Ana Sayfa Basında Sağlık Kadının Doktoru Olmak

Kadının Doktoru Olmak

101
0
Paylaş

Kadının doktoru olmak

Doktor olmanın zorluklarını ve özveri isteyen kutsal bir meslek olduğunu herkes bilir. Ama çoğunlukla hem kadın hem doktor olmanın zorlukları bilinmez. Bu süreçte verilen mücadele ve özveri sessizce sürüp gider. İşte bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi kadın doktorların ve kadının doktorlarının bize söyleyecekleri var. Sessizce okuyun ama gizli sesleri de duyun…

Op. Dr. Aynur Erşahin, Op. Dr. Betül Görgen ve Op. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör’e kulak vereceğiz bugün. Onlar Türkiye’de üç kadın doktordan oluşan tek tüp bebek merkezini yönetiyorlar. Kadınlara anneliğe ve erkeklere de babalığa giden yolda tıbbi ve manevi destek vermeye çalışıyorlar. İnsan hayatına anlam katan sağlıklı bir canlının dünyaya gelmesi için çabalıyorlar. Rekabetin de, dayanışmanın da yoğun olduğu hekimlikte kadın dayanışmasının örneğini veriyorlar. Birbirlerinden destek ve kuvvet alarak hastalarına destek olup, kuvvet kazandırıyorlar. Peki nasıl yapmaya çalışıyorlar? Şimdi onlara kulak verelim…

Muayenede kadın ruhuna da dokunmalı

Bir kadını muayene ve tedavi ederken sadece vücuduna dokunmak yetmez. Aynı zamanda onun ruhuna da dokunabiliyorsan asıl başarı ve hizmet budur. Çünkü ruhuna dokunmak o insanın hayatını en yakından görmeyi sağlar ki bu hiç de kolay değildir. Kadının doktoru olunca size güvenmesi gerekir. Kadının doktoru olarak bu güveni oluşturabilirsek ne mutlu bize…

Arkadaş, dost ve sırdaş

Hem çalışan, hem anne, hem ev hanımı ve hem de eş olan kadın doktorlar bir adım öteye geçerek, kadınlara arkadaş, dost ve sırdaş olmayı ve kadının doktoru olmayı tercih ediyorlar.
Hangi şartlarda mı? Dr. Aynur, Dr. Betül ve Dr. Nur şöyle aktarıyor: “Onların mutluluklarını ve en özel anlarını paylaşıyoruz. Çoğu kez gecenin bir yarısı sıcak yatağımızdan, bazen de sevdiklerimizin özel bir günündeyken her şeyi bırakıp apar topar hastahaneye koşturuyoruz. Dünyaya yeni bir canlının gelmesine yardımcı oluyoruz. Bununla da yetinmiyor ve istiyoruz ki; annelik duygusunu, aile olmanın mutluluğunu çeşitli sebeplerle yaşayamayan çiftlere yardımcı olalım ve dünyadaki en büyük mucizenin gerçekleşmesine, bu konudaki bilgi ve birikimimizi kullanarak katkıda bulunalım.”

‘Neden?’ sorusunun cevabı da gene onlardan geliyor:

KADINI KADIN ANLAR

“Çünkü kadını en iyi yine kadınlar anlar. Yaşanmışlıklar ve bunun getirdiği tecrübelerle yine kadın kadına en büyük desteği verebilir. Hastayı muayene ederken, tetkik ve tedavisini yaparken, ruhunu dinlemek, korkularından arındırmak ve endişelerini gidermek gerekir.’

Erkek çocuk yetiştirirken de dikkat!

Kadına şiddettin had safhalara çıktığı bu ortamda erkek çocukları yetiştirirken de kadınların da dikkat etmesi gerekiyor ve eşlerin de. Çünkü çocuklarımız geleceğin eşleri, babaları, ağabeyleri, dayıları, amcaları, kanaat önderleri ve devlet yöneticileri.

Kadının önceliği kendi değil

Son zamanlarda kadına yönelik şiddet haberleri sıkça karşımıza çıkıyor ve önce insan, sonra kadın olarak hepimizi üzüyor. Dr. Aynur, Dr. Betül, ve Dr. Nur, şiddete dikkat çekiyorlar:
“Devamlı olması ve fark edilmemesi açısından belki en önemli şiddet türü psikolojik şiddet. Kadın doğası gereği çok fedakar, paylaşımcı, mütevazı ve sabırlı. Çocuğu ve kocası her şeyin önünde onun için. Böyle olunca kendine ait öncelikleri hep erteliyor. Şikayetleri ilerleyince geliyor. Rutin kontrollerini ise çoğu kez ihmal ediyor. Zaten şikayetlerini dile getirse de çoğu kez hastalıklı ve nazlı gibi lakaplar takılıyor. Hele kadın çocuk sahibi olamayınca hem aile içi hem de çevresel bir şiddete uğruyor. Problem erkek tarafındaysa bile bu hiç araştırılmadan kadın, doktor-doktor dolaştırılıyor. Kocası ve çevresi tarafından aşağılanıyor ve kadın maalesef eziliyor.” Bu anlamda kadın hekimlere ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına büyük görev düşüyor. Dr. Aynur, Dr. Betül ve Dr. Nur devam ediyor: ‘Kadını tedavi ederken, kocasına da adeta psikolojik tedavi uyguluyor ve telkinlerde bulunuyoruz. Erkeğin eşine yardımcı olması gerektiğini, vereceği desteğin çok önemli olduğunu söyleyerek onu da onore ediyoruz.

Bazen doktor bey ve bazen de hemşire hanım

Dr. Aynur, Dr. Betül ve Dr. Nur, kadın doktor olmayı şöyle ifade ediyorlar:
“Kadın doktor olmanın zorlukları daha mecburi hizmet döneminde başlar. Çoğu kez ‘doktor bey’ veya ‘hemşire hanım’ diye girer hastalarınız söze. Hem hastahanede hem günlük hayatta giyiminize, oturmanıza ve konuşmanıza çok dikkat edersiniz. Yorucu mesai saatlerinin sonunda evinize gider, evin kadını rolünü üstlenerek, çocuğunuz ve eşinizle ilgilenir, yemek yapar ve misafir ağırlarsınız. Her role girmek zorunda kalırsınız.’

Her kadın fahri sağlıkçı

Kendinizi önemseyin. Kadın sağlıklı ve sağlam olmazsa aile de sağlıklı olmaz. Bu nedenle kadının ruh ve beden sağlığı çok önemli. Kontroller ihmal edilmemeli. Bu bir lüks olarak değil; sağlıklı toplum ve sağlıklı nesillerin oluşmasında görev bilinmeli. Çünkü her kadın fahri bir sağlıkçı da aslında…

yenişafak

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin