Ana Sayfa Basında Sağlık Bazı Eczacılar İki Yüzlü mü?

Bazı Eczacılar İki Yüzlü mü?

61
0
Paylaş

Ali Atıf Bir yazısı:

Bazı eczacılar ikiyüzlü mü?
 

Tam yılını anımsamıyorum ama sanırım 6-7 yıl önce ‘tezgah üstü ilaç’ reklamlarının serbest bırakılması için çok sayıda yazı yazdım. Tezgah üstü ilaçların eczane dışında satılabileceği üzerine vurgular yaptım. Bu yazılarda da Türkiye’deki eczacı sistemini epeyce bir sorguladım. O günlerde dünyanın gündeminden uzak, sadece kendini düşünen, köhnemiş eczane ve ilaç satış sistemini Türkiye’de korumaya çalışan bazı eczacılar beni ‘düşman’ ilan ettiler, hedef tahtasına koydular. Yılmadım, sürekli yazdım. O günden bugüne tezgah üstü ilaç satışında ve reklamlarında istenen aşamaya gelinemedi. AK Parti dahil olmak üzere iktidarlar ilaç tüketicisinin aleyhine çalışan, kazıklanmasına neden olan demode sistemi yıkamadılar. Tek yaptıkları devletin kazıklanmasını önlemek üzerine çalışmalar yapmak oldu ama tüketicinin çağdaş ilaç hizmetlerini almasını sağlayamadılar. Eczacılardan özellikle tutucular ise kendilerini yenileyemediler. İş zekası olanlar ise işlerini büyütüp ilaç dışı sektörlerden para kazanmaya devam ettiler. Bazıları ise sayemde dışarıda iş peşinde koşmayı bırakıp eczanelerinde oturmak zorunda kaldılar.

Bunları neden yazıyorum? Bir ay önce Mustela diye anne-bebek ürünlerinde önemli bir eczane markası Edition otelde toplantıya davet etti. 300’e yakın eczacıya ‘eczane yönetimi ve çağdaş trendler’ konusunda bir eğitim vermemi istedi. Anlaştık. İki kere toplantı yaptık. İki gün önce aradılar ve dediler ki ‘Özellikle bazı Ankaralı eczacılar, sizin eczacı düşmanı olduğunuzu düşünüyorlarmış o yüzden sizi istemiyorlarmış.’ Uzatmadım, ‘Hayy hayy’ dedim. Programı iptal ettim.

Şimdi düşünün. Bu eczacılar Türkiye’nin dört bir yanından İstanbul’un en lüks oteline davetli olarak geliyorlar; bedavaya yiyecekler içecekler, eğlenecekler, masaj, cilt bakımı falan yaptıracaklar; karşılığında da bir ‘anne-bebek kozmetiği’ markasının satışı nasıl artırılır onu öğrenecekler. Günün sonunda da ‘Bana ne var’ diye kâr marjı-kota pazarlığı yapacaklar.

Daha sonra aynı eczacılar yaptığım çağdaş eczacılık tartışması nedeniyle beni kendilerine düşman görecekler! Ben ne diyorum: ‘Evet aynen böylesiniz. Reçeteli ilaç dışı, kozmetik, tezgah üstü ilaçlardan para kazanıyorsunuz. Burada pazarlamanın dibine vuruyor üreticiyle marj anlaşmaları yapabiliyorsunuz, o halde sistem tüketici lehine yapılanmalı.’

Onlar ne diyor: ‘Sen doğru söylüyorsun bu yüzden düşmansın!’ Bu eczacıların yaptığı ikiyüzlülük mü değil mi karar veremedim. Bence değiller. Sadece bazıları tüketiciyi değil tahmin ettiğimizden daha fazla ceplerini düşünüyor. Özeti budur.

Bugün

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin