser hücresine yönelik geliştirilmiş birtakım monoklonal antikor denilen ilaçlar tedavide sıklıkla kullanılır. Bu ilaçların özelliği, lenfoma hücrelerine yapışması ve daha sonra da immün sistemini harekete geçirip onun aracılığıyla onu yok etmesidir. Lenfomalarda kemoterapiyle birlikte uygulanan ve her lenfomanın tipine göre farklılık gösteren monoklonal antikor tedaviler vardır.

 Otolog kök hücre nakli hangi durumlarda yapılıyor?
Standart bir tedavi ile hastalık yok edilse bile gözle görülmeyen mikroskobik düzeyde kanser hücreleri geride kalmakta ve bunların çok yüksek dozlarda kemoterapi ile yok edilmesi gerekmektedir. Bu tedavi nedeniyle kan hücrelerinin yapıldığı kemik iliği de etkilenir. İşte bu sebeple tedavi öncesi hastanın kendi kök hücreleri çeşitli yöntemlerle alınır ve özel işlemlerden geçirdikten sonra dondurularak saklanır. Sonra hastaya çok yüksek dozda kemoterapi uygulanır. Tedavi bittikten sonra önceden saklanan hastanın kendi kök hücreleri hastaya nakledilir. Bu hücreler kemik iliğine yerleşir ve orada çoğalarak kan üretmeye başlar. Yani bypass yapılmış ve o hücreler kemoterapinin öldürücü etkilerinden kurtarılmış olur. Ancak otolog nakil her zaman yapılamayabilir. Kemik iliğinde tutulum olan hastaların kendi kök hücreleri toplanamadığı durumlarda doku uyumu olan başka kişilerden kök hücre toplanması hedeflenir.

KANSERİ YOK EDİYOR

 Hastanın vücudu başkasının kök hücrelerini reddedebilir mi?
Otolog nakle göre temel felsefe aynı gibi görünse de, yabancı bir kişinin hücreleri nakledildiğinde doku uyumları tam olsa da saptanamayan doku uyuşmazlıkları yüzünden hastanın dokularına ve organlarına zarar verebilir. Nakledilen bağışçı kaynaklı savunma hücreleri, hastanın dokularını yabancı gibi algılayıp organlarına zarar verebilir. Bunu engelleyebilmek için uzun süre bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanmak gerekir. Hastalar bu ilaçların yan etkileriyle de mücadele etmek zorundadır. Başkasından alınan kemik iliği hücrelerinin iyi bir yanı da o lenfoid hücrelerin, hastadaki kanser hücrelerini de algılayıp onları yok edebilmesidir. O nedenle allojenik nakillerde o hücreler ve ilaçlarla birtakım ince ayarlar yapılarak, nakledilen hücrelerin hastanın kanser hücrelerini yok etmesini sağlamaya ama hastaya zarar verici etkisini de mümkün olduğunca engellemeye çalışılmaktadır.

İLAÇ KEMOTERAPİDEN DAHA AZ ZARAR VERİR

Hedefe yönelik tedaviler günümüzde yalnızca monoklonal antikorlar ile sınırlı değildir. Monoklonal antikor olmayan birtakım başka ilaçlar ve moleküller de geliştirilmiştir. Bunlar, hedefe yönelik ya da akıllı ilaç olarak adlandırılır. Akıllı ilaçlar sayesinde hedefe yönelik moleküller; kanserli hücrelerde olan, sağlıklı hücrelerde ise bulunmayan birtakım mekanizmaları bozar. Bu nedenle ilaçlar hastaya verildiğinde kanser hücresi çok yoğun bir şekilde, sağlıklı hücreler ise minimal düzeyde etkilenmektedir. Hedefe yönelik tedavilerde kullanılan ilaçların yan etkileri hiçbir zaman klasik kemoterapi ilaçlarının yan etkileri ile aynı değildir.

EN ETKİLİ TEDAVİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ

İki tip kemik iliği bulunmaktadır. Otolog denilen, kişinin kendi kök hücresinden yapılan ve allojenik yani bir başka kişinin kök hücresi kullanılarak yapılan nakiller. Kemik iliği veya kök hücre nakli başlangıç tedavisi değildir. Hastaya tanı konur konmaz tedavi için kemik iliği nakli gerçekleştirilmez. Önce kemoterapi, immünoterapi ve radyoterapi ile hastalığı yok etmek ya da baskılamak amaçlanır, ardından alınan yanıta göre gerekli görüldüğünde nakile başvurulur. Bazı hastalarda, hastalığın bir süre sonra tekrarlama potansiyelinin yüksek olduğu bilinir. Bu tip hastalarda tekrarlama riskini en aza indirebilmek için kök hücre nakli yapılmaktadır.

Didem Seymen

Sabah

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin