Ana Sayfa Görüşler Doktorlarýn Sesini Duyan Var mý?

Doktorlarýn Sesini Duyan Var mý?

92
0
Paylaş

Uruguaylý gazeteci-yazar Eduardo Galeano, Che’yi ‘bütün insanlarýn arasýnda en çok yeniden doðanýdýr’ diye tanýmlar.

Che’nin ölümünden 44 yýl sonra bile süren bu olaðanüstü etkisini düþündüðü ve söylediklerinden baþka bir hayatý yaþamamasýna baðlar, kendi dahil kimseye ihanet etmemesine de…

23 yaþýndaki genç týp öðrencisi Che’nin toplumun lanetlediði cüzam hastalarýyla geçirdiði yaz aylarýnýn, onun zihnine insana þifa vermenin kadim ahlakýný, kimlerin yanýnda saf tutacaðýný, devletin vatandaþýna ‘temel hak’ olan saðlýk hizmetini vermekle yükümlü olduðunu derinden yerleþtirdiði bilinir.

Günümüzde ise para patronajýnda büyük bir iþletmeye dönüþmüþ hayatta, Che’nin suretini gördüðünüz yerde, ya dünyayý deðiþtirme inancýnýzý tazelersiniz ya da içinde bulunduðunuz dünyanýzýn baþýnýza yýkýlacaðýna dair korkunuz depreþir…
13 Mart’ta Ankara’da otuz bin saðlýk çalýþanýnýn ‘tek ses olduðu’ mitingdeki tek bir Che posteri bu korkuyu ele verdi.
 
Saðlýk Bakaný’nýn bu mitingle ilgili yegane yorumu ‘Biz Che’nin izinden gitmiyoruz!’ oldu.
Aslýnda bütün mesele de zaten buydu…
Saðlýk kuruluþlarýný karlý iþletmeye, hastayý paralý müþteriye, þifayý müþteri memnuniyetine, saðlýk personelini ‘esnek ve ucuz’ iþgücüne çeviren ve Türkiye’yi küresel saðlýk sektörüne ‘taþeron’ yapacak ‘saðlýkta dönüþüm’ politikalarýna karþý çýkýyorlardý.

‘Vatandaþ saðlýk hizmetlerine ücretsiz ve her yerden ulaþýyor’ popülizminin aslýnda nasýl bir ‘ticarileþme sürecini’ maskelediðini anlatýyorlardý. Saðlýk hizmetlerinin görünürde fena halde ‘sosyal’ ama geri planda kademe kademe aðýr piyasalaþtýrýlma hedefindeki iþgücü sýrasý doktorlara gelmiþti…
Doktorlarýn mesleki kimlik ve zihniyetlerini esnetmek, bütün sistemin temelli dönüþümüydü… 
 
Çünkü saðlýk piyasasýnýn tutunmasý büyük miktarda ucuz beyaz gömlekli iþgücü arzý gerektiriyordu. Dolayýsýyla doktorlarýn ‘mesleki’ yabancýlaþtýrýlmalarý ve yeni çalýþma koþullarýna razý olmalarý saðlanmalýydý.
‘Býçak parasý’, ‘paragöz esnaf’ diye kamuoyuna þikayet edilen gerçekte ise en uzun mesleki eðitime ve biricik kiþisel tecrübelerine dayanan doktorluk otomasyona tabi edildi…
 

Doktorun mesleki birikim, liyakat ve etiðini her 10 dakikada bir üretim bandýndan gelen ‘müþteri’ sayýsýna göre puanlayan performans sistemi, ‘hakkaniyetli kazanç’ diye dayatýldý.
 

Mesela üç apseyi bir defada açarsa alacaðý puan üç defa da açarsa alacaðýnýn üçte biriydi ve puan hesabýna dayanan performans sisteminin özü buydu. Oysa hastayý ölümden döndürerek günlerce uðraþan bir doktor, hastasýný izlemeden pahalý tetkik isteyenden daha az kazanýrsa, bu düzen ‘hastayý mý’ yoksa hastane iþletmesinin ‘karýný mý’ gözetmekteydi?

Hele bir de bu zihniyeti ‘doktorluk’ diye içselleþtirmiþ, meslektaþlarýyla rekabet içinde, dikkatini tetkik ve cerrahi giriþim puanlarýnda sabitlemiþ bir-iki kuþak yetiþti mi bu iþ tamamdý.
 

Yani eski sosyalizasyon kodlarý silinerek piyasacý, esnek, performans odaklý, meslektaþ dayanýþmasý olmayan, az zamanda çok müþteri bakýp ses etmeyen doktor arzý mümkün olacaktý.

Ne de olsa saðlýk piyasasýnýn þimdiden 100 bin saðlýk personeline ihtiyacý vardý. Özel Hastaneler ve Saðlýk Kuruluþlarý Derneði (OHSAD) Baþkaný ‘kamunun özel saðlýk sektöründen hizmet satýn almasýyla inþaat sektöründen sonra en hýzla büyüyen sektör’ olduklarýný açýklamýþtý…

Zincir, kampus, VIP, otel hastaneler yabancý ortaklarýyla plazalarda, lüks inþaatlar ya da zarar eden kamu kuruluþlarýný devralarak ücretlerini kýra kýra faaliyet içindeler, týp eðitimi ve araþtýrmasý da piyasalara emanetti…
 

Dünya týp literatüründe büyük baþarý ve bilimsel araþtýrmalarýnýn sahibi doktorlarýmýz 13 Mart’ta kamuoyuna karþý tarihsel sorumlulukla meydanlarda bunlarý dillendiriyorlardý…
Medyamýzýn 1. sayfalarýna duyurulur

kaynak: Akþam gazetesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin