Ana Sayfa Basında Sağlık 29 Ekim Dünya İnme Günü

29 Ekim Dünya İnme Günü

107
0
Paylaş

Beyin krizi yılda 6 milyon can alıyor

Dünyada her yıl 15 milyon kişi inme geçiriyor, 6 milyon kişi aynı sebeple hayatını kaybediyor. Bu rakam, dünya genelinde AIDS, tüberküloz ve sıtma kaynaklı ölümlerden daha fazla.

İnme iki farklı şekilde ortaya çıkıyor: iskemik inme; kan damarları içerisinde bulunan bir kan pıhtısının, kan akışını durdurması sonucu görülüyor ve inme vakalarının % 83’ünü oluşturuyor. Hemorajik inme ise beyni besleyen damarların kanaması sonucu görülüyor ve inme vakalarının %17’sini oluşturuyor.

Beyin krizi geçirip Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İnme Merkezi’nde hayata yeniden başlayan hastalar, 29 Ekim Dünya İnme Günü öncesinde hastalığa dikkat çekmek üzere bir araya geldi.

42 yaşındaki Levent Akın da onlardan biri. İşyerinde inme geçirdi. Arkadaşlarının 112’ye haber vermesiyle 45 dakika içinde müdahale edildi ve hayatı kurtuldu. Engelli olmadan işine geri dönebildi.

”Müdahale süreci ile ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum. Durumun ciddiyetini kendime gelince fark ettim. Bu merkezde gördüğüm tedavi olmasaydı. Şu an ayakta, belki de hayatta olamazdım. Bu merkeze minnettarım.”

ESKİŞEHİR BEYİN KRİZİ MERKEZİ TÜRKİYE’NİN HER İLİNDEN HASTA ALACAK

Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, inme merkezini 2010 yılında kurduklarını kaydetti: “İnme ölme nedenleri arasında üçüncü sırada. Böyle merkezlerin olması inmeden ölümleri azaltacaktır. İlk 4,5 saat içinde damar açıcı tedaviler, ilk 6 saat içinde de anjiyografi uygulanması hastaların hayatını kurtarmaktadır. Şu ana kadar 460 hastaya müdahale edildi. Yakın bir gelecekte bu merkez, Sağlık Bakanlığı Hava Ambülans Sistemi ile İstanbul’dan Hakkari’ye kadar Türkiye’nin pek çok ilinden hasta alacak.”

112’Yİ ARAYANIN HAYATI KURTULUR

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Atilla Özcan Özdemir ise, 26 Ekim Haftasının dünyada inme haftası olarak ilan edildiğini kaydetti.

Özdemir, hasta yakınlarının yaptığı en büyük hatanın 112’yi aramak yerine kendi çabaları ile hastaneye gelmek olduğunu ifade etti: ”İnme en büyük ölüm ve özürlülük nedenidir. Öncelikle inmeye neden olan şeylerden hastaları korumak çok önemli. Obezite, sigara içimi, hareketsiz yaşam çok etkili. Sigara önlenebilirse inme de önlenebilir. İnme, sol kol ve bacakta ya da sağ kol ile bacakta güçsüzlük, konuşmada bozulma, bilinç bozulması gibi belirtiler olur. Erken müdahale hastaları ölümden ve özürlülükten korur. Yüzde 56 hasta erken müdahale ile hayata bağlanıyor.”

KADINLARDA SİGARA YÜZÜNDEN ARTIK İNME DAHA FAZLA

Prof. Dr. Özdemir, kadınlar arasında inmeden ölümlerin arttığını vurguladı, ”Kadınlar arasında sigara içiminin yaygınlaşması nedeni ile inmeden ölümler arttı. İnmeden ölümler meme kanserinden daha fazla” dedi.

BEYİN KRİZİNE ‘ESKİŞEHİR MODELİ’

2010 yılında başlayarak “Eskişehir Beyin Krizi Protokolü” çerçevesinde bir tedavi programı oluşturduklarını kaydeden Özdemir, ‘Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGU) Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim dalı koordinatörlüğünde bir proje oluşturuldu. Bu protokol dahilinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGU) Nöroloji Anabilim dalı 2010 yılından bu yana Eskişehir çevresi ilçe ve illere de hizmet vermektedir (Sivrihisar, Bozüyük, Kütahya, Bilecik, Afyon). Bu protokolle ilk 4.5 saat içinde Beyin Krizi şüphesi olan hastalar diğer hastanelere uğramadan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ne sevk edilmektedirler.’

Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, çevre il ve ilçelerde beyin krizi şüphesi olan hastaların tedavi edilecek zaman dilimi içindelerse, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü “İnme Merkezine” acil şartlarda nakledildiklerini belirtti.

‘İNMEDE ZAMANLA YARIŞ ESASTIR’

Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, beyin krizinin saatler içinde beynin kanlanma yetersizliği ile geri dönülmez hasar görmesine sebep olan acil bir durum oluğunu vurguladı.

Özdemir, ‘Hastalar, ilk 4 buçuk saat içinde yapılan damar açıcı girişimler sayesinde hastalığın etkilerine daha az maruz kalmakta, ölüm oranları azalmakta ve hastalık sonrası yaşam kaliteleri daha yüksek olmaktadır. Her iki tedavi yöntemi de gelişmiş teknik altyapı ve yetişmiş deneyimli personel ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Türkiye’de hem kateter hem de damar yoluyla tedavi veren kapsamlı inme merkezleri sayısı Avrupa’daki gelişmiş ülkelere göre oldukça azdır. Özellikle 112 Acil Ambulans sistemi ile entegre çalışan sistemlerin kurulması gerekmektedir. İnmede zamanla yarış esastır’ ifadelerini kullandı.

BU BELİRTİLER VARSA İNMEDEN ŞÜPHELENMEK GEREKİR

Kol ve bacaklarda güçsüzlük, görme kaybı, konuşmada veya anlamada bozulma, baş dönmesi ile birlikte çift görmeyle bulgu veren ve dakikalar içinde kaybolan nörolojik tablolar olabilir.

ntv

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin