Ana Sayfa Basında Sağlık I.Basamakta Astım ve KOAH’na Yaklaşım

I.Basamakta Astım ve KOAH’na Yaklaşım

105
0
Paylaş

I.Basamakta Astım ve KOAH’na Yaklaşım

Acıbadem Üniversitesi Göğüs Hastalıkları AD Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Başhekimi Prof.Dr.Çağlar Çuhadaroğlu Aile Hekimlerine yönelik İstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğü Eyüp TSM tarafından organize edilen bilimsel toplantıda Aile Hekimlerine ‘I.Basamakta Astım ve KOAH’na Yaklaşım’ı anlattı.

Astım:
Hava yolunun yapısal ve inflamatuar hücrelerinin katıldığı kronik inflamasyon ve bronş aşırı duyarlılığı, astımın temel özelliklerindendir. Bu yüzden tedavimizin ana elemanı: antiinflamatuar ilaçlar olmalıdır.

GINA(Global Initiative for Asthma) astım tanı ve tedavisinde kullanılan küresel rehberdir. Araştırmalara göre bu rehberin doktorlar tarafından uygulanması %20 civarında bulunmuştur. Çünkü uygulanması ülkeler arası sağlık politikalarına göre değişiklik göstermektedir.

 2014’te GINA’da astım ile ilgili büyük değişiklikler oldu; bunlardan biri tanıda SFT(solunum fonksiyon testi)nin olmazsa olmaz olmadığıydı.

Astım tanısında anamnez çok önemlidir. Anamnezde nöbetler halinde gelen nefes darlığı, hışıltı, öksürük ve göğüste baskı hissi gibi semptomların varlığı ile tanı konabilir. Tanısal testlerin pozitif olması tanıyı destekler .Solunum fonksiyon testleri hava yolu darlığının derecesinin, reverzibilitesinin ve değişkenliğinin saptanmasına yardımcı olur. Solunum fonksiyon testlerinin normal olması astım tanısını dışlamaz Solunum fonksiyonları normal ama astım ile uyumlu semptomu olan bireylerde hava yolu duyarlılığının ölçülmesi tanıyı doğrulamaya yardımcı olabilir.
 
Astımın klinik kontrol tanımı şu şekildedir:
-Gündüz semptomu olmaması (haftada 2 veya daha az)
– Egzersizde dahil olmak üzere aktivite kısıtlanması bulunmaması
 – Astım nedeniyle gece semptomlarının veya uyanmalarının olmaması
-Kurtarıcı ilaç kullanım gereksiniminin bulunmaması (haftada 2 veya daha az)
– Normal veya normale yakın solunum fonksiyonları bulunması
-Atak olmaması 

 Astımın akut formu olan ”postgribal bronş hiperaktivitesi” ile ayrımı yapılmalıdır. Postgribal bronş hiperreaktivitesi, astım ile tanı ve tedavi açısından aynıdır. Farklı yanı; üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra oluşup, 2-3 hafta içinde geçici olmasıdır. Dikkat etmemiz gereken nokta; bu hastaların yanlışlıkla astım teşhisi almasıdır.
GINA’nın yeni tanımlamasına astım heterojen bir tablo ve hasta merkezli tedavi uygulanıyor

Astımda tanı koyulurken ayırıcı tanıya giren ve ekarte edilmesi gereken sık görülen bazı tablolar; rinosinüzit,GÖR,obst. Uyku apne send.,obezite vs.

Tedavide inhaler steroid ana ilaç olmasına karşın akut semptoma etki etmediği için uzun etkili Beta2 mimetikle(LABA) kombinasyonu daha etkin sonuçlar veriyor ve öneriliyor. LT antagonisti(montelukast) veya Beta2 mimetiğin tek başına kullanımı ise sık yapılan bir hata olarak karşımıza çıkıyor.

GINA’ya göre tedaviyle düzelmeyen hastada izlenecek basamak: 1.ilaç doğru şekilde kullanılıyor mu 2.tanı doğru mu 3.risk faktörü/komorbidite açısından değerlendirme 4.Tedavi basamığını arttırma 5.hastayı sevk etme

Yeni bir tanımlamaya göre sigara içen hastada astım ve KOAH semptomlarının beraber olması durumuna AKOS(astım KOAH overlap send.) deniyor.Sigara, kortikosteroidlerin etki ettiği enzim olan histon deasetilaz ı inhibe ederek, steroidlerin astım tedavisinde etkisini azaltmaktadır.

Tedavide artık teofilin daha geri planda kalırken yeni ilaç antiIgE(Omalizumab) kullanıma girmiştir. Teofilin sadece inhaler steroidi kullanamayan hastalarda nadiren tercih edilmektedir.

toplantı sonrasında evsahibi olan Eyüp Bld.Bşk.Av.Remzi Aydın tarafından Prof.Dr.Çağlar Çuhadaroğlu’na Eyüp İlçesinin minyatürü hediye edildi.

KOAH:
Astımdan farklı olarak temel fizyopatoloji bronkokonstrüksiyon .Bu yüzden tedavi temeli bronkodilatörlerdir.

Rehbere göre steroid ileri evrede kullanılması gerekirken yapılan araştırmada %65 doktorun başlangıçta steroidi tedaviyi eklediği görülmüş .Bunun sebebi de çok büyük orandaki hastanın sigara kullanması olarak belirlenmiş.

KOAH’ta astımdan farklı olarak tanıda SFT kesin gerekiyor.

Yapılan istatistikte KOAH alevlenmesi geçiren hastaların %20’si 1 yıl içerisinde ölüyor ve bu oran akut MI ile aynı. Bu yüzden alevlenmeyi engelleyici tedavi aslı oluşturuyor ve bu iyi tedavi ve enfeksiyondan korunma ile mümkün. Ataklarda enfeksiyon tedavisinde toplumun ilaçlara direnç durumu dikkate alınmalıdır.

Tedaviye tiyotropiyum(LAMA) veya indikaterol (LABA) ile başlayabiliyoruz.Yanıt alamazsak ikisini kombine ediyoruz.Eğer sık alevlenme geçiren bir hasta mevzubahis ise bu iki ilaca inhaler steroid eklenebilir.

Yeni ilaçlar eski ilaçlarla aynı reseptör üzerinden etki etmesine karşın daha yüksek affinite ve daha uzun etki ediyor.

LAMA: long acting muscarinic antagonist
LABA:long acting beta agonist

Sonuç olarak; aile sağlık merkezlerinde SFT bulunmamasına rağmen astım tanı, tedavi ve takibi yapılabilir; KOAH tanı ve tedavisi için SFT şart olduğu için bir üst basamak sağlık kuruluşuna sevk edilmelidir.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin